Kanal 26'da konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce şu ifadeleri kullandı:

"2026'yı Eskişehir Yılı ilan ettik, biliyorsunuz. Bu seneye öyle başladık ve bunu yaparken amacımız da şehirde bir heyecan yaratmak, daha mutlu bir şehir yaratmak, yani insanların daha mutlu olduğu, daha umutlu olduğu bir şehir yaratmaktı. 26 bizim sayımız da olduğu için bu sene neler yapabiliriz diye düşündük. Yıllardır hep söylenen şöyle bir şey var: "Niye bizim de bütün şehri kapsayan böyle bir festivalimiz yok?" diye, biliyorsunuz.

Aslında hem kurumlarımızın hem belediyelerimizin yaptığı çeşitli festivallerimiz var şehirde. Ama bütün şehri kapsayan bir sanat ve kültür festivalimiz yoktu. Biz de bu sene düşündük. Bununla ilgili ekipler kurduk. Nasıl bir festival olabilir, ortak nokta ne olabilir, insanlar neyin etrafında, neyin çevresinde on binlerce kişi bir araya gelebilir diye düşündük. Porsuk fikri çıktı ortaya.

Bir de Porsuk, biliyorsunuz, son yıllarda bizim sadece etrafında hayat bulduğumuz, peyzajını güzelleştirdiğimiz, sandalye oturup bir çay içtiğimiz bir alan olmasının yanı sıra su kaynağı olarak da çok kullanılan, çok konuşulan bir konu. Çifteler'den alternatif bir su getirebilir miyiz? Porsuk'taki tek su kaynağımız bize ne kadar yetecek? Özellikle kuraklıkla, iklim kriziyle gelen böyle bir konu var.

Biz de dedik ki hem Porsuk'un etrafında bir sanat ve kültür festivali yapalım, bütün şehri kapsayan bir festival olsun ama bir taraftan da suyun önemini, Porsuk'un önemini, Porsuk'u korumamız gerektiğini şehre tekrar hatırlatalım. Bu amaçla yola çıktık. Genellikle bu tip festivalleri büyük ajanslar yönetir. Bizim zaten Şehir Tiyatromuz, biliyorsunuz, Senfoni Orkestramız, kültürel alanda çalışan çok ciddi bir ekibimiz, sanatçı ekibimiz var.

Onlar dediler ki, "Bu işi biz yaparız." Biz de çok karışmadık. Zaten sanatçıların işine karışmak haddimiz değil. Onlar güzel bir program çıkardılar. Kendileri festivalle ilgili bir ekip kurdular. Bu ekip bize bir program hazırlamaya başladı.

Benim şöyle bir arzum, şöyle bir hayalim vardı: Bu festivalde şehirdeki herkes kendisini bu festivale ait hissetsin, sokağa çıksın. Hani bizim salonlarda olan... Aslında ben Şehir Tiyatrolarının da çok iyi bir izleyicisiyim, Senfoninin de çok iyi bir dinleyicisiyim. Ama genellikle gittiğimde aynı yüzleri görüyorum. Senfoniye gelen yüzler de birbirine benziyor, tiyatrodakiler de... Zamanla zaten birbirinizi tanıyor oluyorsunuz. Çünkü ben belediyeden önce de gidiyordum ve takip ediyordum.

Şöyle bir arzum vardı: O salonlardaki sanatı sokağa taşıyabilir miyiz? Daha önce bizim Şehir Tiyatrolarımızda tiyatro izlememiş birisi gelip orada izlemeyi tercih eder mi? Senfoniyi hiç dinlememiş birisi, Kentpark'ta büyük bir konser versek dinler mi? Böyle bir hayalimiz de vardı ve bunların hepsi bu festival sayesinde gerçekleşti.

Çok fazla salon etkinliği yapmadık. Birkaç bağımsız tiyatro ve birkaç etkinlik dışında etkinlikler hep açık havada ve Porsuk kenarındaydı. Dört nokta belirledik. Bir de sadece bir noktada olsun istemedik. Porsuk, biliyorsunuz, Eskişehir'in içinden geçen yaklaşık 10 kilometrelik bir hat. Burada güzergâhları seçtik. Biri Kentpark, biri Kanlıkavak dediğimiz Sümerpark'ın olduğu yerler, biri İskele 26'nın olduğu bölüm, bir diğeri de tabii asıl can damarı olan Köprübaşı-Adalar bölgesi.

Buralarda etkinliklerle beraber, sizlerin de takip ettiği gibi, festival boyunca 52 etkinlik yapıldı. 2 Eylül, Eskişehir için önemli bir tarih olduğu için ilk festivali de o gün başlatmak istedik. Belki sonraki yıllarda eylülün ilk haftası, ikinci haftası gibi tarihlerde kaydırmalar yapabiliriz ama ilk olmasına özel, Eskişehir'in kurtuluşunu kutladığımız 2 Eylül gününde başlasın istedik.

Festival boyunca 21 ülkeden 150'ye yakın sanatçı ağırladık burada. Folklorla, dansla, resim sanatıyla, tiyatroyla ve konserlerle bizimle birlikte oldular. Bu da bizim için ayrıca değerliydi. Ben festivalden dolayı çok mutluyum.

Özellikle son gecedeki konserin Senfoni Orkestramızla birlikte yapılıyor olması bizim için ayrıca değerliydi. Ben buradan, hem festivali düzenleyen, sözcülüğünü yapan ve koordinasyonunu sağlayan Şehir Tiyatrolarımızın oyuncusu Murat Danacı başta olmak üzere tüm komiteye, festivalde görev alan tüm arkadaşlarıma, yine festivalimize katılan, aynı zamanda şehir dışından ve ülke dışından gelerek şehrimizi onurlandıran herkese sizler aracılığıyla tekrar teşekkür etmek istiyorum. Seneye görüşmek üzere diyoruz."