CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer şu ifadeleri kullandı;
"Biz buraya nereden geliyoruz? Biz buraya Meclis’ten geliyoruz. On beş gün boyunca sizler için, sizler adına ve sizlerin sesi olmak için; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in talimatlarıyla Meclis’te 7 gün 24 saat nöbet tuttuk. Her birimiz ikişer gün olacak şekilde nöbete girdik. Nöbetler sırasında televizyonlara bağlandık ve Türkiye’ye seslendik.
15 gün boyunca kanun teklifi önce komisyona geldi. En düşük emekli maaşını 18.900 liraya çıkarmışlardı; ardından bunu 20.000 liraya yükseltmeyi adeta bir lütuf gibi sundular. Komisyonda buna direndik. Her maddesine önerge verdik. “Olmaz” dedik. “Bu rakam artırılmalı, en az asgari ücret seviyesine çıkarılmalı” dedik. Ancak dinlemediler; ellerini sizlerin aleyhine kaldırdılar. Biz, “Hiç olmazsa asgari ücrete eşitleyelim” diyerek önerge verdik; yine reddettiler.
Ardından teklif Genel Kurul’a geldi. Orada da aynı tablo yaşandı. Her madde saatlerce tartışıldı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürdü; bir günde bitmedi, ikinci güne kaldı, hatta üçüncü güne sarktı. Her maddede direnmek için önerge verdik. En düşük emekli maaşının 20.000 lira olması, asgari ücrete eşitlenmesi, 8.000 lira seyyanen zam verilmesi, intibak düzenlemesi yapılması ve memur emeklilerine, memurlara yapılan zammın aynısının yansıtılması için tüm önergeleri sunduk. Ancak “emekli sefalet ücretine mahkûm edilmelidir” diyenlerin elleri bir kez daha sizlerin aleyhine kalktı.
Daha neler yaşadık… Sizleri açlığa, yoksulluğa ve sefilliğe mahkûm edenleri orada hep birlikte gördünüz, izlediniz. “Emeklinin tabutu” diyerek bir tabut getirdik; tabuttan korktular. “Tabut buraya nasıl getirilir?” diye tepki gösterdiler. Oysa emekliyi zaten diri diri gömmüşlerdi. Tabutundan korktular. Pankart açtırmadılar, görsel koydurmadılar. Kısacası, sanki siz bunları bilmiyormuşsunuz, görmüyormuşsunuz gibi bir korku içindeydiler.
Sizlerin bunları bilmesinden korkuyorlar. Ama korkunun ecele faydası yok. Yasa Resmî Gazete’de yayımlandı. Bugün itibarıyla en düşük emekli maaşı 20.000 lira oldu. Yani yalnızca 1.000 lira eklediler. Bu, günde 33 liraya denk geliyor. Günde 33 lirayla ne yapabilirsiniz? Nasıl geçinebilirsiniz? Günde 33 lirayla ne alabilirsiniz? Çorba yok, çay-simit yok, ekmek yok. Ne alabileceksiniz?
Bu süreçte hem derneğimiz hem sendikamız hem de diğer sendikalar; DİSK, Tüm Emekliler Sendikası ve diğer emekli örgütleri meydanlardaydı. Herkes her yerde isyanını dile getirdi. Maaşınızı aldığınızda kaç gün yetiyor? 1000 lira zamla ne yapacaksınız? 1000 lira maaş artışı hayatınızda neyi değiştirecek?
20.000 liranın üzerinde maaş alanlar ise bu artışı hiç alamadı. Yalnızca 18 bin 900 lirayı 20 bin liraya çıkardılar. Yaklaşık 4 milyon 900 bin kişiye bin lira verdiler; geri kalan 13 milyon emekliye ise hiçbir şey verilmedi. Bu da işin bir başka gerçeğidir.
Biz bu gerçeği dalga dalga tüm Türkiye’ye yayacağız. Meclis’te nöbet tuttuk, evet; şimdi ise buradan başlıyoruz. Eskişehir’e, Eskişehir’in köylerine, mahallelerine ve ilçelerine; ardından Türkiye’nin dört bir yanına bu sefalet ücretini kabul etmediğimizi haykıracağız. Açlık sınırının ve yoksulluk sınırının altındaki bu maaşı kabul etmeyeceğimizi her yerde dile getireceğiz.
Bu mücadelede en büyük güvencemiz, bu çileyi bizzat yaşayan siz emeklilersiniz. Değerli gazetecilerimiz de buradayken onlara da teşekkür ediyorum. Hatta bir iki emeklimiz söz alsın; bin lirayla ne yaptığını, bir ayda bin lira zam geldiğinde hayat standardının ne kadar değiştiğini anlatsın. Türkiye duysun. 20 bin lira maaşın nereye yettiğini herkes görsün."





