TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” üzerine söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı hububat alım fiyatlarından şeker pancarı üreticilerine yönelik düzenlemelere, hobi bahçeleriyle ilgili maddelerden tarım politikalarına kadar birçok konuda eleştirilerde bulundu.
Kanun teklifinin görüşmeleri sırasında konuşan Utku Çakırözer, özellikle Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı buğday ve arpa alım fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını söyledi. İktidarın üreticiyi desteklemek yerine ithalatı teşvik ettiğini öne süren Utku Çakırözer, açıklanan fiyatların çiftçinin artan maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını ifade etti.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin buğday için kilogram başına 16,5 lira, arpa için ise 12,75 lira alım fiyatı açıkladığını hatırlatan Utku Çakırözer, “Geçen yıla göre yüzde 15, yüzde 20 artış ne demektir? Çiftçimize ihanet demektir. Mazot yüzde 50, gübre yüzde 70, elektrik yüzde 100 artmış. Çiftçi bu fiyatlarla nasıl eksin, nasıl üretsin? Ürettiği 1 kilo buğdayı satıp 1 ekmek alamıyor. Bu insafsızlık değil de nedir?” dedi.
Utku Çakırözer, açıklanan alım fiyatlarının yanı sıra ödeme süresine de tepki gösterdi. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin ödemeleri 45 gün sonra yapacağını duyurduğunu belirten Utku Çakırözer, üreticinin bu kadar uzun süre bekleyecek durumda olmadığını söyledi.
Borç ve faiz yükü altındaki çiftçinin ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getiren Utku Çakırözer, “Borç ve faiz yükü altındaki üretici kırk beş gün nasıl bekleyecek? Mazotçu, gübreci bekliyor mu? Banka faizi bekliyor mu? Hayır. O zaman ne yapıyor çiftçi? Direkt tüccara ucuza satmak zorunda kalıyor, emeğinin karşılığını ne yazık ki alamıyor. Üreten çiftçi olmazsa üreten Türkiye olamaz. Çiftçimiz de biz de bu alım fiyatlarını kabul etmiyoruz. Buğdaya kilo başına en az 20-22 lira verilmelidir” diye konuştu.
Kanun teklifinde yer alan şeker pancarı üreticilerine yönelik düzenlemeleri de eleştiren Utku Çakırözer, yeni maddelerin üreticilere destek yerine yaptırım getirdiğini savundu. Şeker pancarı üreticilerinin şirketlerle sözleşme yapmaya zorlandığını belirten Utku Çakırözer, düzenlemelerin üreticiyi zor durumda bırakacağını ifade etti.
Kanun teklifindeki ilgili maddelere değinen Utku Çakırözer, “Bu kanunda da aynı, çiftçiyi yok sayan zihniyet var. Mazot, gübre, sulama, elektrik, banka faizi dertlerinin hiçbirine bir çare, bir destek yok. Varsa, yoksa ceza var. İşte, pancar üreticileriyle ilgili maddeler: Çiftçi fabrikalarla sözleşmeye zorlanıyor. Kaderi tamamen sözleşme yapacağı şirketin iki dudağı arasına bırakılıyor. Bu kanuna göre bu şirketler iç piyasadan alım yapmazsa, çiftçiyle sözleşme imzalamazsa ne olacak, burada bunun yanıtı yok” dedi.
Sözleşme yapılmadan ekim yapan üreticilere para cezası uygulanmasını da eleştiren Utku Çakırözer, “Daha da acısı, ‘Sözleşme yapmadan şeker pancarı ekenlere para cezası uygulanacak’ diyorsunuz. Siz ekimi, üretimi teşvik etmeniz gerekirken toprağa tohum atan, çiftçiye ceza kesmeyi kanun diye önümüze getiriyorsunuz, ayıptır, ayıp. Pancar çiftçisi gururumuzdur. Türkiye üretimde dünya 5’incisidir ama AKP’nin yanlış politikaları nedeniyle şeker ithal eder hale gelmiş durumdayız. Şimdi, bu cezalarla üreticiyi küstürdüğünüzde bu tablo daha da vahim hale gelecek” ifadelerini kullandı.
Pancar üreticilerinin beklentilerinin farklı olduğunu belirten Utku Çakırözer, Meclis’ten destekleyici adımlar beklediklerini söyledi. Üreticilerin girdi maliyetlerinin azaltılmasını istediğini dile getiren Utku Çakırözer, “Pancar çiftçisinin bu Meclisten beklediği şirketlerin sopası olan düzenlemeler değildir. Girdi maliyetlerinin düşürülmesi, çiftçiye alım garantisi verilmesi, alım fiyatının önceden açıklanması, polar ölçümlerinden kaynaklı mağduriyetlerin giderilmesi en temel beklentilerdir. Eli nasırlı çiftçimiz sizden yaptırımlar, cezalar değil, hakkı olan tarımsal destekleri ve adil bir alım fiyatını istemektedir ama siz bu akıl dışı politikalarınızla çiftçiyi daha da küstürüyor, üretimden koparıyorsunuz” dedi.
Utku Çakırözer, kanun teklifinde yer alan hobi bahçeleriyle ilgili düzenlemeleri de gündeme taşıdı. Binlerce kişinin bu konuda kendilerine ulaştığını belirten Utku Çakırözer, küçük alanlarda üretim yapan vatandaşlarla tarım arazilerini bölerek ticari amaçla kullananların aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Hobi bahçeleriyle ilgili maddeleri eleştiren Utku Çakırözer, “Binlerce insan sizleri, bizleri aramakta. Siz bir karış toprağında nefes almaya, üretim yapmaya çalışan vatandaş ile tarım arazisini parsel parsel parçalayıp 20 tane, 30 tane, 40 tane ev yapan, havuzlu villa dikenleri aynı kefeye koymaktasınız. Koca koca tarım alanlarını talan edenlere ses çıkarmayacaksınız, sonra geleceksiniz, tüm suçu dişinden tırnağından artırdığıyla üretim yapan vatandaşa, hobi bahçelerine yıkıp gerçek sorumluluğunuzu gizleyeceksiniz” diye konuştu.
Düzenlemede öncelikle gerçek kullanıcılarla tarım arazilerini ticari amaçla parçalayanların ayrılması gerektiğini söyleyen Utku Çakırözer, “Öncelikle yapılması gereken, bu alanların ne amaçla kullanıldığının gerçekçi tespitidir. Bir karış bahçesinde nefes alan gerçek bahçe dostu, toprak dostu, tarım dostu ile tarım arazilerini parselleyip satan rantçıları birbirinden ayırmaktır” dedi.
Valilikler ve ilgili kurumlar tarafından verilen izinlerle elektrik ve su aboneliği alan vatandaşların bugün farklı kurumlarla karşı karşıya bırakıldığını öne süren Utku Çakırözer, “Valiliklerin, mülki idarelerin verdiği izin belgeleriyle yasal yollardan elektrik, su bağlatmış vatandaşı bugün belediyelerle karşı karşıya getirmek istiyorsunuz, yaptırım diye belediyelerin kaynaklarını çökmek istiyorsunuz. Elinizde kanun da yetki de vardı, altı yıldır bu çarpıklığa niye göz yumdunuz, neden denetlemediniz? Burada yapılması gereken vatandaş ile belediyeyi, vatandaş ile su idaresini, elektrik idaresini, doğal gaz idaresini çatıştırmak değildir. Öncelikle yapılması gereken, bu alanların ne amaçla kullanıldığının gerçekçi tespitidir, bir karış bahçesinde nefes alan gerçek bahçe dostu, toprak dostu, tarım dostu ile tarım arazilerini parselleyip satan rantçıları birbirinden ayırmaktır. Bu yapılmadan atılacak her adım daha büyük adaletsizliklere yol açacaktır” ifadelerini kullandı.
TBMM’deki görüşmeler sırasında tarım politikaları, hububat alım fiyatları, şeker pancarı üreticilerine yönelik düzenlemeler ve hobi bahçeleriyle ilgili maddeler üzerinden yaşanan tartışmalar, kanun teklifinin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.