Kanal 26'da konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanı Volkan Enver Kılıç şu ifadeleri kullandı;
"Öncelikle İzmir halkının İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a verdiği oyları helal etmediğini düşünüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında, Atatürk’ün partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi'nden belediye başkanı seçilip daha sonra mevcut iktidar partisine geçmesini kesinlikle doğru bulmuyorum.
Cemil Tugay ile ilgili bazı konuları daha önceden de biliyordum. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu da dört beş gün önce yaptığı açıklamada bu konulara değindi. Daha önce de Manisa Milletvekili Özgür Özel'e bazı isimlerin belediye başkan adayı yapılmaması gerektiğini söylediğini ifade etti. Bu isimlerin başında da Cemil Tugay'ın geldiğini bizzat kendisi paylaştı. Biz de bu süreci biliyoruz.
Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultay sürecinde Hakkâri'den Bitlis'e, Bitlis'ten Trabzon'a kadar belediye başkanlığı görevini bir kenara bırakarak, o dönemde bugünkü parti yönetiminde bulunan arkadaşlara destek vermek için çalıştı. O dönemki süreçte de belediye başkan adayı gösterildi.
Ben buradan kendisine açıkça çağrıda bulunuyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nin oylarıyla belediye başkanı seçildiyse belediye başkanlığı görevini de bırakması gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü seçimlerde vatandaşın öncelikli tercihi siyasi partidir. Bana göre seçmenlerin yaklaşık yüzde 80'i partiye, yüzde 20'si ise adayın şahsına oy veriyor. İnsanlar sandığa gidiyor ve "Ben Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy verdim." diyor. Şimdi Cemil Tugay bağımsız aday olsaydı 2 bin oy alabilir miydi? Bence alamazdı. Sadece Cemil Tugay ismiyle seçime girse aynı desteği görebilir miydi? Göremezdi. Bu nedenle kendisine bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Belediye başkanlığı görevinden ayrılması gerekir.
Her şeyden önce siyasi ahlak bunu gerektirir. Hangi partiden seçildiyseniz o partinin çatısı altında görevinize devam etmeniz gerekir. Ancak bugün tamamen zıt siyasi anlayışa sahip bir partiye geçilmesini, Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlarda, vatandaşın gözü önünde bu şekilde gerçekleştirilmesini son derece yanlış buluyorum.
Üstelik bunun İzmir gibi bir şehirde yaşanması da ayrıca dikkat çekicidir. İzmir gibi bir yer derken neyi kastettiğimiz de zaman zaman yanlış anlaşılıyor. Benim burada vurgulamak istediğim, seçmenin siyasi tercihine ve sandıkta ortaya koyduğu iradeye saygı gösterilmesi gerektiğidir."





