Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Bilkent Üniversitesi’nde öğrencilerle bir araya geldi. İnovasyon ve Araştırma Topluluğu’nun düzenlediği söyleşide gençlerin sorularını yanıtlayan Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye’nin yönetim sistemi, ekonomi, eğitim, liyakat ve gençlerin gelecek kaygılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Moderatörlüğünü Topluluk Başkanı Etka Eryılmaz’ın yaptığı programda konuşan Yavuz Ağıralioğlu, güçlü devlet yapısının ancak kuralları ve kurumları sağlam olan sistemlerle mümkün olabileceğini söyledi. Yavuz Ağıralioğlu, “Kurumların önemi büyüktür. Sistem de ancak güçlü kurumlarla ve kurallarla çalışabilir. Doğru sistem, kim gelirse gelsin, kim giderse gitsin işleyişin bozulmadığı, hatta gelenin ve gidenin standartlarının belirlendiği bir yapıdır.” dedi.

Türkiye’nin öngörülebilir bir yönetime ihtiyaç duyduğunu ifade eden Yavuz Ağıralioğlu, gençlerin eğitim hayatından itibaren geleceklerini planlayabilmeleri gerektiğini belirtti. Yavuz Ağıralioğlu, “Anahtar Parti’nin temel iddialarından biri, kurumlar devletini inşa etmektir. Kurumların ve kuralların ne yapacağının önceden bilindiği, öngörülebilir bir yönetim sunacağız. Bu öngörülebilirlik sayesinde, üniversiteye giren bir genç tercih ettiği bölümün kendisine ne kazandıracağını bilecek, mezun olduğunda kariyerini planlayabilecektir.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yönelik değerlendirmelerde de bulunan Yavuz Ağıralioğlu, mevcut yapının devlet yönetiminde büyük bir güç yoğunlaşmasına neden olduğunu savundu. Yavuz Ağıralioğlu, “Parlamenter sistemin yerine ikame edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, bir insanın bu kadar kudretli olmasına ve devletin bir kişinin tasarruflarına açık hale gelmesine yol açmıştır. Türk milletini bu kadar hudutsuz ve kontrolsüz bir güç karşısında asla yalnız bırakamayız.” diye konuştu.

Toplumda liyakat yerine sadakatin öne çıktığını ileri süren Yavuz Ağıralioğlu, akademiden bürokrasiye kadar birçok alanda bunun etkilerinin görüldüğünü söyledi. Yavuz Ağıralioğlu, “Toplumun şahsiyet omurgası kırıldı, dalkavukluk kurumsallaştı, sadakat ödüllendirilirken liyakat yetim kaldı. Yanlış görülen şeye rızık endişesiyle itiraz edememek, haksızlığa karşı susmak ve yanlışı alkışlamak zorunda kalmak zincirleme bir şahsiyet bozulmasına yol açtı.” dedi.

Siyasetin temel görevinin insanı ve zamanı doğru yönetmek olduğunu belirten Yavuz Ağıralioğlu, mevcut sistemin insan kaynağını yıprattığını savundu. Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki başarının insanı doğru değerlendirmekten geçtiğini ifade eden Yavuz Ağıralioğlu, farklılıklar üzerinden yapılan kutuplaşmanın topluma zarar verdiğini söyledi.

Parti kadrolarında akademisyenler ve uzman isimlerin bulunduğunu dile getiren Yavuz Ağıralioğlu, liyakat vurgusu yaptı. Yavuz Ağıralioğlu, “Modern siyaset ekran yüzlerini ve popülariteyi sevse de biz liyakati esas alıyoruz. İnsanlar yanımızda şöhretli isimler görmek istiyor olabilir ancak bizim arkadaşlarımız memleketin sorunlarını çözerken şöhretlenecekler.” ifadelerini kullandı.

Ekonomi politikalarına da değinen Yavuz Ağıralioğlu, geçmiş dönemde uygulanan ekonomi yönetimini eleştirdi. Yavuz Ağıralioğlu, “Siyasetçilerin deneme hakkı olabilir ancak biz artık bu kadar pahalı denemelere razı olamayacak kadar tükendik. Bu maliyeti karşılayacak gücümüz kalmadı.” dedi.

Türkiye’nin üretim kapasitesinin daha güçlü bir noktaya taşınabileceğini belirten Yavuz Ağıralioğlu, uzun vadeli ekonomik hedeflerden de söz etti. Yavuz Ağıralioğlu, “Hedefimiz, 5 trilyon dolar gayrisafi milli hasıla, 50 bin dolar kişi başı gelir ve cari açıktan kurtulmuş bir kalkınma perspektifidir. Dünyayla rekabet eden saygın üniversiteler, mezunlarının mezun olmadan kariyerinin önceden planlandığı bir üretim yapısı ve girişimciliğin merkezi olan bir Türkiye hayal ediyoruz.” diye konuştu.

Gençlerin gelecek kaygısına dikkat çeken Yavuz Ağıralioğlu, yurt dışına gitmek isteyen gençlere de çağrıda bulundu. Yavuz Ağıralioğlu, “Yurdu terk etmek isteyen ya da terk eden arkadaşlarımıza sesleniyorum, hakkınızdır ama geri gelin. Borçlu olduğunuz bir vatanınız, beraber düzeltmek zorunda olduğumuz ve size ihtiyaç duyan bir memleketimiz var. Gidenlerin geri dönmesi, kalanların ise daha cazip şartlarda yaşaması için mücadele edeceğiz.” dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Türk Standartları Enstitüsü gibi kurumlara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yavuz Ağıralioğlu, güvenilir verinin önemine dikkat çekti. Öncelikle mevcut durumun doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini belirten Yavuz Ağıralioğlu, sorunların ancak bu şekilde çözülebileceğini söyledi.

Göç politikaları ve dış politika başlıklarında da açıklamalarda bulunan Yavuz Ağıralioğlu, plansızlığın şehirler üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu savundu. Yavuz Ağıralioğlu, “Şimdiki hükümet ise ‘6 ayda nasıl olsa giderler’ tembelliğiyle sınırda yapamadığı planlamayı, güzelim şehirlerimizi, İstanbul’u, Bursa’yı, sahillerimizi birer konteyner kente çevirerek millete ödetti. Plansızlığın bedeli işte budur.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın stratejik önemine değinen Yavuz Ağıralioğlu, ekonomik güç, üretim kapasitesi ve marka değerinin dış politikada etkili olduğunu söyledi. Yavuz Ağıralioğlu, “ABD Suriye’ye, Rusya her yere, İngiltere Musul’a gelirken kimse ‘Sizin burada ne işiniz var’ diyemiyor. Türklere bir yere gittiğinde ‘Burada ne işiniz var’ diye sorulabiliyorsa, orada bir kudret eksiği vardır.” dedi.

Program sonunda öğrencilere seslenen Yavuz Ağıralioğlu, gençlerin daha öngörülebilir ve planlı bir Türkiye’de yaşaması için çalışacaklarını belirtti. Üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği söyleşi soru cevap bölümüyle tamamlandı.