CHP’deki üye katılım töreninde “cast ajansı aracılığıyla figüran getirildiği” iddialarını gündeme taşıyan BirGün muhabiri Ebru Çelik ile gazetenin yöneticileri Uğur Koç ve Berkant Gültekin, Sözcü muhabiri Nedim Bayhan başlatılan soruşturma kapsamında savcılığa ifadeye çağrıldı. Gazetecilerin savcılık ifadeleri tamamlandı.
İfadesinin ardından basın mensuplarına açıklama yapan BirGün muhabiri Ebru Çelik şu ifadeleri kullandı;
"Bir haber yaptım. İlk elime geldiğinde, bir parti söyleşisine figüran taşınacağı haberi elime geldi. Ben de gittim. Önce ajansı aradım, sonra giderek haberimi yapmak için aralarına karıştım. Bir figüran olarak CHP'nin rozet takma törenine gittim.
Gittiğimde görüntü, kayıt, ne kadar delil toplayabiliyorsam topladım. Oradaki figüran arkadaşlarla konuştum, resimlerimi çektim ve kanıtlı bir şekilde ofisime geri dönüp haberimi yazdım. Haberimde hiçbir sorun yoktu, hiçbir açık yoktu. En başından en sonuna kadar günün akışını haberimde de aktardım. Sonrasında bunu yayınladık.
Sonrasında bunu yayınladık ve bu büyük bir yankı uyandırdı. Çünkü halkı kandırıyorlardı oraya figüran toplayarak. Ben de bunu açığa çıkardığım için CHP tarafı buna biraz sinirlendi, kızdı ve benim hakkımda suç duyurusunda bulundu. Geldik, ifademizi verdik. Haberimde bahsettiğim gibi tüm ifademde o şekilde, haberimdeki olan her ayrıntıyı ifademde de anlattım. Hiçbir yalan, yanlış yoktu. Haberimizden çok eminiz. Biz Birgün olarak da kendim de baştan sona kadar eminiz. O nedenle hiçbir korkumuz yok, çok da rahatız. Teşekkür ediyorum geldiğiniz için, başka da diyecek bir şeyim yok.
Haberimi, o günü anlatmamı istediler. Ben de haberimde aslında söylediğim her şeyi A'dan Z'ye ifademde de verdim. Çünkü başka ne söyleyebilirdim ki? Sabahtan akşama kadar yaşadığım olayları haberimde verdiğim gibi, anlattığım gibi orada da anlattım, ifademde de anlattım. Ne eksik ne fazlaydı. Onun haricinde bir şey olmadı. CHP gönüllüsü olarak oraya gittiğim söylenilmiş. Bu da yanlış. Ben figüran olarak oraya gitmek istediğimi söyledim ve o şekilde gittim. Haberimi de bu şekilde yazdım. Başka bir konu yoktu haberimde. Zaten oraya figüran taşındığını haberleştirmiştim ben. Bu da bütün kanıtlarıyla beraber ortada. Ben haberi girdikten, biz haberi girdikten sonra da düşenler oldu; hem figüranlar tarafından hem de orayı gözlemleyenler tarafından. O nedenle hiçbir yalan, yanlış şey olmadığını, haberimin de kanıtlı ve delilli bir şekilde gerçek olduğunu söyledim ve çıktım.
Vadedilen parayı almadım. Haberimi girmem gerekiyordu. Kimliğimi aldım ve ajansdan o şekilde çıktım. Aslında orada figüran olarak bulunmadığım için hak etmiş de sayılmam. Almış olsaydım belki bu daha farklı bir kanıt olurdu, belge olurdu elimizde. Ama dediğim gibi kimliğimi alıp çıktım. Çünkü haberimi yazıp bunu halka sunmam gerekiyordu."





