AK Parti Eskişehir İl Başkanı ve Eskişehir Kalkınma Platformu Başkanı Gürhan Albayrak öncülüğündeki heyet, Belçika’da bir dizi görüşme gerçekleştirmişti. Ziyaret kapsamında Albayrak’ın gazeteci Cüneyt Özdemir ile de bir araya geldiği belirtilmiş, Albayrak’ın sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğraf da bu görüşmeyi doğrulamıştı.

Görüşmenin ardından gazeteci Cüneyt Özdemir, kendi yayınında isim vermeden dikkat çekici bir açıklamada bulundu. Özdemir, Anadolu’dan gelen ve aynı zamanda AK Parti il başkanı olan bir iş insanının kendisine, “Bizim şehirde fon olayları konuşulmuyor. AK Parti’nin bizim şehirde ne kadar az güçlü olduğunu anlıyor musunuz?” dediğini aktardı.

Kanal 26 ekranlarında söz konusu açıklamalarla ilgili değerlendirmesi sorulan Önceki Dönem AK Parti Eskişehir İl Başkanı Zihni Çalışkan şu ifadeleri kullandı;

"Eski il başkanı olarak bunları konuşmak kolay değil. İnsan bazen bu tür durumlarla karşılaşınca gerçekten çok üzülüyor. Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum: Ben doğrudan Gürhan Albayrak'ı kastederek konuşmuyorum. Konuyu kişilerden bağımsız olarak değerlendiriyorum.

Anadolu'nun herhangi bir şehrinde görev yapan bir il başkanı, ilçe başkanı veya teşkilat yöneticisi kim olursa olsun, AK Parti teşkilatlarının yıllardır verdiği emeği küçümseyemez. 1994 yılından bu yana, belediye başkanlığı döneminden başlayarak ömrünün yaklaşık 40 yılını, hatta daha fazlasını bu davaya adamış insanlar var. AK Parti teşkilatları, her şehirde ilmek ilmek işlenerek bugünlere geldi.

Biz teşkilatçılığı Sayın Cumhurbaşkanımızdan öğrendik. Cumhurbaşkanımızın teşkilatçılık anlayışıyla yetiştik. Teşkilatlarımızın her bir ferdi gece gündüz demeden, yağmurda, çamurda, hatta pandemi döneminde bile sahada büyük emek sarf etti. Bu insanların emeğini küçümseyen herhangi bir ifadeyi doğru bulmuyorum.

Gürhan Bey'in bu olayla hiçbir ilgisinin olmadığını varsayarak konuşuyorum. Anadolu'nun herhangi bir şehrindeki en küçük ilçenin başkanı, hatta mahalle başkanı bile böyle bir söylemde bulunamaz. Espri amacıyla söylense bile kabul edilemez. Bunun esprisi mi olur? Bizim teşkilatlarımızın sahadaki enerjisi, emeği ve alın teri herhangi bir ortamda espri konusu yapılabilecek şeyler değildir.

Böyle bir ifadeyi kullanan insan utanmalı. Tekrar söylüyorum, Gürhan Bey kendisinin olmadığını ifade ediyorsa beyanını esas alırım. Ancak Anadolu'daki herhangi bir il başkanının, ilçe başkanının, yönetim kurulu üyesinin veya mahalle başkanının böyle bir söz söylemeye hakkı yoktur.

Bugün bir mahalle başkanı görev yapıyor olabilir. Ancak ondan önce belki onlarca mahalle başkanı görev yaptı. Bu teşkilatların kuruluşunda kimler vardı, kimler hangi aşamada ne kadar emek verdi? Bunları unutmamak gerekiyor.

Size Mustafa Taş'tan dinlediğim bir olayı anlatmak istiyorum. Eski teşkilat başkanımız Mustafa Taş'ın anlattığı bu olay beni çok etkilemişti. Hatta anlatırken ağladığımı hatırlıyorum.

Şişli'de, Refah Partisi döneminde yaşanan bir olaydan bahsediyorum. Yanlış hatırlamıyorsam 1997 yılıydı. O dönemde Sayın Cumhurbaşkanımız il teşkilatlarını telefonla arıyor. Telefonlara cevap verilmesi için teşkilat binalarında nöbetçi bırakılıyor. Bir gün telefonlara cevap verilmeyince durum kontrol ediliyor.

O sırada nöbet tutan arkadaşımızın eşi hamile. Ne yazık ki eşini kaybediyor. Ancak yaşadığı bu büyük acıya rağmen yeniden teşkilattaki nöbetine dönüyor. Bu olay, teşkilatlarımızdaki özverinin ve sadakatin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Üstelik 15 Temmuz'dan çok daha önce yaşanmış bir olaydan söz ediyoruz.

Bunu neden anlatıyorum? Çünkü AK Parti teşkilatları böylesine büyük fedakârlıklarla, ilmek ilmek örülerek bugünlere geldi. Her bir teşkilat mensubunun sahada çok ciddi emeği var. Biz kendi emeklerimizi saymıyoruz bile. Görevler gelip geçiyor ama verilen emekler kalıyor.

Bu nedenle AK Parti'nin gücü, güçsüzlüğü veya herhangi bir dönemde aldığı oy oranı üzerinden teşkilatlarımızın emeğini küçümseyen değerlendirmeler yapılamaz. Ekonomik şartlardan veya siyasi güç dengelerinden söz edebilirsiniz. Ancak biz AK Parti olarak Eskişehir'de siyaseten de güçlü bir partiyiz.

2023 seçimleri dışında genel seçimlerde hep birinci partiydik. 2004 yerel seçimlerinde ise Eskişehir'deki 15 belediyeden 14'ünü kazandık. Yalnızca büyükşehir belediye başkanlığını alamadık. Dolayısıyla burada ister Cüneyt Özdemir olsun ister başka birisi, hiç kimsenin teşkilatlarımızın emeğini küçümsemeye hakkı yoktur.

Eskişehir'de veya Anadolu'nun başka bir şehrinde hiç kimse, teşkilatlarımızın başını öne eğdirecek, yıllardır verilen mücadeleyi başkalarının alay konusu hâline getirecek ifadeler kullanamaz. Bu kimsenin haddi de değildir, hakkı da değildir.

İnsan kendi çalışmalarını başarısız bulabilir. Kendi dönemini eleştirebilir. Şehrindeki siyasi sonuçları yeterli görmeyebilir. Ancak kendisinden önce görev yapan insanların emeğini yok sayamaz. Bu son derece yanlış bir yaklaşım. Neresinden bakarsanız bakın yanlış.

Gürhan Albayrak mıdır, değil midir? Bu konuda kesin bir değerlendirme yapmıyorum. Ben avukatım, hukukçuyum. Gürhan Albayrak çıkar, gerekli açıklamayı yapar. Hangi gerekçeyle kendisi olduğunu veya olmadığını söyler, gerekiyorsa düzeltme yapar. Bunlar kendisinin değerlendireceği konulardır. Ben doğrudan kendisini işaret ederek konuşmuyorum.

Ancak tekrar ifade ediyorum: Anadolu'daki herhangi bir mahalle başkanı bile teşkilat mensuplarının emeğini küçümseyecek, değersizleştirecek veya alay konusu yapacak bir söylem üretemez. Hele hele bunu yapan kişi bir il yöneticisiyse durum daha da yanlıştır. Böyle bir şey olmamalıydı. Son derece yanlış olmuş.

Ben Mürsel kardeşimi ağırbaşlılığı nedeniyle her zaman takdir ediyorum. Duruşunu ve yaklaşımını beğeniyorum. Ancak kimse bir şey söylemeyince, bu söylentiler de giderek çoğalınca karşı tarafa mesaj vermek adına çok güzel bir açıklama yapmış.

Çünkü AK Parti'nin 81 ilindeki her bir teşkilat mensubunun çok ciddi emeği var. Benden önce görev yapanların da emeği var, benden sonra görev yapanların da emeği var. Bugün görevde bulunan il başkan yardımcılarımızın da çok büyük emeği ve özverisi var.

Burada kişileri hedef alan bir değerlendirme yapmıyoruz. Olayın yanlışlığını, meseleye daha geniş bir açıdan bakarak ortaya koyuyoruz.

Siz veya bir başkası çıkıp bir açıklama yapıyorsunuz. Ardından bir başkan yardımcınız bu açıklamanın size ait olduğunu işaret ediyor. Ancak kim olursa olsun, Anadolu'daki herhangi bir teşkilat mensubunun böyle bir söylemde bulunması kabul edilemez.

Emeklerimize yazık, mücadelemize yazık. AK Parti'nin gururla taşıdığı kimliğe yazık. Sayın Cumhurbaşkanımızın bunca yıl ilmek ilmek ördüğü teşkilatçılık anlayışına ve bu uğurda verilen emeklere yazık. Gerçekten yanlış olmuş.

Şanssız bir açıklama olduğunu söylemek isterdim. Ancak konuşmanın uzunluğuna ve anlatım biçimine baktığımızda, ifadelerin belirli bir süreç içerisinde dile getirildiği anlaşılıyor. Konuşan kişi de bazı bölümleri gülerek anlatıyor. Hatta pot kırdığını düşünerek başının derde girebileceğini de söylüyor.

Buna rağmen yine aynı noktadayım. Hangi şehirde olursa olsun, kendisinin bu konuşmayı yapmadığını söyleyen kişinin beyanını esas alıyorum. Hukuken de beyanın esas alınması gerektiğini düşünüyorum.

Ancak Anadolu'daki herhangi bir mahalle başkanı dahi böyle bir açıklama yapamaz. Dönüp baktığınızda çeşitli yorumlar üzerinden farklı kişilere işaret edilebilir. Kayseri'de mi, Konya'da mı AK Parti zayıf? Böyle bir şey söz konusu değil. AK Parti bu şehirlerde de güçlü. Eskişehir'de de zayıf değiliz.

Biz çok güçlü bir teşkilatız. Ben görevimi bıraktığımda Eskişehir'de 107 binin üzerinde üyemiz vardı. Bugün görev yapan arkadaşlarımızın bu sayıyı daha da yukarı taşımasını isterim.

İl başkanlarımız daha iyi çalışsın. Han ilçemiz de dâhil olmak üzere en küçük ilçemizden en büyük ilçemize kadar her yerde AK Parti'nin bayrağı gururla dalgalansın. Hepimizin amacı bu olmalı.

Sonuç olarak Gürhan Albayrak, "Ben değilim" diyorsa değildir. Ben de kendisinin beyanını esas alıyorum. Ancak bu meselenin bir an önce açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Bu tartışmanın daha fazla uzamaması ve AK Parti'nin üzerine yapışmaması gerekir."