Kanal 26 muhabiri Merve Özer 112 Acil Sağlık ekiplerinin bir ihbar karşısındaki mücadelesine yakından tanıklık etti. Merve Özer'in hazırladığı haberde, bir çağrının gelmesinin ardından saniyeler içinde harekete geçen ekiplerin yaşadığı süreç adım adım ekrana yansıdı.
Telsizden gelen çağrıyla birlikte ekipler hemen hazırlığa başlıyor. Nöbetin ilk dakikalarından itibaren titiz bir hazırlık süreci işletiliyor. Görüntülerde bir çağrının ardından ambulansın hareket etmesi, hastaya ulaşılması ve hastaneye sevk aşamaları yer aldı.
16 yıldır paramedik olarak görev yapan ekip sorumlusu Semra İkbal, ihbar geldiğinde yaptıkları işlemleri anlattı. Semra İkbal, "Çağrımızı karşılıyoruz. Telsizimizden cevap veriyoruz. 'Tepebaşı 7 dinlemede' diyoruz. Sonra tabletimizde çağrıyı karşılayıp 90 saniye içerisinde ambulansa yerleşiyoruz ve ön bilgiye göre ekibimizi hazırlıyoruz. Hastanın tıbbi ihtiyacı nedir, trafik kazası mı gibi ön bilgilere ekip arkadaşlarımla müzakere ediyoruz ve bu şekilde vakaya yönleniyoruz" dedi.
Ekibin üç kişiden oluştuğunu belirten Semra İkbal, şöyle devam etti: "Ekip sorumlusu paramedik ya da doktordur. Yardımcı sağlık personeli de acil tıp teknikeridir ve sürücü ATT'miz mevcut. Ben hastanın muayenesini yaparken yardımcı sağlık personeli arkadaşım hastanın tansiyonuna, şekerine, EKG'sine bu şekilde değerlendirmesini yapar. Komuta merkezimiz uygun olan hastaneyi belirler. Hastayı güvenli ve sağlıklı bir şekilde en kısa sürede hastaneye ulaştırırız. Hastanın ihtiyacı olmayan bir hastaneye nakledilmişse, uygun hastaneye nakil için tekrar bir transfer işlemine geçmek zorunda kalabiliyoruz."
Sağlık personeli Leyla Bilgin, 112'nin 7 gün 24 saat hizmet verdiğini ve hazırlığın nöbetin ilk anında başladığını söyledi. Leyla Bilgin, "Nöbetten çıkan arkadaşlarımız ambulans temizliğini yapmış, dezenfeksiyon işlemini gerçekleştirmiş ve kullandığı malzemeleri tam bir şekilde yerine yerleştirmiş olarak biz teslim alıyoruz. Ama tam teslim almamıza rağmen yine de tüm tıbbi cihazlarımıza, ekipmanlarımıza ve kullanacağımız ilaçlarımıza tekrar bir kontrol sağlamaktayız. Bu sayede hastaya ulaşımımız daha kısa ve daha verimli oluyor" diye konuştu.
18 yıldır sürücü acil tıp teknisyeni olarak görev yapan Ezgi Bostay, ambulansların nüfus ve vaka yoğunluğuna göre konumlandırıldığını belirtti. Ezgi Bostay, "Bulunduğumuz noktalar nüfusun yoğun olduğu yerlere ve vakaların çok olduğu yerlere göre ayarlanıyor. Durum böyle olunca da bizim vakaya ulaşımımız oldukça kısalıyor. Trafikte bazı sorunlar yaşayabiliyoruz ama Eskişehir halkımız gerçekten bu konuda çok duyarlı. Gerek fermuar sistemiyle yol açarak, gerek kenara çekip yol vererek bizim vakaya ulaşımımızı oldukça kolay bir şekilde sağlıyorlar" dedi.
Ezgi Bostay, sürücüler ve yaya için de bir çağrıda bulundu. Ezgi Bostay, "Sirenlerimizi aniden açtığımızda halkımız genel olarak yakınımızda çıkmak istemediğimizi düşünüyor. Ancak durum böyle olmıyor. Her dakikamız kamera ve kayıt altında. Bir gün bu ambulans size ya da sevdiklarınıza gelebilir. Yollarımızı açalım, biz de hastalarımıza çok daha kolay ulaşalım" ifadelerini kullandı.
Mesleğinin zorluklarına da değinen Semra İkbal, "En zor yanı ailemize bazen yetişemiyoruz. Ama vatandaşımıza güzel bir hizmet vermek, hızlı ve güvenli bir şekilde naklini sağlamak bizim için paha biçilemez bir değer. Her bir hasta bizim ailemizden birisi gibi" dedi. Leyla Bilgin ise her hastaya kendi yakınlarıymış gibi yaklaştıkları için mesleklerini sevgiyle yaptıklarını belirtti. Ezgi Bostay, "Durmuş bir kalbi çalıştırmanın güzelliği paha biçilemez. Kalbi durmuş bir hastayı tekrar yaşıyor olarak görebilmek dünyanın en güzel şeyi. Ambulansta yeni doğan bebekleri görebilmek de aynı şekilde. O zaman 'Bu mesleği iyi ki yapıyorum' diyorum" diye konuştu.





