AK Parti Eskişehir İl Çevre ve Şehircilik Politikaları Birim Başkanı Abdullah Törü şu ifadeleri kullandı:
"Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü.
Bugün, toprağın, suyun, ormanın ve gökyüzünün insanlığa yaptığı en güçlü çağrının günüdür. Çünkü artık doğa susmuyor. Kuruyan nehirlerle, yanan ormanlarla, kirlenen denizlerle ve bozulan iklim dengesiyle insanlığa şunu haykırıyor: Ya tabiatla uyum içinde yaşayacağız ya da geleceğimizi kendi ellerimizle tüketeceğiz.
Bu anlamlı günde yalnızca kutlama yapmak değil, çevre sorunlarını konuşmak, eksikleri görmek ve çözüm yollarını ortaya koymak da hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bugün dünyamız, iklim krizi, kuraklık, hava kirliliği, kontrolsüz kentleşme, plastik atıklar ve doğal kaynakların hızla tükenmesi gibi çok ciddi tehditlerle karşı karşıyadır. Son yıllarda artan sıcaklıklar, azalan su kaynakları ve çevresel felaketler, çevre meselesinin artık ertelenemez bir yaşam meselesi olduğunu açıkça göstermektedir.
Türkiye, bu çağrı karşısında geri duran değil, irade ortaya koyan büyük bir medeniyet yürüyüşünün adıdır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ilan edilen 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi, yalnızca bir çevre politikası değil, Türkiye Yüzyılı’nın yeşil kalkınma vizyonunun en önemli yapı taşlarından biridir.
Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde büyüyen Sıfır Atık Hareketi, bugün milyonlarca insanın ortak vicdanına dönüşmüş küresel bir çevre seferberliği hâline gelmiştir. Geri kazanılan her atık, dikilen her fidan ve korunan her damla su, geleceğe bırakılan bir umut mührüdür.
Biz, betona teslim olmuş şehirler değil, nefes alan şehirler, tükenen kaynaklar değil, sürdürülebilir bir gelecek istiyoruz.
Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla, millet bahçeleriyle, yeşil şehircilik anlayışıyla ve çevre dostu kalkınma hamleleriyle Türkiye geleceği bugünden inşa etmektedir. Çünkü biz inanıyoruz ki çevreyi korumak sadece doğayı değil, vatanı korumaktır.
Değerli hemşehrilerimiz,
Eskişehir, ülkemizin önemli şehirlerinden biridir. Ancak şehrimizin de korunması gereken çok önemli doğal değerleri bulunmaktadır. Porsuk Çayı’nın temizliği, tarım alanlarının korunması, su tasarrufu, geri dönüşüm kültürünün yaygınlaştırılması ve hava kalitesinin artırılması hepimizin ortak sorumluluğudur.
Ne yazık ki Eskişehir’de son yıllarda yaşanan bazı çevresel sorunlar artık görmezden gelinemez hâle gelmiştir. Çevre konusunda yapılan sembolik etkinliklerin ötesine geçilmeli, somut ve kalıcı adımlar atılmalıdır.
Özellikle belediyelerin;
• Yeşil alanların korunması konusunda uzun vadeli planlamalarının yetersiz kalması,
• Porsuk Çayı ve çevresinde ortaya çıkan kirlilik ve düzensizliklerin tam anlamıyla giderilememesi,
• Artan trafik yoğunluğunun neden olduğu hava kirliliğine karşı etkili ulaşım politikalarının geliştirilememesi,
• Geri dönüşüm sistemlerinin mahalle ölçeğinde yeterince yaygınlaştırılamaması,
• İmar planlarında çevresel hassasiyetlerin daha güçlü şekilde gözetilmesi gerekliliği,
• Kuraklık ve su tasarrufu konusunda vatandaşlara yönelik bilinçlendirme çalışmalarının artırılması ihtiyacı şehirimizin çevre geleceği açısından dikkatle ele alınması gereken konular arasında yer almaktadır.
Burada ifade ettiğimiz başlıklar, vatandaşlarımızın da sıklıkla dile getirdiği çevresel beklenti ve taleplerin bir yansımasıdır. Artık sadece konuşma değil, harekete geçme zamanıdır.
Çevrecilik yalnızca sosyal medya paylaşımlarıyla, birkaç günlük etkinliklerle veya sloganlarla yürütülemez. Gerçek çevrecilik, şehir planlamasında, ulaşım politikalarında, altyapı yatırımlarında ve doğal alanların korunmasında ortaya çıkar.
Eskişehir’in geleceği için;
• Daha şeffaf çevre politikalarına,
• Bilimsel şehir planlamasına,
• Güçlü denetim mekanizmalarına,
• Sürdürülebilir ulaşım projelerine,
• Su kaynaklarının etkin korunmasına,
• Gerçek anlamda katılımcı yerel yönetim anlayışına ihtiyaç vardır.
Bir ağacı yaşatmak geleceği yaşatmaktır. Bir damla suyu korumak medeniyeti korumaktır. Çevreye yapılan yatırım, geleceğe yapılan yatırımdır.
Bu anlayışın en önemli göstergelerinden biri olarak ülkemiz, kasım ayında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e Antalya’da ev sahipliği yapacaktır. 196 ülkenin temsilcilerini buluşturacak bu tarihi zirve, yalnızca bir diplomasi platformu değil, insanlığın ortak geleceğine ilişkin kararların şekilleneceği küresel bir vicdan buluşması olacaktır.
İnanıyoruz ki Türkiye Yüzyılı, sadece ekonomik kalkınmanın değil, çevreyle uyumlu büyümenin, tabiatla barışık şehirlerin, temiz enerjinin, güçlü çevre politikalarının ve yeşil geleceğin yüzyılı olacaktır.
Eskişehir’in daha temiz, daha yeşil ve daha sürdürülebilir bir şehir olması için kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlarımızla birlikte çalışmaya devam edeceğiz.
Unutulmamalıdır ki doğa bize ait değildir, biz doğaya aitiz. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızın 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü kutluyor, çevreye duyarlı bir yaşam anlayışının toplumun her kesiminde güçlenmesini temenni ediyoruz."





