Eskişehirspor Kongre Üyesi Ali Haydar Çelik şu ifadeleri kullandı;

"Katılımın düşük olması gene tartışma konusu ama geçmişte birçok mali kongre yaşadık. Bu kongrelerin bir kısmında da ben içinizden biri olarak söz alıp görüşlerimi sizlerle paylaştım. Bu arada Uğur Erkayman kardeşime de teşekkür ediyorum. Burada ifade ettiği şeyler çok kıymetli diye düşünüyorum. Mutlaka not alınmalı. Şimdi nereden nereye geldik. Niye geldik. Geçmişte mali genel kurullarda size hesap mı vereceğiz lan anlayışından 1 sayfalık bilanço raporlarından, ibra etmeyelim ısrarımıza rağmen yapılan yanlışları kongre delegelerinin ibra etmesiyle birike birike 618 milyon liralık bir borç yüküyle bugün mali genel kurulumuzu yapıyoruz. Ki Eskişehir açısından bu tabii ki ödenmeyecek bir rakam değil. Ödenmesi noktasında gereken hassasiyetler mutlaka mevcut, genç, dinamik, çalışkan, başarılı başkanımız ve yönetimimiz tarafından da hayata geçirilecektir diye düşünüyorum.

Bu süre zarfında Eskişehirspor'a katkı koymak, direkt gönülden katkı koymak başka bir şey, bir de üstü kapalı Eskişehirspor'a verilecek katkıyı engelleyecek sözler söylemek başka bir şey. Ben 200 milyon lira çöpe gitti söylemini o anlamda içim yanarak dinledim. Maalesef talihsiz bir açıklamaydı. Ki siyasi bir partinin il başkanı olması hasebiyle de olay daha da farklı değerlendirilebilir.

Şimdi tabii ki bu kulüpte emekçiler var. Aşçılar var, garsonlar var, futbolcular var. Onlar da emekçi, onların sigortaları var, maaşları var, transfer taksitleri var, başarıyla ilgili harcanan paralar var. Para harcanmadan zaten var olan mevcut, özellikle endüstriyel futbol diye tarif edilen bir dönemde başarı şansınız yok. Yani dua ile falan bu işlerin olmadığı bir dönemdeyiz. Tamamen para konuşuyor. Şimdi bu harcanan paraların çöpe gittiği söylemi yerine bu konuyla ilgili keşke kulüp yönetimimizle istişare halinde bunun nedenleri ve sonuçları üzerine birlikte bir çalışma yapılsaydı çok daha iyi olurdu, şehrimiz açısından da iyi olurdu diye düşünüyorum.

Projeler, kampanyalar ve buna bağlı olarak oluşacak ortak akılla birlikte 1 milyon nüfuslu bir şehirdeki yüz binlerce taraftarımız var. Şimdi bunu oturup sosyal doku analiziyle özellikle Eskişehirspor'un taraftarı ile ilgili kulübe kalıcı gelirler sağlayabilmek, mali yapıyı sürdürülebilir bir biçimde ayakta tutabilmek ve gelecekte bu ligden yukarıya çıktığımızda ortaya çıkabilecek transfer yasaklarına karşı tedbirleri alabilmek ve daha yukarıya, daha başarılı hedeflere ulaşabilmek için bu anlamda yapılması gereken ciddi işlerin olduğunu düşünüyorum. Özellikle bu şehirde bu potansiyel var. Yönetim bunu tek başına aşma becerisini gösteremeyebilir, yeterli gelmeyebilir ama katkı alabileceği, destek alabileceği bu faaliyetleri organize ettirebileceği gönüllüler var. Biz bunu geçmişte defalarca yaşadık. Hakan Üresin'in buradan bilmiyorum. Müthiş seviyorum, Eskişehirspor için çok kıymetli bir kardeşimiz. Dikkat ederseniz rol model bazı çalışmalar yapmışlardı ama sürdürülebilir olmadı. Mali açıdan daha farklı sürdürülebilir gelir kaynakları yaratmak zorundayız.

Hepinizin malumu taraftarımız Türkiye'nin en iyi taraftarı. Hepsinin önünde saygıyla bin kere eğiliyorum. Bu büyük taraftar bizlerin başarısı için çok kıymetli. Ama şimdi şunu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu Türkiye'ye taraftar kültürünü, bu Türkiye'ye bir takımın nasıl ateşlenebileceğini, taraftarların 12. adam nasıl olabileceğini ortaya koyan yegâne taraftar Eskişehirspor taraftarıdır. Amigo Orhan'ı da saygıyla burada anmak istiyorum.

Yalnız son yıllarda taraftarımızın genlerinde bir bozulma var. Hem kulübe destek açısından hem de kulübümüzün mali olarak zarar görmesi anlamında. Bakın cezaları ifade ettiler, 1 milyon 600 bin küsur lira. Bu cezaların ne kadarı su atma cezası onu bilemiyorum. Ama en azından 1 milyon lirası su atma cezasıdır bunun. Ya suyu niye atıyoruz? Bu suyu atanlar nasıl bir Eskişehirsporlu? Bu cezaları bize niye yediriyorlar? Artı geçen yıl özellikle buradan taraftarlarımıza affına sığınarak ifade etmek istiyorum; "Öleceksiniz, öleceksiniz" ile başlayan, daha sonra annelere sinkaflı ifadeler içeren slogan nedir ya? Yani tribüne anneler gelmesin mi? Tribüne kadınlar gelmesin mi? Eskişehirsporluluk bilinci bu değil. Beni Eskişehirspor taraftarı ilgilendirir. Bence bu küfürden vazgeçmeliyiz.

Bir konu daha var, bakın arkadaşlar, ben bu konuda kararlıyım. Kesinlikle söyleyeceğim. Bir dakika, bir dakika dinlersen söyleyeceğim. Şimdi taraftarımızın gücünü bilançoda görüyoruz. Katılan taraftara bu konuda ben sizlere bin kere saygımı ifade ettim. Benim sadece burada ricam niye bu konuda ısrarcı oluyorsunuz? Stattan küfürü kaldıralım. Kaldı, tamam. Farklı sloganlar atalım.

Eskişehirspor kongre delegeliği çok önemli, çok kıymetli. Kongre delegeliği aidatlar, Eskişehirspor'a aidiyetin en temel kuralı. Şimdi bugün itibarıyla haziruna baktığımızda üyenin büyük bir bölümünün aidat ödemediği için kongre delegelerinin hazirunda yer almadığını görüyoruz. Mali açıdan bu da Eskişehirspor'u sıkıntıya sokan konulardan birisi. Eğer biz gerçek anlamda Eskişehirsporluysak bu mevcut, bakın ödenmeyen aidatlar 2 milyon 718 bin küsur lira. Lütfen aidatlarını kongre delegeleri ödesin. Hepimizin görevi mali olarak Eskişehirspor'u yaşatmak. Birlikte güçlüyüz. Bu şehirde bu potansiyel var. Mali genel kurulla ilgili hazırladıkları ayrıntılı rapordan dolayı ve bu anlamda o rakamları falan tek tek burada bizim önümüze serdikleri için objektif bir biçimde Kulüp Başkanımız Ulaş Entok'a, yönetim kurulu üyelerine, yine bu bilançoda mevcut ciddi rakamlarla Eskişehirspor'a katkı koyan büyük Eskişehirspor taraftarına sonsuz saygılarımı sunuyorum."