Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt şu ifadeleri kullandı;
"Bir sezon geçti. Şimdi yeni sezonun hazırlığı dönemindeyiz. Keşke geçen sezon şampiyon olsaydık, bir üst lige çıksaydık, şimdi çok daha farklı şeyler konuşuyor olabilirdik. Ancak şu anda gelinen nokta belli. İşte 2 bin küsur üyeden 120 kişiyle kongre yapar noktadayız. Ancak Türkiye'nin en çok taraftarına sahip, stadyumu dolduran, Galatasaray'dan, Beşiktaş'tan daha çok seyirci toplayabilen bir kitleyiz. Bu aradaki çelişkiyi çözmemiz lazım.
Eskişehirspor büyük bir kulüp. Eskişehirspor siyaset üstü, bunun altını çize çize vurguluyorum. Belki burada en çok siyaset yapan kişilerden birisi benim ama buraya siyasetçi kimliğimi bir tarafa bırakarak geliyorum. Ve Eskişehirspor ile ilgili yaptığım konuşmalarda, değerlendirmelerde tamamen Eskişehirspor taraftarı kimliğiyle yapıyorum. Biz bu takım galip geldiği zaman AK Parti, Gök Parti demeden herkes alkışlıyor. Mağlup geldiği zaman da herkes ağlıyor. O zaman burada bir siyaset, senin takımın, benim takımım noktasında olmamalı.
Ama siyasetçilerin güçleri var ise, iktidar özellikleri var ise yerelde ya da genelde bunu Eskişehirspor lehine kullanmalılar. Türkiye'deki uygulama bu. Niçin Trabzonspor en çok parayı alıyor? Niçin en çok reklamı o alıyor? Kamu kurumlarından, yani şimdi düşünün, Türk Hava Yolları onlara veriyor. Efendim, Boraks onlara veriyor ya da başka firmalar. Buradan yararlanabilmeliyiz. Siyasetçi onun için lazım. Eğer bunu yapmıyorsanız kuru kuru güncel siyasetle, orada popülizmle bu işler olmaz. Hiç kimseye de faydası olmaz, olmadı nitekim.
En büyük futbolcumuz Kaptan Fethi Heper, Belediye Başkan adayı oldu, kazanamadı. Yılmaz Sezer Belediye Başkan adayı oldu, kazanamadı. Nebi Hatipoğlu Belediye Başkan adayı oldu, kazanamadı. Demek ki siyasetle Eskişehirspor'un çok böyle içli dışlı olmasının gereği yok. Biz burada Eskişehirspor'un gelirini nasıl artırırız? Eskişehirspor'un haklarını nasıl koruruz? Bu noktaya bakmalıyız.
Eskişehirspor'un gelirinin artırılabilmesi için bir kere güvenilir bir yönetim lazım. O şimdi 2 yıldır var. Ve 2 yıldır var olduğu için de ciddi anlamda bir kaynak yarattılar. Ancak bunun sürdürülebilir olması lazım. Biriken borcun kapatılarak profesyonelce bir kulüp yönetimine dönüşmesi lazım. Arkadaşımız söyledi, futbolcuları satıp para kazanacak noktaya gelmemiz lazım. Şu anda bunlar yok. Bunların olabilmesi için yan yana durmamız lazım. Kimlerle yan yana durmamız lazım? Eskişehir'deki herkesle. Eskişehirspor'un eski başkanları bu kongrelere gelmeli. Eskişehirspor'un maçlarına gelmeli, gelebilmeli. Eskişehirspor'un bugünkü borcunun kaynağı ya da sebebi olanlar buna bir çözüm üretmeli. Tamam, ben borcu yaptım, gittim. Ne olacak? Gelenler düşünsün. Gelenler düşünüyor ama bütün kapılar kapalı. Sadece bir loca almakla bu iş çözülmez. Sadece bir kombine bilet almakla bu iş çözülmez. Bunun bir akarının olması lazım ki o biriken borç kapatılsın, işte atıyorum, bu yıl sattığımız futbolcu bize bir kaynak yaratsın, garanti olsun. Şimdi bu işler maalesef yok.
Ancak şu da yok. Eskişehirspor haksızlığa uğruyor ve arkadaşımız dedi, işte hakem hataları. Hakem hataları değil bunlar. Bunlar planlı oyunlar. Bu planlı oyunları bozmamız lazım. İşte o lobi lobi lobi dediğimin altında yatan budur. Federasyonla mı söz edeceksiniz, Hakem Kurulu ile mi söz edeceksiniz, iktidarla mı, bakanla mı, kimle söz edilecekse bu çözülmelidir. Eskişehirspor'a karşı bir haksızlık yapılmamalıdır.
Bu yıl tamam, belki Eskişehirspor'a karşı doğrudan bir haksızlık yapılmadığı varsayalım ama rakibinize karşı pozitif haksızlıklar yapıldı. Kütahyaspor 85. dakikadan sonra kaç maç kazandı? Kaç tanesi penaltıyla? Şimdi bunları da durduracak bir çalışma yapmak lazım. Bunun için Eskişehir'in tümü, mademki şehir takımıyız, mademki bütün Eskişehir Eskişehirsporlu, 30 bin kişiyi dolduruyoruz stada ama bu hakem hatasına karşı Ticaret Odası da itiraz etmeli, Sanayi Odası da itiraz etmeli, siyasi partiler de itiraz etmeli.
Ben federasyona yazı yazıyorum, federasyona dava açıyorum, federasyonu eleştiriyorum ama 1 tane. Sivil toplum örgütlerinin tümü, esnaf odaları, sendikalar, bu hakem hatasına karşı niçin göz yumuyorsunuz diyebilmeli. Diyebilmeli ki bütün şehrin takımı olduğumuz anlaşılsın. 1 milyon kişi Eskişehirspor'un arkasındadır, Eskişehirspor'a haksızlık yapılamaz dedirtmeliyiz. Bunu dedirtirsek biz şampiyon oluruz.
Bu yıl oynanan oyun belki o ligin en iyi takımıydı, en iyi oyuncuları vardı, en çok gol atan takımıydı ama şampiyon başkası oldu. Bunları söyleyince de eleştiriliyoruz, siyaset yapılıyor gibi algılanmamalı. Tamamen iyi niyetle söylenen ve bu işin düzgün olabilmesi için elini taşın altına koyan bir taraftar olarak söylüyorum.
Önümüzdeki yıl aynı şeyler yeniden olmasın. Buna cesaret edemesinler. Eskişehirspor'un hakkını yemeye hiç kimse cesaret edememeli. Kulübümüz bunun peşini bırakmamalı. Ama eski yöneticiler de bu işi bildiğini söyleyenler de kulübe destek olmalı. Federasyonda, İstanbul'da, Ankara'da bir yolları varsa, bir formülleri varsa, bir dostları varsa bunu açmalı.
Ben şimdi gördüğüm şu, Ali varsa ben yokum, Veli varsa ben yokum. Eskişehirspor var. Eskişehirspor'a böyle yaklaşıyorum ben. Herkesin de böyle yaklaşması gerektiğini düşünüyorum. Bu güvenli ortam sağlanırsa bu paralar toplanır. 1 kişinin, 2 kişinin sırtına kalmaz. Ve o paralar toplandığı zaman da Eskişehirspor hak ettiği yere gelir. Hiçbir sıkıntı olmaz. Hiç kimse çoluğunun çocuğunun rızkını bu takıma vermek zorunda değil.
Ama 30 bin kişinin doldurduğu bir statta eğer siz 10 bin bilet satıyorsanız bu da sıkıntıdır. Bu da bir yanlışlıktır. Şu andan itibaren kombinelerin alımı için bütün taraftarların harekete geçmesi lazım. Peşin para lazım, şimdi lazım ve o zaman bir fedakârlık yapalım. Herkes elinden geldiği ölçüde bu işi gerçekleştirsin.
Ondan sonra da işte daha önceleri yaptığımız görüşmelerde, konuşmalarda bir divan kurulu oluşturulacaktı, bir bütünlük sağlanacaktı. Bu noktada bir hareket edilsin. O kırgınları, küskünleri bir bulalım. Bir barışalım, bir kucaklaşalım. Yan yana gelsinler. Bunun yarattığı sinerji çok daha büyük sonuçlar doğurur. Ben atıyorum şimdi eski 10 tane başkanın yan yana gelip maç seyretmesinden çok büyük bir mutluluk duyarım. Taraftar da duyar herhalde. Bu noktada bu arkadaşlar ikna edilmeli. İkna edilemiyorlarsa gölge etmesinler. Bir daha da bu işte uğraşan uğraşsın. Sonuç alalım.
Önümüzdeki süreçte biz yapabildiğimiz ölçüde her türlü desteği yaparız. Olması gereken ne ise kulüp başkanımız bize söylediği zaman gereğini yaparız. Ama biliyorsunuz belediyelerde bir takım şeyler yasak, bir takım şeyler olmaz. Dolayısıyla biz o yaptığımızla da hava atmayız.
Yapılacak iş bellidir. Eskişehirspor'da kenetlenmek. Eskişehirspor'un taraftarının arzuladığı yere gelecek psikolojik ortamı sağlamak. Bu yönetimin işidir. Yönetim güvenilir bir ortam yarattı, arkasında Eskişehir var, taraftar var, kitle var. Ekonomik destek de buluyor. O zaman bu işin sürdürülebilir hale gelmesini sağlayalım. Bilen insanlarla çalışalım.
Eskişehirli olması tercih edilir, hiç sıkıntı yok. Çünkü sokakta yürüdüğü zaman ya annesi, ya babası, ya teyzesi "Yahu niçin böyle yaptınız, niye yenildiniz?" diyebilir. Ama diğerlerini göremiyoruz, tanımıyoruz. O nedenle de zaten maçtan sonra da çekip gidiyorlar.
Ben yerli ve milli dedikleri işin gerçekleşmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Bu sağlanabilir mi? Sağlanabilir. Ama herkese fedakârlık düşer. Bizim yerlilerimiz diğerinden daha çok para isterse o da olmaz.
O nedenle Sayın Başkanım, Sayın Yönetim Kurulu üyelerimiz, 2 yıldır fedakârca çalıştınız, tebrik ediyorum. Önümüzdeki süreçte de elinizi taşın altına koyuyorsunuz, başarılar diliyorum. Ben bu eleştirilerimize alınmayın diyorum. Bu eleştirilerimiz yapıcı eleştiri, iyi niyetli eleştirilerdir. Eskişehirspor için şampiyonluk beklentisiyle yapılan eleştirilerdir. Hiç kimsenin kimseden üstünlüğü yok. Herkes bir arada olmalı ve Eskişehirspor'u ait olduğu yere kadar götürmeliyiz. Ben bu duygularla önümüzdeki sezonda başarılar diliyorum. İnşallah şampiyonluk gelir."





