Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi Başkanı Ali Paşa Şanlı şu ifadeleri kullandı:
"Bir imza kampanyası başlatmıştık. İmza kampanyamız devam ediyor. 30 Haziran aynı zamanda Dünya Emekliler Günü. 30 Haziran Salı günü saat 14.00'te toplanan bu bütün imzalarımızı Cumhurbaşkanlığına göndereceğiz. PTT önünde bir açıklamayla göndereceğiz. Ortalama 2000'e yakın günde imza atan var görebildiğimiz kadarıyla. 1500 ile 2 bin civarında yani atılan imza var.
Burada taleplerimiz Cumhurbaşkanına ileteceğimiz taleplerimiz tek tek sıralanmış durumda. İşte emekli maaşlarının yeniden düzenlenmesi, en düşük emekli maaşının en düşük memur maaşına eşitlenmesi, sağlık giderlerinden kesinlikle para alınmaması, sendikal hakkımızın önündeki engellerin kaldırılması, intibak yasasının derhal çıkarılması bütün taleplerimizi içeriyor.
Sizlerle de sürekli paylaşıyoruz kamuoyunda. Son haziran ayı verilerine göre biz Maliye Bakanlığında örgütlü Büro Emekçileri Sendikasının verilerini kullanıyoruz. Yoksulluk sınırı 120 bin liraya dayanmış. Açlık sınırı 48 bin lirayı geçmiş. Bu koşullarda 20 bin lira emekli aylığı bir emeklinin aylık gıda ihtiyacını bile karşılamaz.
Artık bu gerçeği ülkeyi yönetenler de biliyor, Cumhurbaşkani da biliyor. Biz onun için Cumhurbaşkanına diyoruz. Anne baba ile 2 çocuğun çay simit hesabını yeniden yapsın, en az 60 bin lirayı geçmesi lazım. Öyle düşünüyoruz. Ama taleplerimizi içeren bu imzaları Cumhurbaşkanlığına göndereceğiz.
Bu zamana kadar hiç yetkisini biz emeklilerden yana, asgari ücretliden yana kullanmadı. Bir kere de olsa bizden yana kullansın istiyoruz yani, bütün talebimiz bu. Gönderdiğimiz imzaların da mutlaka onu etkileyeceğini, bu toplanan imzaların da taleplerimiz açısından ne kadar önemli olduğunu o da görecektir. Çünkü emeklinin durumu perişan.
20 bin lira emeklinin aylık gıda ihtiyacını bile karşılamıyor. Çok komik bir rakam. Eskişehir gibi yerde en düşük kiralar 10 bin ile 15 bin lira. Zaten anne baba 2 çocuk sabah, öğlen, akşam bir çay simit yeseler 12 bin lirayı geçiyor. 20 bin lira geriye kaldı 8 bin lira. Emeklinin evi yoksa nasıl geçinecek. Bunlar gerçek, ortada.
Bizim taleplerimiz de açık ve net. Fazla bir şey de istemiyoruz. Zaten yoksulluk sınırının yarısına hiç olmazsa çıkarılmasını istiyoruz. Yani düşünün emekliler yoksulluk sınırının yarısına razı. Hâlâ ülkeyi yönetenler bunu görmüyorsa onlara artık söyleyecek bir şeyimiz yok yani. Mücadelemiz sürecek.
Emekli bir vatandaşın 20 bin lira emekli aylığıyla geçinmesi mümkün değil. Mecburen emekli çalışmak zorunda yaşamını sürdürmek için. Kimi pazarda işte orada yardımcı oluyor o şekilde. Kimi kahvelerde çay ocağında çalışıyor ya da diyelim ki garsonluk yapıyor, lokantada garsonluk yapıyor. Olmuyor işportacılık yapıyor. Yani yaşamını sürdürmesi için çalışmak zorunda. Böylesi bir yokluk, yoksulluğun içerisinde.
Yaşamını sürdürebilmesi için de mecburen bir ek gelirinin olması lazım. Çırak ve kalfa bulamayan esnafın imdadına emekliler yetişiyor. Çünkü emekliyi en azından hiç olmazsa sigorta primi ödenmiyor, bir şey yapılmıyor. Onlar da yandan işte 3-5 kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmek için katlanıyorlar yani. O da sonuçta sağlıkları elverene kadar da çalışıyorlar."





