Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi Başkanı Ali Paşa Şanlı şu ifadeleri kullandı;

"Ben emekli bir öğretmenim. Ülkemizde bu ekonomik krizin derinleştiği bu dönemde sokakları özgürleştiren emekliler.

Çünkü bu ekonomik krizi en kötü halleriyle emekliler ve asgari ücretliler yaşıyor.

Ülkemizde... Ülkemizde toplam 17 milyona yakın emekli var. 7 milyona yakın emekli 12.500 lira maaş alıyor.

Toplam 17 milyon emeklinin ortalama maaşı ise 25-26 civarında ortalamaya vurursak.

Ama tabii ki AKP'nin iktidara gelmesiyle birlikte reform adıyla yaptığı 5510 sayılı yasa var, 2008 yılında bu yasayı çıkardılar.

Ama o zaman bu kadar derinleşmemiş bir ekonomik krizden dolayı birçok emekli bunu anlayamadı, algılayamadı, o tehlikeyi görmedi. Ama sonuçta emek örgütleri olarak çok buna vurgu yapılmasına rağmen bugün geldiğimiz noktada biz daha çok ülkemizde yaşanan bu ekonomik kriz ve koşullarda yaşamda çok daha doğru olduğu için KESK'e bağlı Büro Emekçileri Sendikası'nın BES-AR verilerini kullanıyoruz.

BES-AR'ın dışındaki bütün veriler bize gerçek yaşamda iktidarın ekmeğine yağ süren veriler olarak görüyoruz.

Bütün siyasi örgütlerin, bütün meslek odalarının, bütün siyasi partilerin, muhalif örgütlerin de bu anlamda gerçek yaşama uygun olan rakamları bu anlamda kullanmalarını hep önerdik o zamana kadar.

Eylül ayı verilerine göre yoksulluk sınırı 125 bin liraya dayanmış. Bekar bir çalışanın yaşamını sürdürebilmesi için Eylül ayı BES-AR verilerine göre 80.863 lira aylık gelirinin olması gerekiyor.

Düşünün artık emeklinin aldığı maaşla asgari ücretin 28.075 lira olduğu bu koşullarda... En derin ekonomik krizin gerçekten sanki emeklilermiş gibi emeklilere yüklendiği böyle bir ceberut anlayışla da mücadele ediyoruz.

Ama tabii ki bu emekli kuşağı 12 Mart'ı görmüş, 12 Eylül'ü görmüş, zindanlarına girmiş çıkmış, mücadele etmiş, düşmüş kalkmış... Ama bugün de bu mücadelede yine sokakları özgürleştiren bir kuşak olması anlamlıdır.

Çünkü bu kuşak, özellikle bu kadar ekonomik krizin derinleştiği dönemde adaletsiz bir gelir dağılımı var, bunun düzenlenmesini istiyoruz.

Biz sadece emeklilerin, asgari ücretlilerin insanca yaşayabilecekleri bir ücret için değil, ülkemizde üst bürokratların, bakanların, milletvekili maaşlarıyla birlikte emeklinin 20-25 kat maaş aldıkları böyle bir adaletsiz gelir dağılımına karşı bu ülkede adaletli bir gelir dağılımı düzenlenmesi diyoruz.

Bunu da ülkemizdeki demokrasi mücadelesinden ayrı düşünemiyoruz. Ve biz biliyoruz ki bu mücadelede iktidarın bütün oyunlarına, kirli oyunlarına rağmen birlikte yan yana gelerek bu mücadeleyi büyütürsek mutlaka biz kazanacağız.

Ve şunu hepiniz biliyorsunuz, tarihe baktığınız zaman en büyük diktatörlerin bile ayarını bozan sokaktır. Onun için biz emekliler sokağı temel alıyoruz, sokaktaki mücadeleyi temel alıyoruz. Onun için de bütün emeklileri de bu mücadeleye katılmaya davet ediyoruz.

Ve 17 milyon emekli eşleriyle birlikte 34 milyon seçmen yapıyor. Çevresiyle birlikte 40 milyon seçmen yapıyor. Bunun bilincindeyiz. Eğer gerçekten sandığı önümüze koyarlarsa seçimi emekliler belirleyecek. Koymazlarsa ama o sokaktaki mücadeleyle mutlaka yine bu emeklilerle birlikte, birlikte mücadelemizi kazanacağımıza inanıyoruz.

Onun için ben burada bu şekilde tamamlamaya çalışıyorum.

Biz özellikle gençler, kadınlar, doğaya sahip çıkanlar, havamıza, suyumuza sahip çıkanlar, yer altı, yer üstü kaynaklarımıza sahip çıkanlar olarak bu mücadelede biz emekliler her alanda varız. Eskişehir'de bu birleşik mücadelenin somut örneklerini yaşayan bir iliz biz.

Hakları için mücadele eden emekçilerin de yanındayız, asgari ücretlinin de yanındayız, Hastaneler Halkındır Platformu'nda da biz varız, Emek Platformu'nda da biz varız, siyasi partiler olarak hiçbir ayrım yapılmaksızın bu tek adam rejimine karşı alanda olanların da yanında varız. Bu birleşik mücadeleyi somut olarak yaşama geçirmek için üzerimize düşeni yapıyoruz.

Sizlerden de bu mücadelede evde oturmaktan çok artık sokakta bizimle birlikte olmanızı istiyoruz. Ve şuna inanıyoruz: Biz birlikte yan yana gelirsek, birlikte olursak tüm bu ceberut yönetime, bu haksız, adaletsiz tek adam rejimine inat; çocuklarımıza, torunlarımıza kardeşçe, birlik ve beraberlik içinde yaşayabilecekleri, demokratik bir ülkede onurla, onurlu yaşayabilecekleri bir ülkeyi mutlaka yaratabiliriz. Böyle bir gücümüz var ve bu gücümüzü biliyoruz. Ve emekliler olarak bu mücadelede, birleşik mücadelenin büyümesinde her zaman yan yana olacağız, omuz omuza olacağız ve mutlaka bizler kazanacağız."