Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi Başkanı Ali Paşa Şanlı şu ifadeleri kullandı:

"Maden işçileri kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesini istiyorlar. Ödenmeyen maaşlarının ödenmesini istiyorlar. Bu haklı mücadelelerine biz de emekliler olarak destek oluyoruz. Çünkü orada direnen maden işçileri içerisinde 100’e yakın emekli işçi var.

Onlar da yaşamlarını sürdürebilmek için emekli oldukları halde yerin altında, madende çalışıyorlar. Ama maaşları ödenmiyor, hakları verilmiyor. Ne acıdır ki siyasi iktidar, Maliye Bakanı, Çalışma Bakanı, İçişleri Bakanı ve Enerji Bakanı verdikleri sözleri yerine getirmiyorlar.

Daha önce yaptıkları Ankara yürüyüşü ve direnişinde kendilerine söz verilmişti. Bütün hakları ödenecekti. Protokoller yapılmıştı. Ama bakanlar o protokollerin gereğini yapmadılar.

Şu an Ankara’da maaşları için direnen maden işçilerine destek için alanlardayız. Bütün Eskişehir halkını da desteğe çağırıyoruz. Çünkü onlar yerin altında yaşamlarını sürdürebilmek, çocuklarının ve ailelerinin geçimini sağlamak, kazanılmış maaş haklarını yeniden almak için mücadele ediyorlar.

Buradan onlarla dayanışma içinde olduğumuzu söylüyoruz. Ülkemizin her tarafında Tüm Emeklilerin Sendikası olarak bunun için alanlardayız ve hep birlikte haykırıyoruz: Direnen maden işçisi yalnız değildir.

Ankara’da direnen sadece Mihalıççık Doruk Madencilik işçileri değil. Elazığ’dan Eti Gümüş Maden işçileri de aynı şekilde aylardır maaşları ödenmediği için Ankara’daki direnişteler.

Buradan direnişte olan, maaşları için, çocuklarının rızkı ve yaşamları için mücadele eden bütün maden işçilerine destek olmak için alanlardayız. Bütün Eskişehir halkını da duyarlı olmaya çağırıyoruz.

Mihalıççık’tan Ankara’ya üç defa yaptıkları yürüyüşün sonucunda kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesi için direniyorlar. Ödedikleri primlerin karşılığını almak için direniyorlar. Bakanlıklarla yapılan ve imzalanan protokollerin yerine getirilmesi için direniyorlar. Aylardır ödenmeyen maaşlarının ödenmesi için direniyorlar.

Ama ne acıdır ki Yıldızlar Holding bu hakları vereceğini söylemesine ve geçmişte söz vermiş olmasına rağmen halen gereğini yerine getirmedi. Çalışma Bakanı ve Enerji Bakanı da yapılan protokoller konusunda söz vermiş olmalarına rağmen bu sözler halen yerine getirilmedi.

Onun için buradan başta Cumhurbaşkanı olmak üzere iktidara sesleniyoruz. Direnen maden işçileri haklıdır. Maaşlarını istiyorlar. Çocuklarının yaşamı ve rızkı için maaşlarının verilmesini istiyorlar. Ödedikleri primlerin karşılığını istiyorlar. Onun için buradan hep birlikte haykırıyoruz: Zafer direnen emekçinin olacak.

Buradan bir gerçeği daha açıklamak istiyorum. Yıldızlar Holding verdiği sözleri yerine getirmiyor. AK Parti’nin iktidara geldiği günden bugüne Yıldızlar Holding tam 2 bin 364 tane maden ruhsatı almış. Bu da Yıldızlar Holding’in ne kadar güçlendirildiğini ve korunduğunu gösteriyor.

Buradan Cumhurbaşkanına da sesleniyoruz. AK Parti Genel Başkanı olduğu zaman salon salon, meydan meydan gezip şunu söylüyordu: Biz garip gurebanın haklarını korumak için geliyoruz, onları mağdur etmemek için geliyoruz diye alanlarda, sokaklarda, salonlarda haykırıyordu. Buradan kendisine çağrıda bulunuyoruz.

Ankara’da direnen işçilerin hakları açık ve net. Talepleri açık ve net. Ödenmeyen maaşlarını istiyorlar. Cumhurbaşkanının sesi çıkmıyor. Garip gurebayı koruduğunu söyleyerek salon salon gezen Cumhurbaşkanı, bir an önce o işçilerin direnişini ve haklarını görerek haklarının verilmesi için yetkisini kullanmalıdır.

Yoksa direnen işçiler, haklarını almadan oradan ayrılmayacaklarını söylediler. Biz de Eskişehir’de onlara destek için buradayız. Çünkü o maden işçilerinin içerisinde yaşamını sürdürebilmek için emekli olduğu halde çalışan yaklaşık 100 emekli işçi var. Onun için buradan hep birlikte haykırıyoruz: Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız.

Buradan bir kere daha başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, daha önce işçilerle yapılan protokole imza atan Çalışma Bakanına çağrıda bulunuyoruz. Maliye Bakanına, Enerji Bakanına çağrıda bulunuyoruz. Daha önce attığınız imzaların gereğini yerine getirin. Yıldızlar Holding’in karşısında sessiz kalmanız sizi kurtarmaz. Bu duruşunuz sizi haklı çıkarmaz.

Onun için buradan o protokolün yerine getirilmesi için Maliye Bakanlığına, Çalışma Bakanlığına ve Enerji Bakanlığına çağrıda bulunuyoruz. Ayrıca İçişleri Bakanına da söyleyeceklerimiz var.

İşçiler orada hakları için direniyorlar. Hırsızlık yapmadılar. Yolsuzluk yapmadılar. Yıldızlar Holding gibi ülkemizin yeraltı madenlerini uluslararası sermayeye peşkeş çekmediler. Çocuklarının rızkı için oradalar. Hakları için oradalar. Biz de onlarla dayanışmamızı sürdüreceğiz. Onlar Ankara’da direniyorlar, biz de onların direnişine destek için buradayız. Onun için hep birlikte haykırıyoruz: Direnen maden işçisi yalnız değildir.

Buradan halkımıza bir kere daha açıklama ihtiyacı duyuyoruz. AK Parti Genel Başkanı olduğunda Cumhurbaşkanı salon salon gezip çay simit hesabı yapıyordu. İstanbul’da bütün salonlarda ve alanlarda anne, baba ve iki çocuğun çay simit hesabını yapıyordu. Diyordu ki bugün asgari ücretle anne, baba ve iki çocuğu sadece sabah bir çay simit, öğlen bir çay simit, akşam bir çay simit yeseler dahi bu maaş onlara yetmez.

Bugün asgari ücret hâlâ 28 bin 75 lira. Açlık sınırı 50 bin liraya dayandı. Buradan Cumhurbaşkanına çağrıda bulunuyoruz. Orada direnen maden işçilerinin maaşları aylardır ödenmiyor. Bu haksızlığa, bu hukuksuzluğa, bu adaletsizliğe sessiz kalınmamalıdır.

Çünkü Cumhurbaşkanlığı sistemi ile yönetiliyoruz. Bütün yetki Cumhurbaşkanının iki dudağı arasında. Sessiz kalarak kendisini haklı çıkaramaz. Çünkü bütün yetki onda. Buradan Cumhurbaşkanına çağrıda bulunuyoruz. Oturduğun sarayından anne, baba ile iki çocuğun sabah bir çay simit, öğlen bir çay simit, akşam bir çay simit hesabını yaparsan bugün en düşük emekli maaşının 50 bin lirayı geçmesi gerektiğini göreceksindir. Onun için buradan hatırlatma yapıyoruz ve haykırıyoruz: Haydi şimdi çay simit hesabı yapsana.

Cumhurbaşkanı sarayında bir eli yağda, bir eli balda saltanat içinde yaşam sürüyor ama öbür taraftan emekliler ve asgari ücretliler, açlık sınırının 50 bin lira olduğu bir ortamda bunun altında gelirlerle yaşamlarını sürdürebilmek için ek işler yapmak zorunda kalıyorlar.

Emekli maden işçileri, emekli oldukları halde yaşamlarını sürdürebilmek için yerin altında, yaşamlarını yitirebilecekleri şartlarda çalışıyorlar. Onun için buradan Cumhurbaşkanına çağrıda bulunuyoruz. Ankara’da direnen maden işçileri yalnız değildir.

Onlar hırsızlık yapmadılar. Onlar mafya çetesi üyesi değiller. Onlar ülkemizin yeraltı madenlerini talan eden şirketler değiller. Onlar yeraltında ülkemize değer katmak için madende çalışan işçiler. Onun için onların bir an önce haklarının verilmesini istiyoruz. Hep birlikte haykırıyoruz: Zafer direnen emekçinin olacak.

Arkadaşlar, basın şu anda belediyede olduğu için yeni geldiler. Onları bekliyorduk. Bu arada da söyleyeceğimizi söyledik. Buradan Cumhurbaşkanına iletmişlerdir, duymuştur. Kulaklarını çınlatıyoruz her zaman. Çay simit hesabı yap dediğimiz zaman zaten onun kulakları çın çın sızlıyordur. Sızlamıyorsa da sızlatmaya devam edeceğiz.

Ama şu bir gerçek. Bakın, hepiniz televizyonlardan ve basından izliyorsunuz. Mihalıççık’taki Doruk Maden işçileri buradan Ankara’ya üç kere yaya olarak, hakları için yürüdüler. Sonuçta taleplerini bundan önceki dönemde kabul ettirdiler ve o talepleri protokol haline getirdiler. O protokole Çalışma Bakanı, Enerji Bakanı ve yetkili olan bütün bakanlıklar imza attılar.

Ama bu protokollerin gereği halen yerine getirilmedi. Onun için yine direniyorlar. Aylardır maaşlarını alamadıkları için perişan durumdalar. Çocuklarının ve ailelerinin yaşamını sürdürebilmek için şu anda verilen sözlerin yerine getirilmesini bekliyorlar.

Enerji Bakanı ile görüşmek istiyorlar. Enerji Bakanı Yıldızlar Holding’den korktuğu için, o da ona hizmet ettiği için onları görüşmeye kabul etmiyor. Buradan onu protesto ediyoruz arkadaşlar. Islıklarımızla, alkışlarımızla Enerji Bakanını protesto ediyoruz. Direnen maden işçilerini görüşmeye kabul etmediği için protesto ediyoruz.

Ve biliyoruz ki bu maden işçileri, yerin altında yaşamlarını yitirme tehlikesi altında çalıştıkları halde, haklarını alıncaya kadar sonuna kadar direnecekler. Biz de emekliler olarak onların bu haklı direnişinin yanındayız. Onun için sokaklardayız, alanlardayız. Genel merkezimiz bugün akşam onlarla dayanışma içerisinde olacak.

Çünkü onlar yaşamlarını sürdürebilecekleri aylıklarını bile alamıyorlar. Ceplerinde beş kuruş harçlıkları bile yok. Ankara’daki demokratik kitle örgütleri de onlarla dayanışma içerisinde olarak oradaki gıda ihtiyaçlarının karşılanmasına destek oluyorlar.

Bugün de Tüm Emeklilerin Sendikası olarak Ankara’da direnen bu maden işçileriyle sendikamız dayanışma içerisinde olacak. Biz de illerden bu dayanışmamızı gösteriyoruz ve onun için buradayız. Hep birlikte haykırıyoruz: Direnen maden işçisi yalnız değildir.