Tepebaşı Belediyesi CHP Grup Başkanvekili Atilay Dalgıç şu ifadeleri kullandı:
"Aslında biz geçen ayki faaliyet raporunda bu tabloları çok geniş anlattık. O yüzden ben bugün çok tekrara kaçmadan kısaca değineceğim. Şimdi Cihan Ertok her zamanki gibi şaşırtmaya devam ediyor bizi. Dedi ki, bize çok belgeler verilmiyor. Cihan Bey 45 gün her istediği belgeyi, incelemeyi yaptı Denetim Kurulu Komisyonu üyesi olarak ve bu denetim komisyonu raporundan daha uzun bir karşı oy yazısı yazdı. Şimdi Cihan Bey, sormak isterim; o karşı oy yazısını kim yazdı? Siz eğer o raporlara, belgelere ulaşamıyorsanız, belgeler verilmiyorsa o zaman neye dayanarak yazdınız bunu?
İkincisi, “takım tutar gibi el kaldırdık” dediniz. Cihan Bey bir gün bizim takımlara el kaldırırsa bu söylediğini o zaman değerlendirip ciddiye alabiliriz. Sayın Başkan, değerli Meclis üyeleri; bu genel bir değerlendirme yapmak isterim kesin hesap raporları üzerinden. Rakamlara hiç girmeden; çünkü herkes rakamları çok fazla söyledi.
Bu kesin hesapta bir kere biz kesin hesabı, performans oranını, faaliyet raporunu kafamıza göre hazırlayamayız. Bunların nasıl hazırlanacağı yasada bellidir. Her kurum, sadece belediyeler değil, bütün kurumlar o yasadaki şekle uygun olarak kesin hesabını, performans oranını, faaliyet raporunu hazırlarlar; ona göre sunarlar. Bizim kesin hesabımızda da yasada ne belirtilmişse bütün unsurlar yer alıyor.
Şimdi Cihan Bey ve grubu yönetime ortak olmak istiyor. Onların derdi Meclis üyeliği faaliyetini yürütmek değil, Tepebaşı Belediyesini yönetmek. Şimdi Belediye Kanunu’nun 18. maddesini okuyun, dönün bir daha okuyun, dönün bir daha okuyun. Belediye Meclisi ne yapar, Belediye Meclis üyelerinin yetkileri nelerdir, nerede başlar nerede biter?
Şimdi şirketler her defasında söylüyorsunuz. Şirketler Ticaret Kanunu’na tabi olur ve bütün denetimleri de Ticaret Kanunu’na göre yapılır. O yüzden şirketlerin denetimiyle ilgili bir sıkıntınız varsa gideceğiniz yer Ticaret Mahkemesi’ne gidip dava açabilirsiniz. Onu getirip kesin hesabın içinde “şirketleri de görüşelim” demek zaten yasaya da uygun değil.
Bir belediyenin durumuna bakmak için bakacağınız ilk yer öz varlıktır. Bir belediyenin öz varlığı artıyorsa o belediye ya da bir kurum fark etmez; bir şirket, bir kişi öz varlığı artıyorsa her yıl o doğru yoldadır, kâr ediyordur. Şimdi bizim öz varlığımız 2023’ten beri sürekli artmış. Bugün 8 milyar 220 milyon, yuvarlayarak söyleyeceğim, Tepebaşı Belediyesinin öz varlığı vardır. Yani bu bütün borçlarını, her şeyini, yükümlülüklerini düştükten sonra belediyenin aktif öz varlığıdır.
Şimdi gelir-gideri karşılama oranı. Bizim 2024 ile 2025’i karşılaştırın. 2025’te belediyenin ne kadar büyük başarı gösterdiğini, ne kadar büyük gelirlerinde artış olduğunu, giderlerinin nasıl azaldığını görürsünüz. Biz 2024’te yaklaşık şu anda tam aklımda yok ama 400 milyon civarında bir eksideyken, 2025’te 500 milyon gelir-gider farkı artı olmuş. Yani bir senede neredeyse bütçesinin yarısı kadar artı değer üretmiş belediye. Bunun sebebi belediyenin 2024’te, 2025’te tasarruf uygulamasıdır. İsraftan bahsetti biraz önce Cihan Bey, tam tersine belediye giderleri %39 oranında artarken belediyenin gelirleri %86 civarında artmış.
Şimdi gelirin yapısı da çok önemli. Bizim baktığımızda gelirimizin yapısı %56’sı öz gelirimiz, %44’ü Ankara’dan genel bütçe vergi gelirlerinden gelmiş. O da 5779 sayılı yasaya göre merkezde toplanan verginin %4,5’u belediyelere, büyükşehirdeki ilçe belediyelerine dağıtılır. Oradan gelen payımız %44. Geçen sefer de söyledim; kendi belediyelerini de incelesinler. Türkiye’de bu merkezi bütçeden gelen gelirin toplam gelirin %50’sinin altında olduğu belediye bulmak çok zor. Bu şunu gösterir: Bizim mali yapımız genel merkez, genel bütçe gelirleri olmasa bile sürdürecek boyutta. Tepebaşı’nın gelirleri iyi, mali durumu sağlamdır.
Şimdi iki hafta önce bunu tartışmıştık hastane satışlarından dolayı burada tartışma konusu oldu. AK Parti bir milletvekili bizim satışları paylaşmış gazetelerde “şu kadar gayrimenkul sattılar” vesaire diye. Yine ilçe başkanları da bir iki gün önceydi galiba; aynı şekilde “gayrimenkul sattılar” diyorlar. Şimdi elinizde kesin hesap var, elinizde mizan var, faaliyet raporu var. Geçen toplantıda da bahsettim. Her şey rakamlarla ortadayken hala dönüp arsa ve arazi satışlarından bahsetmeleri tamamen kötü niyetle algı yaratmaya yönelik olabilir.
Geçen hafta da söyledim, geçen ay da söyledim. Bizim 2025 yılında satılan toplam arsa ve arazinin değeri 89 milyon. Yani 89 milyon toplam gelirimizin %2,7’si. Olmasa da olur yani. Ve bunların 29 milyonluk kısmı, satılan arsa ve arazinin 29 milyonluk kısmı paydaşlara satılan, yani hisseli olduğumuz yerlerde İmar Kanunu 17. maddesine göre bunları biz onun paydaşlarına satmak zorundayız zaten. Bu yasal çerçevede yapılmış satış. Toplam gelirin %2,7’si ve dediğim gibi ihtiyaçtan satmamışız. Vatandaş talebi olmuş; biraz önceki gündem maddelerinde yine vatandaş talebi vardı. Maalesef reddettiler, kategorik bir ret. Bunu da anlamış değiliz. Bir şeye hiç değerlendirme yapmadan “biz kategorik reddediyoruz” demekle Meclis üyeliğiyle, Meclis üyesinin değerlendirmesiyle benim bağdaştırabildiğim bir şey değil.
Personel giderlerimiz yasada %30'un üzerinde personel gideri yapma hakkı tanıdığı halde bizim personel giderimiz 2025 yılında 408 milyon yani o yasanın da çok altında bizim personel giderimiz olmuş.
Son olarak belediyenin sürekli basında, burada borç yapısından bahsedip duruyorlar. Tepebaşı Belediyesi geçen sefer söylediğim gibi şirket olsaydı borsada sürekli yükselen bir şirket olurdu. 1 milyar 300 milyon civarında borcumuz var Tepebaşı Belediyesi'nin.
Bunların 430 milyonu uzun vadeli, 430 milyonu kıdem tazminatı karşılığı yani bugün belediye çalışanları çıktığında ödenecek olan kıdem tazminatı. O ortalama 15-20 senede ödeyeceğimiz bir para belki hiçbirimiz muhtemelen de buradaki hiçbirisi o paraların ödendiğini göremeyecek ama bunları bütçede borç olarak karşılık olarak yazılmak zorunda, 430 milyon.
40 milyon civarı teminatlar vesaire var, borç değil. Yine bankalara bir 80 milyon galiba 70 bankalara uzun vadeli yapılandırdığımız borçları var. Şunu söyleyebilirim: Bizim Tepebaşı Belediyesi'nin sıcak piyasaya hani ödenmesi gereken borcu 1 yıllık faaliyet kârından daha az. Yine böyle bir belediye bulmak mümkün değil.
Bunları Tepebaşı Belediyesi'nin mali durumunu sokak dedikodusu gibi değil de meclisteki buradaki arkadaşların faaliyet raporu üzerinden, bu kesin hesaplar üzerinden değerlendirmesini tavsiye ederim. Sayın başkan, bunun dışında ben bütün emeği geçenlere, başta başkanımız olmak üzere bütün bu hazırlığı yapanlara, kesin hesabı hazırlayanlara teşekkür ediyorum."