Kanal 26'da konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce şu ifadeleri kullandı:
"Büyük bir aşkla çalışıyoruz. Şehrimizde ben belediyeciliği hep şöyle görüyorum: Ahmet Ataç Başkanımızın, Tepebaşı Belediye Başkanımızın söylediği bir söz var, benim de çok hoşuma gidiyor. "Belediyecilik ibadet yapmak gibidir." der. Gerçekten bu şiarla çalışıyoruz.
Şehrimizde yaşayan hemşehrilerimizin hayatını kolaylaştırmak bizim için önemli. Onlara huzur veren bir şehirde yaşama imkânı sunabilmek için çalışıyoruz. Hemşehrilerimizin desteği, ilgisi de bizi çok mutlu ediyor. Onları yanımızda görmek, beraber görmek...
Mali disiplin konusunda çok büyük bir gayret gösteriyoruz. Sağladığımız mali disiplini halkımızın hizmetine nasıl dönüştürebiliriz, kamu kaynaklarını en uygun şekilde nasıl kullanabiliriz, bunun için uğraşıyoruz.
Bir taraftan tasarruf modelleri geliştiriyoruz. Ben ara ara arkadaşlarımızla tasarruf konusunda toplantı yapıyorum. Görev yönetim toplantılarımızda sadece "İşler nasıl gidiyor?" diye projelerimizi konuşmuyoruz. Sadece tasarrufla ilgili ayrı toplantılar yapıyoruz. Nereden ne kadar tasarruf edebiliriz, nasıl hizmete dönüştürebiliriz diye konuşuyoruz.
Belki aralık sonu gibi, ocak başı gibi 3 yılımızı değerlendirdiğimiz bir toplantıda daha uzun konuşabiliriz. Yoksa projelerimizi konuşmaya ve anlatmaya kalksak hakikaten süreç çok uzun sürecek.
Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği... Neşe teması çok hâkim. 1-4 Ekim arasında düzenlenecek bir şenlik. Yunus Emre'yi seçmenizin özel bir sebebi de var. Belediyecilik biraz da hemşehrilerini, o şehirde yaşayanları mutlu edebilme sanatı bence. Bu anlamda baktığımızda da mutlu olmanın ön koşulu ne? Biraz neşelenmek.
Bu karamsar havadan... Ülkemizin ve dünyanın şu anda hepimizin hissettiği karamsar bir havası var, değil mi? Savaşlar bir taraftan, ekonomik kriz, iklim krizi gibi bir sürü sıkıntıyla boğuşuyor dünyamız. Gençler geleceğe umutla bakmakta çok zorlanıyor.
Böyle bir durumda neşeden konuşmak, bahsedebilmek, Yunus Emre'nin dünyaya hediye ettiği, yüzyıllar öncesinden gelerek fısıldadığı o güzel cümleleri tekrar hatırlayabilmek, insanlık barışı adına, insanlık sevgisi adına bizim için çok değerli.
Benim hem seçim döneminde hem de 2026 projelerinde Yunus Emre ile ilgili bir festival yapmak ya da bir şenlik yapmak, onun adına bir şey düzenlemek çok büyük hayallerimden bir tanesiydi. Porsuk Festivali'ni gerçekleştirdik, şimdi Yunus Emre ile ilgili kısmındayız.
Yunus Emre'yi edebiyat şenliği ile buluşturmak en doğru konu bence. Çünkü onun söylediği sözler, bulunduğu yüzyıldan bu yüzyıla geldiğinde bile o kadar anlamlı ki Jülide Hanım. Hani diyor ya, sevmekle, sevilmekle ilgili, gönüller kurmayla ilgili söylediği sözler, dünya barışıyla ilgili söylediği sözler o kadar kıymetli sözler ki... Biz onları eğer 3-4 gün Eskişehir'de edebiyat buluşmalarında konuşabiliyorsak, tekrar Eskişehir'e, ülkemize ve dünyaya hatırlatabiliyorsak ne mutlu bize.
Uluslararası boyutunu özellikle çok istedik. Çünkü Yunus Emre'nin sadece Eskişehir'de, sadece ülkemizde kalmasını istemiyoruz. Başka ülkelerde de tanınır olmasını istiyoruz.
Her sene bir temasını seçerek... Aynı zamanda bir yarışma bu. Yani kompozisyon alanında, makale alanında, şiir alanında yarışmalar da var içinde. Birincilik, ikincilik ödülleri var. Yine kent ödülü var. Kent ödülü için de Latife Tekin seçildi ve ona da ödülünü vermekten büyük bir gurur duyacağız. Eskişehirliler onun kitaplarını çok okur, çok sever, biliyoruz.
Konuyu da neşe olarak seçtik. Neşe olarak seçmemizin de anlamı ve önemi, şu içinden geçtiğimiz karamsar hava içinde biraz neşe hakkında konuşabilmek. Özellikle belediyecilikle de bağdaştırarak, biraz önce söylediğim gibi, bu hemşehrilerimizi mutlu etme sanatıysa nasıl neşelendirebiliriz? Yunus Emre ile ilgili neleri daha çok katabiliriz şehrimize?
Bu topraklarda yaşamış, bu topraklarda vefat etmiş ve makamı bu şehrimizin sınırları içinde bulunan bu bilgeyi, bu büyük halk ozanını tekrar anmak istedik. Tekrar yaşatmak istedik.
Her sene Yunus Emre olarak devam edecek ama her yılın teması farklı olacak. Yunus Emre'nin biliyorsunuz şiirlerinde, söylemlerinde barış var, mutluluk var, insan sevgisi var, Hak sevgisi var, gönül sevgisi, gönül gözü var, neşe var, mutluluk var. Tüm bunları birleştirdiğimiz zaman aslında çok yüce bir dünya görüşü ortaya çıkıyor. Bir gönül sofrası ortaya çıkıyor.
Onun öğretilerinden gitsek şu anki kaosu çözebiliriz. Ne siyasette ne insanlar arası diyalogda, ilişkilerde ne de ülkeler arasında bugün yaşadığımız birçok sıkıntıyı yaşardık. Hani çok güzel bir sözü var ya, "Gönüller yapmaya geldim." diye. Keşke hepimiz bu dünyaya geliş amacımızın bu olduğunu anlayabilsek ve dünyaya geliş amacımızı "Gönüller yapmaya geldim." olarak görebilsek. Bugün yaşadığımız birçok sorun çok anlamsız olurdu herhâlde. Keşke hayata buradan bakabilsek."





