Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce şu ifadeleri kullandı;
"Yeşiltepe ile ilgili biliyorsunuz bizim bazı mahallelerimizde uzun yıllardır devam eden imar problemleri var. Yeşiltepe de bu mahallelerimizden bir tanesi. Tepebaşı Belediyemiz çok uzun süre bu konu hakkında çalıştı. Odunpazarı bölgesinde olan mahallelerimiz de vardı biliyorsunuz, Erenköy, Huzur gibi. Çalışmalarını tamamladıkça, meclislerinden geçtikten sonra da Büyükşehir'e gelmeye başlıyor. Tabii yapılan bir imar değişikliğinin o bölgedeki herkes tarafından kabul edilmesi çok kolay bir şey değil, çok beklenen bir şey de değil. Ve hatırlarsanız Yeşiltepe’de ne zaman bir imar planı yapılacak olsa hep yüksek oranda tartışmalar başlamıştı şehrimizde de geçmiş 20-25 yıla baktığımızda. Bu dönemde Tepebaşı Belediyesi büyük bir kararlılıkla oradaki planları yaptı ve şuna baktı: Burada daha önce bazı mahallelerde yapılan biliyorsunuz kat artışı vererek ve eski bitişik nizamını sürdürülerek olan değişiklikler de vardı. Burada ada bazında çözümlerle yaptılar. Yani oradaki bitişik nizamların hepsini ayrık nizama çevirecek şekilde. Orada 2 kattı, bazı yerlerde 3 kattı biliyorsunuz; onlar 4 kata çıkarıldı ama 5 metre çekme mesafeleri konuldu. Herkesin oradaki vatandaşın metrekaresi korundu fakat oradaki en büyük sorun vatandaşın itiraz ettiği konu ve biraz da haklı bir itiraz aslında şuyulandırma konusu. Yani orada ada bazında çözüm yaptığınız zaman oradaki aynı ada içinde kalan parseldekilerin birleşerek hareket etmesini bekliyorsunuz ve birleşerek bu çözümün gelmesi gerekir ama burada bir seçim yapmak zorunda kalıyor yerel yöneticiler. Ya popülist davranıp kat verip daracık sokaklar, nefes almayan, güneşi almayan sokaklar oluşacak ya da bu tür eleştirileri göze alarak şehircilik ilkelerine uygun bir düzenleme yapılacak. Burada tercih edilen bu.
Belki vatandaşla iletişim anlamında Tepebaşı Belediyemiz de planları hazırlarken mutlaka görüşmeler yapmıştır. O görüşmeleri tekrar yapmak isteriz. O gün mecliste de hatırlarsanız bir arbede çıktı ve aslında bu da hiç hoş olmadı. Şunu söylemek istiyorum: Bizim Büyükşehir Belediye Meclisimiz ve tabii ki tüm ilçe meclisleri de halka açıktır, halkın katılımına açıktır ama katılanların meclisi çalışamaz hâle, işlemlerini yürütemez hâle de getirmemesi lazım. O meclisin de bir düzeni ve intizamı var, elbette başkan da bunu sağlamakla sorumlu. Fakat vatandaşımız oralara kadar gelmiş, emek harcamış, düşüncelerini söylemek istemiş. Tabii ki biz de söz vermek istedik aslında, usulde yok bu ve karşılıklı dinleyip belki anlamak yerine orada bir arbede çıktı ve meclisi de ne yazık ki gündem dışı konuşmalar kısmını tamamlayamadık bu yüzden. Ben o nedenle şöyle de bir çağrı yaptım; hem durumu anlattım burada nasıl bir imar değişikliği yaptığımızı ve tek bir kişiye söz vereceğimi söyledim. Bir kişi söz aldı, oradaki yaşanan mağduriyeti anlattı. Biz de orada Tepebaşı Belediyesinin yaptığı imar planının nasıl olduğunu anlattık. Biliyorsunuz itirazlar Büyükşehir Belediyesine de geliyor, plana yapılan itirazlar ve Yeşiltepe bölgesinde çok ciddi bir itiraz geldi. Bu itirazların da önemli bir bölümü kabul edildi; yanlış bilmiyorsam 1.000’e yakın itiraz var ve bunun 700-800’ü kadarı kabul edildi, 300 itiraz da şu anda komisyonda görüşülüyor. Ve yarınki meclisimizde eğer yetiştirirse komisyon çalışmalarını, yarınki meclisimizde karara bağlanacak ama komisyonumuz çalışmalarını eğer bitiremezse bir sonraki mecliste görüşülecek. Tabii ben daha önce Yeşiltepe’deki vatandaşlarımız beni de ziyarete gelmişlerdi, Ahmet Başkan'a da gitmişler. Biz de Tepebaşı Belediyesinden biliyorsunuz oy birliğiyle geçti imar planı, Büyükşehir Belediyesinde de oy birliğiyle geçti. Zaten meclis üyeleri biliyorsunuz vatandaşımızı temsil eden hemşerilerimizin seçtiği kişilerden oluşuyor. Dolayısıyla oradaki görüş oy birliği şeklinde oldu. Şu anki itirazlara bakarken de benzer şekilde hareket ediyorlar. Dün komisyon üyeleri de bir araya gelip itirazlarla ilgili bana bilgi verdiler. Sonrasında ben gelen vatandaşlarımıza da söyledim, itiraz yolu her zaman açık; hukuk buna izin veriyor. Arkasından dava açma süreçleri de var, yargıda ne karar verirse biz saygılıyız ama Yeşiltepe’nin bir bölümünde de büyük bir hoşnutsuzluk yarattığı ortada. Hatta bazıları ruhsat için de başvurup inşaat yapmaya da başlamak istiyorlar. Dediğim gibi gönül isterdi ki hiç şuyulandırmak zorunda kalmayalım, herkes kendi parselinde inşaat yapabilecek durumda olsun ama ne yazık ki bazı mahallelerimizi öyle çözemiyoruz. Mesela bizim Gündoğdu Mahallesi’nde bizim yaptığımız kentsel dönüşümün hikâyesi de biraz böyle aslında. Biz yoksa hani Gündoğdu’da zaten kaç katlı binalar var, yani kentsel dönüşüm anlamında çok riskli binalar yok orada; sadece şehrin çöküntü noktasıydı ve orada mülkiyetler birbirine o kadar karışmış ki vatandaşın kendi kendine çözmesi mümkün değildi. Ve biz biliyorsunuz neredeyse 7-8 yıllık bir süreçte orayı dönüşüm alanı ilan ettik, vatandaşla görüştük. Muvafakat veren %90’ın üzerinde bize bir güven oluştu orada ve vatandaşımız muvafakat verdi. Muvafakat alamadığımız onların da bir kısmı yurt dışında bir kısmı şehir dışında yaşıyordu, oraları da kamulaştırarak kendi belediye mülkü hâline getirip dönüşümü başlattık orada. Bazı mahallelerde ne yazık ki sorun böyle, mülkiyetler karışmış, tek başına vatandaşın da çözmesi çok mümkün değil. Ben Yeşiltepe konusunda dediğim gibi yarın meclisimize kadar vatandaşlarımıza da orada çağrı yaptım; hem Büyükşehir hem Tepebaşı İmar Daireleri her türlü bilgiyi vermeye açık. Geldikleri zaman bu konuda nasıl bir çalışma yapıldığı hakkında tüm bilgilendirmeler yapılacak. İtiraz süreçleri de dediğim gibi önemli bir bölümü kabul edildi, aslında itirazların neredeyse %80’ine yakını kabul edilmiş oluyor biraz da vatandaşın mağduriyeti de göz önünde bulundurularak Tepebaşı Belediyesi tarafından kabul edildi. Bu ay da bizim meclisimize geldi, benzer şekilde de karar çıkacaktır. Redlerle ilgili de tekrar şu anda komisyon değerlendirme yapıyor."




