Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy şu ifadeleri kullandı:
“26 şehri kapsayan ve yaklaşık 8 ay sürecek bir kültür sanat ikliminin dördüncü durağındayız. Eskişehir, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne bu yıl Aydın, Mersin, Sakarya, Ordu ve Kahramanmaraş illeriyle birlikte dahil olmuştur. Dokuz gün boyunca şehrimizde belirlediğimiz 11 farklı noktada ve 59 farklı başlıkta tam 177 etkinlik gerçekleştireceğiz. Ailecek kültür ve sanat adına aradığınız her şeyi bulabileceğiniz dolu dolu bir festival siz sevgili Eskişehirlileri bekliyor.
Saygıdeğer misafirler, altıncı yılımızdayız. Büyük düşünerek, sebeplerini masaya yatırıp gereklerini hesaplayıp sonuçlarını ve kazanımlarını öngörerek girdiğimiz bu yol, bugün süresiyle, kapsamıyla, etkinlik, sanatçı ve katılımcı sayısıyla dünyanın en büyük festivallerinden birine, Türkiye’nin marka değerlerinden birine dönüşmüştür. Türkiye Kültür Yolu Festivali daha en başından çok yönlü ve çok amaçlı bir planlamayla hayata geçirilmiştir. Sanatı ve sanatçıyı desteklemek, geleneksel değerlerimizle uluslararası sanat uygulamalarını buluşturarak insanımızın sosyal ve kültürel hayatını zenginleştirmek bu festivalimizin sadece bir yönüdür.
Bir diğer yönü ise kültür varlıklarımızı ihya etmektir. Şehirlerimizde kültür varlıklarını ön plana çıkaracak özenli bir güzergah oluşturuyor, etkinlik noktaları belirliyoruz. Söz konusu kültür varlıklarını restore ediyor, işlevsel hale getiriyor ve hayatın içine dahil ediyoruz. Yine bu muazzam organizasyon, geleneksel sanatlardan kültürel ve tarihi değerlerimize, bu alanlardaki bilgi ve birikimimize kadar özgün unsurlarımızın korunması, sürdürülmesi, anlatılıp tanıtılması için atılmış çok güçlü bir adımdır.
Bu unsurları sadece sergilemekle ve göstermekle yetinmiyoruz. Ustalarımızın, sanatçılarımızın, yazarlarımızın ve düşünce dünyamızın değerli isimlerinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz atölye çalışmaları, paneller ve söyleşilerle bunları öğrenmenin, uygulamanın ve anlamanın kapılarını insanımıza açıyoruz.
Geleneksel değerlerimizden bahsetmişken bunun kapsamını el sanatlarıyla da sınırlamıyoruz. Meddahlık ve orta oyunu gibi sahne sanatlarından Türk mutfağının benzersiz lezzetlerine kadar Türk kültürünün binlerce yıllık birikiminin her yansımasına ve her ürününe mümkün olduğunca yer vermeye gayret ediyoruz. Türk mutfağının hakkını vermek için yoğun mesai harcıyoruz. Turizm Geliştirme Ajansı ile birlikte gastronomiyi Türkiye turizm stratejisinin merkezine yerleştirmiş bulunuyoruz.
Türkiye Kültür Yolu Festivali de lezzet noktası uygulamasıyla bu anlamda çok güçlü bir vitrin olarak kullanılıyor. Bu uygulama, şehirlerin gastronomi varlığını görünür kılan, yerel işletmeleri destekleyen ve festivalimize katılanları şehirlerimizin kültürüyle buluşturan bir destinasyon geliştirme modelidir. Temelleri Anadolu’nun buğday kültüründe şekillenen, Kırım Tatar, Balkanlar ve Kafkas gelenekleriyle zenginleşen Eskişehir mutfağı festivalimizin en özel başlıklarından biri konumundadır. Cevizli haşhaşlı ekmek, haşhaşlı çörek, çiğ börek, balaban köfte ve bömbe çorbası gibi özel lezzetler bu kültürel harmanın damaklarda iz bırakan eşsiz sonuçlarıdır. Misafirlerimizin de bu lezzetleri deneyimlemelerini sağlıyoruz.
Eskişehir’de şefler, gastronomi profesyonelleri, akademisyenler ve sektör temsilcilerinden oluşan danışma kurullarıyla birlikte 33 lezzet noktası belirlendi. Geleneksel lezzetlerin yanı sıra met helvası, nuga helvası, taş fırın ürünleri, boza, turşu ve farklı fermente tatlar ile ülkemizin ve uluslararası mutfakların farklı örneklerini kapsayan bir gastronomi rotası ziyaretçilerimizi bekliyor olacak. Ayrıca ev sahibi olarak Sayın Şef Deniz Ahmet Köse, gastronomimizin değerli isimlerini ağırlayarak festivalimizi birlikte deneyimleyecek ve tanıtım faaliyetlerinde bulunacaktır.
Artık görüyoruz ki festivaller sadece konser salonlarını, sergileri ya da meydanları değil, şehir sokaklarını, esnafı, restoranları ve yerel ekonomiyi de doğrudan hareketlendiriyor. Daha önceki şehirlerimizde lezzet noktalarında yer alan işletmelerimizden çok güzel geri dönüşler aldık. Esnaflarımız festival döneminde normalde bir haftada yakaladıkları yoğunluğu bir günde yaşadıklarını ifade ediyorlar. Bu tablo bizler için son derece kıymetlidir. Üstelik lezzet noktaları yalnızca festival süresiyle de sınırlı kalmıyor. Festival sonrasında da yıl boyunca dijital platformlar üzerinden ziyaretçilere rehberlik edecek şekilde konumlandırılıyorlar. Böylece Eskişehir’in kendine özgü mutfak kültürü ve yerel lezzetleri yıl boyunca görünür olmaya devam edecek. Şehrimizin gastronomi hafızası çok daha geniş kitlelere ulaştırılacak.
İşte Türkiye Kültür Yolu Festivali bütün bu unsurları, değerleri, etkinlikleri ve uygulamaları bir araya getirerek şehirlerimizin etkin şekilde tanıtımına, iç turizmde ciddi bir hareketliliğe, esnafımıza ve dolayısıyla yerel ekonomiye doğrudan pozitif etki sunmaktadır. Bu etki her yıl daha da artmaktadır.
Saygıdeğer misafirler, festivalimize dair bu genel çerçeveyi çizdikten sonra Eskişehir’de düzenlenecek etkinliklerden birkaçını sizlerle paylaşmak isterim. Oğuzhan Koç, Sinan Akçıl, Levent Yüksel, Haluk Levent, Buray, Kolpa, Bengü, Ebru Yaşar ve Sagopa Kajmer, Türk Dünyası Bilim, Kültür ve Sanat Merkezi’nde kurduğumuz ana sahnede müzik tutkunlarıyla buluşacak. Hayata bir müzik parantezi açıp vatandaşlarımızla birlikte coşkulu ve keyifli anlara imza atacaklar.
Yüreklere dokunan bir müzikal hikaye olan “Sen de Gitme Triandafilis” ise perdelerini Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde açacak. Bu temsil, Sayın Ayla Kutlu’nun aynı adlı eserinden Sayın Emre Basalak’ın gerçekleştirdiği özel bir uyarlamadır.
Türk Dünyası Bilim, Kültür ve Sanat Merkezi de birbirinden değerli etkinliklerle dokuz gün boyunca kültür ve sanatseverlerin en gözde mekanlarından biri olacak. Yaşayan Miras Eskişehir Sergisi, lüle taşı işlemeciliğinden çalgı yapımına, ahşap oymacılığından cam sanatına, geleneksel bebek ve sarka yapımına kadar bu toprakların estetik ve zarafet mirasını gözler önüne serecek. Ayrıca bu zengin mirası sadece sergilemekle kalmayacağız. Somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı ustalarımızın katılımıyla dokuz gün boyunca farklı branşlarda toplam 27 atölye çalışması gerçekleştireceğiz.
Yine Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri ve lüle taşı üzerine düzenleyeceğimiz söyleşilerle geleneksel değerlerimizi anlatacak, öğretecek ve çok yönlü bir sanatsal deneyim sunacağız. Bu vesileyle, 2021 yılında lüle taşı dalında yaşayan insan hazinesi ilan edilen ve geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan merhum Mehmet Başsav ustamızı da rahmet ve saygıyla anıyorum.
Dünyanın en büyük savunma sanayi şirketleri arasında yer alan, kapasitesi ve ürünleriyle ülkemizin teknolojik bağımsızlığının teminatı olan Aselsan’ın “İleriye Üretişen Bir Gelecek Vizyonu” sergisi de Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerle buluşacak.
Saygıdeğer misafirler, kıymetli basın mensupları, bunlar hazırladığımız 177 farklı etkinlikten sadece birkaçıdır. Böylesine kapsamlı bir kültür sanat şölenini kaçırmamak için tüm Eskişehirlileri aileleriyle birlikte festivalimize davet ediyorum. Küçük misafirlerimiz için Dede Korkut Parkı’nda Çocuk Köyü kurduğumuzu da özellikle hatırlatmak istiyorum. Çocuklarımızı kültür ve sanatla ne kadar erken buluşturabilirsek kişisel gelişimlerine o denli güçlü katkı sağlayacağımızı düşünüyor, bunun önemini bir kez daha vurguluyorum.
Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne katkı sunan bütün paydaşlarımıza, mülki amirlerimize, yerel yönetimlerimize, sanatçılarımıza ve bu projeyi sahiplenerek bugünlere ulaşmasını sağlayan aziz milletimize canıgönülden teşekkür ediyorum. Festivalin Eskişehir’e hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum.”





