Eskişehir Barosu Başkanı Barış Günaydın şu ifadeleri kullandı;
"Geçtiğimiz dönemde mesleki görevlerini yerine getirirken hayatını kaybeden meslektaşlarımız oldu. Biz artık gerçekten yeni bir kayıp yaşamak istemiyoruz. Bu noktada özellikle bir hususun altını çizmek istiyorum: Avukatlar, sizin borcunuzun sebebi değildir. Avukatlar, yalnızca mesleklerini ve kendilerine verilen hukuki görevleri yerine getiren kişilerdir. Meslektaşlarımızın görevlerini yerine getirirken herhangi bir uyuşmazlığın tarafı olarak görülmesi asla kabul edilemez.
Ne yazık ki geçtiğimiz süreçte mesleki faaliyetleri sırasında şiddete maruz kalan, zarar gören ve hayatını kaybeden meslektaşlarımız oldu. Sizlerin de yakından takip ettiği gibi bu olaylar, avukatların mesleklerini icra ederken karşı karşıya kaldıkları tehlikeleri bir kez daha gözler önüne serdi. Dolayısıyla bu konunun artık çok daha ciddi bir şekilde ele alınması gerekiyor.
Bizler, barolar ve Türkiye Barolar Birliği olarak bu konuda uzun süredir mücadele ediyoruz. Türkiye Barolar Birliğimizin de çabalarıyla özellikle yasal düzenleme yapılması yönündeki taleplerimizi dile getiriyoruz. Hâkimler ve savcılar gibi avukatlar da yargının ayrılmaz ve kurucu unsurlarından biridir. Bu nedenle meslektaşlarımızın görevlerini yerine getirirken maruz kaldıkları saldırıların hukuki açıdan daha ağır yaptırımlarla karşılanması gerektiğini düşünüyoruz.
Özellikle avukatlara karşı mesleki faaliyetleri nedeniyle işlenen suçlarda, bu durumun cezayı ağırlaştırıcı bir neden olarak düzenlenmesini talep ediyoruz. Aynı zamanda bu tür olaylarda failler hakkında uygulanacak tutuklama tedbirleri bakımından da avukatların yürüttüğü yargısal faaliyetin niteliğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini savunuyoruz.
Çünkü biz avukatlar yalnızca adliye binalarında görev yapmıyoruz. Mesleğimiz gereği sürekli sahadayız. İcra işlemlerinde, haciz uygulamalarında ve daha birçok farklı alanda hukuki faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Dolayısıyla meslektaşlarımız, görevlerini yerine getirirken çok farklı ortamlarda çeşitli zorluklarla ve risklerle karşı karşıya kalabiliyor.
Özellikle son dönemde avukatlara yönelik şiddet olaylarının artması bizleri ciddi anlamda endişelendiriyor. Elbette şiddetin hiçbir türü kabul edilemez. Hangi meslek grubuna yönelik olursa olsun, insanların görevlerini yerine getirirken şiddete maruz kalması asla normal karşılanamaz. Ancak bizler de kendi meslek alanımızda yaşanan sorunların çözümü için mücadelemizi sürdürüyoruz.
Bu kapsamda özellikle yasal düzenlemelere ilişkin taleplerimizi her fırsatta gündeme getiriyoruz. Avukatların mesleki faaliyetlerini güvenli koşullarda sürdürebilmeleri, yalnızca meslektaşlarımız açısından değil, adalet hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi açısından da son derece önemlidir.
Biz artık mesleğini yerine getirdiği için saldırıya uğrayan, zarar gören ya da hayatını kaybeden başka bir meslektaşımızın haberini almak istemiyoruz. Bu nedenle gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesini ve uzun süredir dile getirdiğimiz bu soruna yakın zamanda somut bir çözüm bulunmasını bekliyoruz."





