TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder şu ifadeleri kullandı:
"Bizler ziraat mühendisleri olarak bu yağışları gayet olumlu değerlendiriyoruz. Öncelikle eylül ayından başlamak isterim. Temmuz ve ağustos aylarında kurak bir dönem geçirdik. Yağışların az olduğu, toprağın nem bakımından yetersiz kaldığı bir süreç yaşadık.
Eylül ayına geldiğimizde ise yaklaşık 50 milimetre yağış aldık. Ne mutlu ki eylül ayında gerçekleşen bu yağışlar, gerek çiftçilerimiz gerekse tarımımız açısından olumlu bir etki oluşturdu. Çünkü uzun yıllar yağış ortalamasına ve geçen yılın eylül ayındaki yağış miktarına baktığımızda, 50 milimetrenin oldukça iyi bir rakam olduğunu görüyoruz.
Bugün 16 Ekim ve ekim ayının bugüne kadarki yağışlarını değerlendirdiğimizde yine sevindirici bir tabloyla karşılaşıyoruz. Çünkü yaklaşık 30 milimetre yağış aldık. Geçen ayki yağış miktarımız 50,2 milimetreydi. Bunu yaklaşık 50 milimetre olarak değerlendirebiliriz. Elbette şehrimizin, ülkemizin ve dünyanın her bölgesine aynı miktarda yağış düşmüyor.
Ekim ayında bugüne kadar aldığımız 30 milimetrelik yağışla birlikte, son 45 günlük süreçte toplamda yaklaşık 80 milimetre yağış gerçekleşti. Bu miktar tarım, toprağın nemi ve ekim faaliyetleri açısından son derece önemli.
Çünkü ekim mevsimi, özellikle hububat üretiminde belirli bir takvime göre ilerliyor. Ancak hepimiz biliyoruz ki mevsimlerde kaymalar yaşanıyor. Bunu artık yaşadıklarımızdan çok net bir şekilde görebiliyoruz. Kimilerine göre mevsimler 2 hafta, kimilerine göre ise 3 hafta kaymış durumda. Dolayısıyla hububat ekim dönemleri de doğal olarak değişiyor.
Bu nedenle çiftçilerimiz, gerek buğday gerek arpa gerekse diğer tahıl ürünlerinde kasım ayının ilk haftasına kadar ekimlerini gerçekleştirebilirler. Bu konuda içleri rahat olsun.
Şu anda yağışlı günlerden geçiyoruz. Uzmanlar, yağışların cumartesi gününe kadar devam edeceğini ifade ediyor. Sonrasında ise 4-5 günlük bir süreçte havanın açması bekleniyor. Bu dönemde toprak çok çamurlu değilse ve uygun tava gelmişse üreticilerimiz tarlalarına girerek ekimlerini gerçekleştirebilirler.
Ancak toprak aşırı çamurlu olursa, çiftçilerimizin de çok iyi bildiği gibi mibzer ve traktör gibi tarım makinelerinin çalışması zorlaşır. Hatta bazı alanlara girmek mümkün olmayabilir. Böyle bir durumda üreticilerimiz koşulları zorlamasınlar.
Önümüzdeki 4-5 günlük süreçte toprak uygun hâle gelirse mutlaka ekimlerini yapsınlar. Ancak uygun tav oluşmazsa kasım ayının ilk haftasına, hatta ikinci haftasına kadar ekimlerini gerçekleştirebilirler.
Şimdi bazı bölgelerde yoğun yağış nedeniyle aşırı çamur oluştu. Bu alanlarda ekim yapacak üreticilerimizin dikkat etmesi gereken önemli bir konu var. Mutlaka drenaj kanalları oluşturarak biriken suyun tahliyesini sağlamalılar.
Çünkü suyun biriktiği alanlara tohum ekildiğinde bazı hastalıklar, özellikle de mantari hastalıklar ortaya çıkabilir. Aslında kök çürüklüğü gibi hastalıklar bu dönemde çok sık görülmez. Ancak yine de üreticilerimizin tarlalarda biriken suyu tahliye etmelerinde büyük fayda var.
Konuyu bir de meyve ağaçları açısından değerlendirmek gerekiyor. Çünkü Eskişehir'de yalnızca hububat üretimi yapılmıyor. Çifteler ve Mahmudiye gibi ilçelerimizde meyve bahçelerimiz de bulunuyor.
Meyve bahçelerinde şu anda hasat dönemi yaşanıyor. Bu yağışlar, bazı meyvelerde hasat sürecini yüzde 30 ila 40 oranında hızlandırdı. Neden? Çünkü şiddetli yağışlar sırasında belirli bir olgunluğa ulaşmış elma, armut ve ceviz gibi meyveler dallarından düşebiliyor.
Özellikle elma ve armut gibi meyvelerden söz ediyorum. Bu ürünlerin yüzde 30 ila 40'ı, doğal hasat sürecinin dışında, şiddetli yağışların etkisiyle yere düşebiliyor. Dolayısıyla yağışların meyve üretimi açısından bazı olumsuz etkileri de söz konusu.
Ayrıca bu yağışlar, özellikle kırmızı elma çeşitlerinde farklı bir duruma neden olabiliyor. Gala, Arapkızı ve halk arasında Stark olarak bilinen Starking gibi elma çeşitlerinde şeker oranı önem taşıyor.
Hasat döneminde belirli bir şeker oranı bulunuyor. Bu oran yaklaşık 14 olarak değerlendiriliyor. Şeker oranının bu seviyenin üzerine çıkması, meyvelerin toplandıktan sonra depoda muhafaza edilebileceği süreyi kısaltabiliyor.
Bir de yere düşen meyvelerin zamanında toplanamaması sorunu var. Üreticilerimiz çeşitli nedenlerle hasada yetişemeyebilir. Ancak ceviz, elma ve armut gibi ürünler toprak üzerinde ne kadar uzun süre kalırsa çürüme riski de o kadar artıyor. Dolayısıyla bu durum hem Eskişehir'deki hem de Türkiye genelindeki meyve üreticileri açısından dikkat edilmesi gereken bir konu.
Bunun dışında baraj doluluk oranları hakkında da bilgi vermek isterim. Bildiğiniz gibi Porsuk Barajı, Eskişehir'imizin içme ve kullanma suyu ihtiyacının yanı sıra tarımsal sulama açısından da son derece önemli bir kaynak.
Şu anda Porsuk Barajı'nın doluluk oranı yüzde 41 seviyesinde. Peki, bu oran iyi mi? Elbette bu konuyu Devlet Su İşleri ve sulama birliklerindeki uzmanlarımız daha ayrıntılı değerlendiriyor. Ancak içinde bulunduğumuz dönem açısından baktığımızda olumlu bir seviyede olduğunu söyleyebiliriz.
Çünkü yüzey yağışları devam ediyor. Başta da ifade ettiğim gibi eylül ve ekim aylarını kapsayan 45 günlük süreçte yaklaşık 80 milimetrelik önemli bir yağış aldık. Bu yağışların su kaynaklarımız açısından da olumlu etkileri bulunuyor.
Umut ediyorum ki önümüzdeki süreçte de yağışlar tarımsal üretim açısından faydalı olmaya devam eder.
Bizler de Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu olarak buradan tüm çiftçilerimize, meslektaşlarımıza ve tarımla doğrudan ya da dolaylı olarak ilgilenen herkese bereketli bir sezon diliyoruz.
Neden yalnızca çiftçilerimize değil, herkese sesleniyoruz? Çünkü hepimiz aynı zamanda birer tüketiciyiz. Tarımsal üretimden tüketiciye kadar uzanan bir zincir var ve bu zincirde yaşanan her gelişme hepimizi etkiliyor.
Bu nedenle yeni üretim sezonunun çiftçilerimiz, tarım sektörümüz ve bütün vatandaşlarımız için bereketli geçmesini yürekten diliyorum."





