Eskişehir'de konuşan Çağdaş Sen Genel Başkanı Bayram Özkan şu ifadeleri kullandı;

"Türkiye'de Çağdaş Sen'in kurulduğu günden bugüne kadar yaklaşık 10 gün geçti. 14 Temmuz 2026 yılında Çağdaş Sen'in kuruluşu Türkiye'de bir ilki gerçekleştiriyoruz. Odunpazarı Belediyesi emekçileri %64 çoğunlukla yeni kurulan bir sendikaya geçti. Öncelikle burada alkışı, her şeyi hak eden Odunpazarı emekçilerine çok teşekkür ediyorum. Gerçekten objektif davranan, sendikanın örgütlenme çalışmalarında tarafsız kalan Sayın Belediye Başkanımız Kazım Kurt'a öncelikle teşekkür ediyorum. Ama burada en büyük teşekkür Odunpazarı çalışanlarına etmek istiyorum. Burada öncülüğü yapan Deniz Kalkan arkadaşımıza ve ekibine sonsuz teşekkür ediyorum. Türkiye'de 10 gün içerisinde kurulup da bir yerde %64 çoğunluğu sağlayacak sendika Türkiye'de çok az.

Aslında ilk basın açıklaması Çağdaş Sen'in Türkiye'de ilk defa hep ilkler buradan başladı. Ben önce neden kurulduğumuzu, belediye çalışanların yaşadığı sorun ve sıkıntıları sizinle paylaşmak istiyorum. Türkiye'de 1 milyon üzerinde belediye emekçisi çalışıyor. Toplam sayı arkadaşlar sendikalı örgütlü sayısı 600 bin. Yani 400 bine yakın emekçi asgari ücrete mahkum edilmiş durumda. Ekonomik, demokratik hiçbir hakkını kullanmamakta. İşte Çağdaş Sen'in temel kuruluşlarından bir tanesi öncelikle örgütsüz iş yerleri. Tabii ki Çağdaş Sen yeni kuruldu. Şu anda Türkiye'nin 16 ilinde örgütlenme çalışmaları var. Çok ciddi bir örgütlenme çalışması yapıyoruz. Şu anda 10 gün içerisinde 4 binli rakamları geçen bir sendikadan bahsediyoruz.

Burada Odunpazarı'nda çalışan arkadaşlarımızın kafasındaki soru işaretleri gidermek için geldim. Bu sendika barajı geçecek mi, geçmeyecek mi düşüncesi var. Gayet doğal. Ama biz barajla ilgili en ufak sıkıntımızın olmadığını burada bütün Odunpazarı Belediye emekçilerine söylüyorum. Bizim hedefimiz 25 Ocak 2027 yılında açılacak, açıklanacak istatistiklerde hedefimiz 15 bin ve üzeri. Onun için biz Türkiye barajı bugün 10 bin civarında, 10 binin altında aslında ama 10 bin civarında. Bizim barajla ilgili ve Odunpazarı Belediye emekçilerin kafasında hiçbir soru işareti kalmadan bu barajı geçeceğiz.

Ama sadece Odunpazarı değil, Türkiye'de belediyede çalışanların temel sorunu öncelikle şirketlerde çalışan işçi arkadaşlarımızın kadrosuz belediye başkanlarının iki dudağının arasında olan iş güvencesinin değişmesi gerekiyor. Bizim kuruluş felsefemizin başındaki bildirgemizdeki ilk şey de bu. Biz Çağdaş Sen olarak Türkiye'de bir ilki başarmak istiyoruz. Pazartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisine ve komisyonlar başkanlığına 2 dilekçe göndereceğiz. İkisini de tek tek açıklamak istiyorum. Burada belediye şirketlerinde çalışan işçilere hükümet tarafından amasız, fakatsız kadro verilmeli.

Çalışan işçilerin belediye şirketine devrimdeki haksızlığı, adaletsizliği anlatmak istiyorum. Bütün kamu kurumuna aktaran arkadaşlara kadro verildi. Bunlar devlet ikramiyesi dediğimiz devlet ikramiyesini alıyor. Belediye şirket işçileri bunlardan mahrum kaldı. Kadrolu işçi arkadaşımız bankaya gittiği zaman kefil istemiyorlar. Ama şirkette çalışan işçi arkadaşlarımız kefille dahi kredi çekemiyorlar. Bugün belediyelerde İzmir dahil olmak üzere Türkiye'nin 4 bir yanında işçi arkadaşlarımızın maaşını alamadıkları yerler var, geç aldıkları yerler var. Bir tane sendika genel merkezi çıkıp da bu işçilerin sorununu gündeme getirmiyor. İşte biz pazartesi günü bütün evraklarımız hazır, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına dilekçemizi veriyoruz. Bununla ilgili tüm demokratik kitle örgütlerini harekete geçirmek için üzerimize ne düşüyorsa yapacağız.

Bizim maaşlarımız mutlak ve mutlak güvence altına alınmalı. Bizim maaşlarımız devlet memurlarına verilen garanti gibi İller Bankası payından direkt kesilerek işçinin hesabına yatırılabilir. Ne eksik? Yasal düzenleme eksik. Kim yapacak? Türkiye Büyük Millet Meclisinde orayı oluşturan milletvekilleri ve iktidar tarafından yapılacak. Tabii ki muhalif iktidarın muhalifi olan milletvekilleri ile görüşüyoruz. Belediye çalışanların, çalışanların sorunlarını anlatıyoruz. Bu sorunlara çözüm odaklı gidiyoruz. Üzerimize ne düşüyorsa bu konuyla ilgili yapmak istiyoruz. Bugün İzmir'de birçok belediyede maaş alamıyor arkadaşlar. Peki sürekli Türkiye'de gerçek bir demokrasi olsa bu yaşanır mı? Yaşanmaz. Demokrasilerde önce çalışanın emeğinin hakkı verilir.

Biz arkadaşlar, öyle bir iş kolunda çalışıyoruz ki doğumdan ölüme kadar hizmet götüren tek yer belediyelerdir. Sabahın 5'inde kalkıyoruz, burada arkadaşlarımız var. Temizlik yapıyorlar arkadaşlar. İnsanların iğrenerek baktığı lağımları temizliyorlar. Yazın 45 derece sıcaklıkta asfalt döküyorlar. Ama hiç kimsenin ne iş güvencesi ne de ekonomik katkı güvence altında değil. Mutlaka bu iktidar veya gelecek iktidarlar tarafından belediye çalışanlarını 2. sınıf değil, gerçekten insanca yaşayacakları bir ücreti vererek güvence altına almak zorundalar.

Şimdi değerli arkadaşlar, biz 10 günlük sendikayız. Tabii ki bir geçmişimiz var. Geçmişimizi inkar etmeden geleceğe bakıyoruz. Biz daha önce belediye sendikasında uzun yıllar, 19 yıl Genel Başkan Yardımcılığı yaptım. 7 yıl Kocaeli Şube Başkanlığı yaptım. Oradan ayrıldık, bazı görüş ayrılıkları nedeniyle bu sendikayı kurduk. Bu sendikanın kuruluş amacı başta da söylediğim gibi gerçekten işçilerin temel sorunlarını gündeme getirmek. Nedir? Maaşları güvence altına alsın. Nedir? Şirket işçileri 950 binin üzerinde, Türkiye'de toplam kadrolu sayısı 50 binin altına düştü. Aslında Türkiye'de insanlara, halkımıza hizmet götürenin tamamı şirket işçisi. Ama üvey evlat muamelesi görüyor. Hem ücrette hem çalışma koşullarında. Bunun değişmesi gerekiyor.

Bizim en büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi toplu sözleşmeye oturuyoruz. Ocak ayında sözleşmeyi yapıyoruz. Ücretler %15 kesinti oluyor. Daha sonra %27, %35'e kadar kesinti oluyor. Asıl vergiyi ödeyen tüm çalışma hayatındaki insanlardır. İşçi, memur ayrımı yapmaksızın bir avukat, bir doktor, bir kuyumcu çalışan kadar vergi ödemiyor arkadaşlar. İşte bu vergideki adaletsizliğin giderilmesi gerekiyor. Bununla ilgili başta Türk-İş Konfederasyonu olmak üzere DİSK ve Hak-İş buna öncülük ederek verginin sabitlenmesi, çalışan emekçinin %10'dan fazla vergi vermemesi gerekiyor. İlk ay ne alıyorsa aralık ayında da onu alması gerekiyor. Var mı böyle bir düzenleme? Yok.

Biz işte Çağdaş Sen olarak işçinin sesi olmaya talibiz. Türkiye'de en büyük sorunlardan bir tanesi bugün kıdem tazminatı. Geçmişte 12 Eylül dönemini yaşayanlar bilir, bir işçi emekli olduğu zaman belediyeden bir ev alabiliyordu arkadaşlar, bir araba alabiliyordu. Şu anda kıdem tazminatı 20 yıllık işçinin alacağı belki Şahin demeyeyim ama Renault bir araba bile alamaz. Yani 20 yıl emek veren bir arkadaşımız geçmişte ev, araba alırken bugün kaybettiği haklar ortada. 12 Eylül faşizminin bile kıdem tazminatını kaldıramadığı bir dönemde bugün bu iktidarın kıdem tazminatını fona devretmeye çalışıyor. Peki buna sessiz mi kalacağız?

Biz yeni bir sendika da olsak yeni bir anlayışı Türkiye'ye hakim kılmaya çalışıyoruz. Az önce de söyledim, Belediye-İş'ten ayrıldık. Belediye-İş'in tüm organları, 52 şubesi de koro halinde bize hakaret ediyor. Ama biz asla ve asla ne hakaret edeceğiz işçi sınıfı temsilcilerine ne de tek kötü söz söyleyeceğiz. Biz, önümüzde hedeflerimiz var. Önümüzde işçinin temel sorunları var arkadaşlar. Biz çözüm odaklı yaklaşacağız. Tüm çalışan arkadaşlarımız Çağdaş Sen'e üye olsun, olmasın elimizden geldiği kadar onlara hizmet götüreceğiz. Evet, yeni bir sendikayız. Ama kısa zamanda, tabii ki bunun bir altyapısı var, Ankara'ya gelen her arkadaşımı sahipsiz bırakmayacağız. Anlaştığımız otel var, orada konuk edeceğiz. Hastası olursa ilgileneceğiz, sorumlu arkadaşlarımız var. Ankara'dan gelen çalışma arkadaşlarımız var. 10 kişilik bir çalışma ekibi var, yönetim harici.

Temel sorunlar nedir? İşte işçi Ankara'ya geliyor, Ankara'yı bilmez. Ben 19 yıldır Ankara'da oturuyorum, Ankara'yı doğru düzgün bilmiyorum. Bir hastaneye giderken işçi arkadaşımıza refakat edecek arkadaşlarımız olacak. Böyle bir anlayışı hakim kılmaya çalışacağız. Gerçekten gecesini gündüzünü belediyede çalışan arkadaşlarımız bir emek veriyor. Bu emeğin hakkını da almak başta sendikaların öncelikli görevi. Burada çok değerli arkadaşlarım, az önce de söyledim, gerçekten Çağdaş Sen yeni kurulmasına rağmen anlatarak, ikna ederek arkadaşlarımızı sendikamıza üye yaptı. Tabii basından da takip ediyorsunuz. Yine Belediye-İş'in şubesi burada bir açıklama yaptı. Baskı var, şu var, bu var. Burada arkadaşlar, çalışan arkadaşlarımız burada. Bir tanesi desin ki "Kazım Başkan bize baskı yaptı." Herkes özgür iradesiyle, herkes özgür iradesiyle Çağdaş Sen'e üye oldu.

Holding gibi yönetiliyor. Biz bu anlayışı sendikamıza yerleştirmeyeceğiz. İlk tüzük çalışmamızı yaptık. Genel başkanlık, sadece genel başkanlık en fazla Çağdaş Sen'de 2 dönem yapılacak. Toplamda 8 yıl. Kurucu Genel Başkan olarak söylüyorum. Bütün yükü, bütün emeği biz vereceğiz, büyüteceğiz, genç arkadaşlarımıza temsil, teslim edeceğiz. Nedeni şu: Gerçekten Türkiye çalışma hayatının sorunları büyük. Sadece bizim sektör değil, her sektörde sıkıntı var. Ama bizim öncelikle görevimiz, temel görevimiz belediye çalışanlarının ekonomik, demokratik sorunlarını çözmek.

Türkiye'de gerçek demokrasi olmuş olsaydı bunlardan bahsetmezdik. Tabii ki demokrasinin olmazsa olmazı sendikalardır, sivil toplum örgütleridir. Ama sivil toplum örgütleri, sendikalar bir yapının arka bahçesi gibi davranıyor. Çağdaş Sen hiçbir yapının, siyasal yapının arka bahçesi olmayacak. Elbette bizlerin de bir dünya görüşü var. Ama kendi dünya görüşümü, ideolojik anlamdaki görüşümü sendikama yansıtmayacağım. Emekçilerin sorunları belli. Bunun üzerinden mücadele hattını sergileyeceğiz. Bununla ilgili mücadele edeceğiz. Temel sorunlar nedir? İşçinin maaş alamaması, toplu sözleşmelerde belediye başkanına yakın davranarak sorunların çözülmesi. Böyle bir anlayış olamaz arkadaşlar.

Gerçekten işçiyle iş yeri komiteleri kuracağız. Daha önce buradaki yapılanmada görev alan arkadaşlarım var, tecrübeliler. İş yeri komiteleri, iş yeri temsilcileri mutlaka işçinin özgür iradesiyle seçilecek. İş yeri temsilcileri kadar iş yeri komiteleri, toplu sözleşme komiteleri, eylem komiteleri, yeni bir anlayış için yola çıktık. Bu şu anda hiçbir sendikada olduğunu düşünmüyorum. Gerçekten yapılacak bir eylem, etkinlikte biz sendika olarak demokrasinin temel taşıysak demokrasimize sahip çıkacağız, cumhuriyete sahip çıkacağız. Laik demokratik cumhuriyetin, Atatürkçü bir çizginin en büyük savunucusu Çağdaş Sen ve yöneticileri olmak zorunda.

Gerçekten bu anlamda üzerimize düşen her görevi yapacağız. Korkmuyoruz. Biz iktidara karşı da mücadele sergileyeceğiz. Elbette o siyasi partinin de belediyeleri, sendikamıza geliyor, üye oluyor arkadaşlar. Biz siyaset yapmayacağız. Biz gerçekten emekçinin temel sorunlarını biliyoruz, çözüm odaklı gideceğiz. Vermeyenin de karşısında olacağız arkadaşlar. Bugün Kazım Başkan işçiyi özgür iradesiyle bıraktı, sendikamıza üye oldu. Yarın toplu sözleşmede Kazım Başkan'ın dediği değil, benim de dediğim değil. Ortak iradeyle, işçinin hür iradesiyle istediği noktada toplu sözleşmeyi bitireceğiz. Eğer bunu yapmazsak zaten bir yerin arka bahçesi olacağız. Biz hiçbir siyasi yapının, legal veya illegal bir yapının arka bahçesi olmayacağız.

Merak edenlere soruyorum. Bize diyorlar ki "Bir yapı bunları destekliyor." Doğru, bir yapı var arkamızda. Ekonomik olarak da değerli arkadaşlar, yeni bir sendika kurulduğu zaman hiçbir geliri olmayan bir sendikanın arkasında bir güç olması lazım. Bizim arkamızdaki güç Odunpazarı Belediyesi emekçileri başta olmak üzere tüm Türkiye'deki emekçi arkadaşlarımız arkamızda. Biz ekonomik olarak bir beklenti içerisinde kurmadık bu sendikayı. Bizim tek beklentimiz var, Türkiye'de çalışan emekçilerin, ilk yetkili yer olduğumuz için Odunpazarı emekçilerinin sorunlarını çözmek. Eğer makam, mevki peşinde olmuş olsaydık başka şeyler yapardık. Kalırdık yerimizde, her şeye "Evet." derdik, maaşımızı alırdık. Bizim maaş beklentimiz veya bir makam, mevki beklentimiz yok.

Ama ben yaklaşık 30-35 yıldır belediyenin içerisindeyim. Evet, temizlikte arkadaşlarım var. Temizlikte çalıştım, park bahçelerinde çalıştım, şoförlük yaptım, zabıtalık yaptım. Ben bu iş yerlerinde işçi arkadaşlarımın temel sorunlarını biliyorum. Çünkü oradan geldim. Dışarıdan gelen bir arkadaşımız belediye emekçilerinin sorunlarını bilmez. Çağdaş Sen'in kuruluş amacı bundan kaynaklıdır.

Yapacağımız çok iş var arkadaşlar. Ben Eskişehir basın emekçilerine teşekkür ediyorum. Az önce arkadaşla da sohbet ederken Türkiye'nin ilk 5'inde gerçekten ilgi gösterdiniz. Sesimize ses vermiş oldunuz. Türkiye'de ilk basın toplantısını burada yapıyoruz. Bir şeyi daha, ilkini burada yapıyoruz. Türkiye'de Çağdaş Sen olarak ilk şubemizi Odunpazarı emekçilerinin oluşturacağı bir yönetimi burada oluşturacağız. En kısa süre içerisinde, 1 ay içerisinde yeri bulup faaliyete geçireceğiz. İşçi arkadaşlarım gelecek, gazetesini okuyacak, çayını içecek. Sorunları ne varsa, burada yaşanan sorunlar ne varsa o sorunları temsil ettiği arkadaş tarafından çözülecek. Genel Merkez olarak işçi arkadaşlarımızın yanında olacağız, seslerine ses olacağız. Sorunlarını çözmek için elimizden gelen her mücadeleyi vereceğiz. Şu bir gerçek, burası Türkiye arkadaşlar. Her sorun çözülemez ama çözmek için elimizden ne geliyorsa mücadele edeceğiz."