ESKİŞEHİR HABER

Elif Giray: "Konu hayvanlar olunca neredesiniz Eskişehir halkı"

Elif Giray, sokak hayvanlarına yönelik uygulamaları eleştirerek yaşam hakkının korunması çağrısında bulundu.

Abone Ol

Eskişehir Hayvan Hakları Platformu Başkan Yardımcısı Elif Giray şu ifadeleri kullandı;

“Bu kaçıncı basın açıklamamız bilmiyorum. Yani sokaktaki hayvanları, kediyi, köpeği sevin demekten, lütfen onlara merhamet edin, onlar Allah'ın yarattığı dilsiz kullar demekten dilimizde tüy bitti.

Şimdi Paris İklim Anlaşması, İklim Kanunu bunlar geçti biliyorsunuz. Eğer Paris İklim Anlaşması iyi bir anlaşmaysa neden hayvanlar toplanıyor. Evet, hayvanların metan gazı yaydığı gerekçesi ile toplanıyorsa hayvanlar, o zaman ben de metan gazı çıkartıyorum, hepimiz bu gazı çıkartıyoruz. Karbon iyi bir şey, metan gazı kötü bir şey değil. Yani bu hayvanlar nefes alıp nefes verecek. Nefesimi alayım tutayım, böyle bir şey mümkün mü.

Ben bugün alanda bütün masaları tek tek gezdim. Allah aşkına gelin dinleyin. Burada konser olsa herkes olur. Festival olsa gelirsiniz, etkinlik olsa gelirsiniz, dans olsa gelirsiniz. Konu hayvanlar olunca neredesiniz Eskişehir halkı. Opera, bale bunlar güzel, ben bir dans eğitmeniyim. Tango eğitmeniyim, dansçıyım, öğretmenim ama geç bunları, yarın bir gün bunların hiçbir önemi kalmayacak. Çünkü festival var bakın, ahşap festivali var Eskişehir'de Odunpazarı'nda. Ağaç kalacak mı acaba ülkemizde orman yangınlarından sonra. Yapacak festival bulacaklar mı. Ne kadar güzel festival olsun, opera bale günleri olsun, konserler tabii ki olsun. Zaten biz onlar olsun diye anlatıyoruz, yıllardır anlatıyoruz.

Memnun muyuz bu durumdan. Hayır. Şu an gerçekten bunları konuştuğum için çok üzgünüm. Hayvanı sevin dediğim için üzgünüm. Kediyi koruyun dediğim için üzgünüm.

Burada Ali Osman Önder konuşma yaptı kaç sene evvel. Ormanları anlattı, hayvanların toplanacağını söyledi. O zaman bu alan doluydu. Neden doluydu. Konular bir bütündü ama konuları ayırdığımız zaman bir kedi köpek olmadan yaşamak yaşamak değil. Ben bugün varım yarın yokum, sizler de öyle çünkü hayat gelip geçici. Eğer bugün yaşarken ses çıkartmazsan, görmezden gelirsen, konforum bozulmasın başıma bir iş gelmesin dersen yarın en büyük zararı sen görürsün. Neden biliyor musun. Çünkü köpek kalmayınca kene basar, kedi kalmayınca fare basar, kuş kalmayınca başka bir böcek.

Diyorlar ki dün bir konferanstaydım yarım saat yayın balıklarını, sazan balıklarını dinledim. Tabii ki onlar da can taşıyor. Peki niye kedi ve köpek anlatılmadı. Niye kuşlar anlatılmadı. O konferansta, iklim konferansı ne kadar güzel birkaç şey öğrendik. Ha konulara katılıyor muyum bir kısmına evet, bir kısmına hayır ancak sadece hayvan deyince balıktan ibaret değil. Diyorlar ki yaban hayvanlarını koruyun, peki bakın köpek kalmadı böcek türleri arttı, kene haberleri. Sadece onlar da değil. Eğer bakın ağaçlara bakın, şehrimizdeki ağaçlara bakın, ağaç budamalarına bakın. Her yerde normal üzeri bir ağaç budama da var. Yeşillik azaldı. Ağaç budamasından sonra artık yapraklanma da azalıyor. Yani doğa bir bütün, ağaçtaki yaprağı azaltamazsın. Budarsın ama mantıklı, aklıselim şekilde.

Bugün Hayvan Hakları Platformu olarak 81 ilde eş zamanlı olarak yaptığımız açıklama şunun için. Sokaktaki köpeğin yaşam hakkı var. Sokaktaki kedinin yaşam hakkı var. Bir köpeği arama kurtarmada kullanabilirsin. Depremde Hatay'da hatırlayın, köpekler arama kurtarmada kullanıldı. Hepiniz gördünüz, televizyonda izledik. O insanlar göçük altında bağırırken köpekler onların sesini duydular. O gün işimize yarıyorlardı da ne oldu şimdi uzaklaştık. İllaki bir hayvanın benim işime yaraması gerekmiyor. Bir hayvanın etinden, sütünden yararlanıyorum diye yaşasın demiyorum. O hayvanın yaşam hakkı var çünkü onları Allah yarattı. Başıboş olup olmadığını o bilir. Eğer sayı olarak 10 taneye yarattıysa mutlaka bir açıklaması vardır çünkü Allah bu dünyanın sahibi, insan sahibi değil. Biz gelip geçiciyiz ve doğaya müdahale hakkımız yok.

Gönül isterdi ki şu arkası dolu olsun. İnsanlar çaya, kahveye, gezmeye, tozmaya ayırdıkları vakit kadar vatan millet için de iki cümle söyleyebilselerdi. Hayvanları koruyun derken konuştuğum için mi söylüyorum sevgili basın mensupları ve Eskişehir halkı, çay içmeye devam ediyor. Benim o çay boğazımdan geçmiyor, o kahve boğazımdan geçmiyor artık. Hayvanlara işkence yapılırken ve kötü insanlar, merhameti olmayan insanlar bu kanundan sonra, sokak hayvanları ile ilgili kanundan sonra içlerindeki kötü duyguyu ortaya çıkarttılar. Biz böyle miyiz. Eskişehir böyle bir yer mi porsuğuyla, şehir aşkıyla, Kentpark'ıyla, Sazova'sıyla, müziğiyle, tramvaydaki köpeğiyle, kedisiyle. Müzik çalarken, keman çalarken, çello çalarken eşlik eden köpeğiyle. Biz böyle bir toplumuz, uyanın. Hepiniz uyanın, tekrar uyanın. Uyanmak sadece uykudan kalkmak değildir.

2025'te hayvanlara çip takıldı biliyorsunuz, son tarih. Bizim halkımız duyarlı, herkes gitti çipi taktırdı. Madem çip iyi bir şeydi, diyelim ki çip iyi bir şeydi, o zaman neden hayvanlar toplanıyor? Bugün hayvanlara yapılanın yarın insanlara yapılmayacağının garantisi var mıdır?

Eğer bana çip teklif edilirse asla takmayacağım. Neden? Bana da başıboş diyecekler örneğin ise. Bu hayvanlara kimlik verdiysen, bir şahsiyet gibi bir durum kazandırdıysan o zaman o hayvana yemek ver, su ver ve yaşam hakkını koru. Yaşam hakkı kutsaldır ve vazgeçilmez. Yaşamak herkesin hakkı, yaşamak birlikte güzel.”