Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz şu ifadeleri kullandı:

“Emeklilerin olduğu yerleri sık ziyaret ediyorsanız bu kıyafetlerin ne durumda olduğunu görürsünüz zaten. Doğrudur, emekli harcayacak bir parası olmadığı için kıyafetini nasıl alsın? Bırakın kıyafet almayı, hep söylüyoruz değil mi? Temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor. Temel ihtiyaçlarını karşılayamayan emekli, tabii ki kıyafet almayı ikinci plana, üçüncü plana bırakıyor. Bırakın kıyafet almayı, eskiden çok dikkate almazdık ama bugün ikinci el kıyafetlerin satıldığı yerleri emekliler sıkça ziyaret ediyor.

Tabii zaman zaman biz burada da karşılaşıyoruz. Bazıları kullanmadıkları ikinci el eşyaları buraya getiriyor ve ‘İhtiyacı olanlara verebilirsiniz’ diyorlar. Biz de onları o şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Zaten belediyelerimiz bunu paylaşım merkezi adı altında yıllardır yapıyor. Maalesef emeklilerimiz kıyafet alma gibi bir şeyi düşünmek durumunda değiller. Ancak alsalar alsalar, karnını doyurabilecek temel ihtiyaçlarını almaya uğraşıyorlar ama onu bile alamıyorlar.

Daha önce de söylemiştik; kiramızı ödeyemiyoruz, yakıtımızı ödeyemiyoruz, elektriğimizi ödeyemiyoruz. Tabii bunları ödeyemediğimiz gibi son zamanlarda biliyorsunuz, yüzde 17,76 enflasyon farkı verilecek. Bakın, ben zam demiyorum, enflasyon farkı diyorum. Çünkü biz enflasyonu yaşıyoruz, altı ay sonra da yaşadığımız enflasyonu fark olarak alıyoruz. Yani önce bize o fahiş fiyatları uygulatıyorlar, ödüyoruz, ondan sonra da enflasyon farkı olarak emekliye geri veriyorlar.

Sadece emekli de değil aslında, emekliyle sınırlamayalım. Bugün asgari ücret alan biri, eğer tek maaşlıysa yapacak başka bir şeyi yok. Bu düzenini nasıl kursun? İhtiyaçlarını nasıl karşılasın? Eğer giyim gibi bir ihtiyacı varsa tabii ki onu kim dağıtıyorsa oraya gidiyor. Biz de yapıyoruz dedim ya. Hatta şimdi içeride örneği bile var, gösterebilirim. Ama bu duruma düşmek, bu hale gelmek Türk insanına reva görülecek bir şey mi acaba?

Biz düne kadar tam bağımsız Türkiye diyorduk ama bugün maalesef bağımsızlığımız da özgürlüğümüz de kalmadı. Biz birinin iki dudağı arasından çıkacak rakamlara mahkum edildik. Bizler artık özgür değiliz. Onun için kıyafeti tartışmamız bile doğru değil. Biz hep söyledik biliyorsunuz, yasalarımızı geri istiyoruz. Çünkü yıllarca bu ülkeye hizmet ettik. Bu ülkenin gelişiminde, kalkınmasında payımız var.

Biz yasayla maaşımızı alıyoruz. Emeğimizin karşılığını alıyoruz sözde ama maalesef karma sistem diye bir maaş bağlama sistemini ortaya çıkardılar. Bir de üzerine TÜİK’i bağladılar. Biz artık o verilerin kurbanı olduk. Verilen rakamlarla maaşlarımız belirleniyor. O maaşlar da geçinmek, yaşamak için yeterli değil.

Eskişehir’de bir müddet önce yaşamak diğer şehirlere göre daha anlamlıydı. Ancak son zamanlarda maalesef Eskişehir’de de kiralar çok arttı. Eskişehir’in bir avantajı var; her yere yürüyerek gidebilirsiniz. Taksi tutmak ya da otobüse binmek zorunda kalmazsınız. Ama son zamanlarda kira artışları ve gıda fiyatlarındaki yükseliş emekliyi de Eskişehir’de yaşayanları da bir hayli zor duruma düşürdü.

Ben Eskişehir’i çok seviyorum, Eskişehir’e aşık biriyim. Ama Eskişehir’de de diğer şehirler gibi zamlar yaşanıyor. Zam gelirken Eskişehir’e yapılmayacak diye bir şey yok. Bugün bir meyveye ulaşmak bile zor. Yüz liranın altında meyve yok. Beş yüz liranın altında peynir yok. Zeytinin kilosu dört yüz ya da beş yüz lira. Bu insanlar ne yiyecek, ne içecek? Onun için Eskişehir de maalesef zamlardan etkilenen bir şehir haline geldi.

Ama tabii şöyle bir şey de var. Eskişehir’deki belediyelerimize bir kez daha buradan teşekkür edelim. Zaman zaman kent lokantasında bizler de yemek yiyoruz. Şunun için değil, kent lokantası bunu sunuyor diye değil. Emeklimiz ne halde, ne yapıyor, nasıl şartlarla karşılaşıyor, bunları görebilmek için bizler de kent lokantasında yemek yiyoruz. İnanın, lokantanın önündeki kuyruk gittikçe uzamaya başladı. İnsanlar ihtiyaçlarını belediyelerin sunduğu imkanlardan yararlanarak gidermeye çalışıyor.

Zaman zaman şunu da söylüyorum; emekliler ya da yaş almış kişiler hastalıklarla da mücadele ediyor. Bugün hastanelerden hizmet almak da artık kolay değil. Hele bu enflasyon farkından sonra 23 bin 500 lirayla insanlar sağlık giderlerini, temel ihtiyaçlarını ya da kiralarını nasıl karşılayacaklar? Bunu anlamak gerçekten zor.”