Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy şu ifadeleri kullandı:

“Konu çok özel, konu çok önemli: Aile Zirvesi. Aile Zirvesi’nin özel oturumunda yine çok özel konuklarımız var.

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Necmeddin Bilal Erdoğan ve İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Prof. Dr. İrfan Gündüz hocam bugün bizlerle beraber. Kendilerine de teşrifleri için çok teşekkür ediyorum. Böyle bir konuda, bu özel zirvede bizleri yalnız bırakmadılar.

Malumunuz olduğu üzere 2025 yılı, Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Aile Yılı olarak ilan edilmişti. Sonrasında ise 2026-2035 Aile 10 Yılı ilan edilerek sürecin devam ettirilmesine karar verildi.

Kalkınma Planı’ndaki nüfus artış hızı başta olmak üzere gerçekleşmeyen bazı hususlar dikkate alınarak böyle bir adım atıldı. Nüfus artış hızı ve doğurganlık oranının kısa ve uzun vadede ülke nüfusunu yenileyememesi, Türkiye için bir beka meselesi hâline gelmiştir.

Kadim geleneğimizde güçlü aile yapımızla, geniş ailelerimizle her zaman gurur duyduğumuz ve başarılara imza attığımız vakidir. 19. yüzyılda İstanbul’a gelen yabancı seyyahların dahi üzerinde durduğu hususlardan birisi, Türk insanının evinde bulduğu huzur, dinginlik ve mutluluktur. Yabancıların dahi dikkatini çeken bu husus, toplumumuzun temelini oluşturan aile yapımızdır.

Bilimsel araştırmalar da göstermektedir ki kişilerin karşılaştığı sıkıntılar ve buhranlar, bu bir bağımlılık olabilir, bir depresyon olabilir, bir afet olabilir, aile bağları güçlü olan bireyler tarafından çok daha kolay aşılabilmektedir. Aile bağları güçlü olan bireylerin bu tür kırılgan durumlarla mücadele etmesi ve baş etmesi çok daha kolaydır. Tek başına kalmış, yalnızlaştırılmış bireyler ise bu tür kırılganlıklarla mücadele etmekte dahi zorlanmaktadırlar.

Peki ne değişti? Günümüzde aileye karşı nasıl bir tehdit algılıyoruz? ‘Güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye’ mottomuzda bizi sekteye uğratacak durumlar, hesaplar nelerdir? Bugün Aile Zirvesi özel oturumunda bunları konuşacağız.

Medyadan uluslararası sözleşme yorumlarına, politika belgelerine kadar geniş bir alanda yapılan, yapılmaya çalışılan sistematik baskılara karşı ailemizi nasıl koruyacağız? Aile, kişisel gelişime ve kariyere engel değildir.

Sevgili gençler, sizlere ve bizlere burada çok önemli görevler düşüyor. Sevgi ve bilgiyle aileyi güçlendirmeye ve Türkiye Yüzyılı’nda emin adımlarla yolumuza devam etmek zorundayız.

Milli Teknoloji Hamlemiz, TEKNOFEST gençliğimiz var. Araştıran, üreten, yarışan bir gençliğimiz var.

Ben son söz olarak rahmetli Fuat Sezgin hocamı anarak tamamlamak ve sonra konuşmacılarımıza sözü bırakmak istiyorum. İslam bilim tarihi konusundaki çalışmalarıyla İslam bilim tarihinin yeniden yazılmasına vesile olan, ezberleri bozan Fuat Sezgin hocamızın gençlere şu tavsiyesi çok kıymetlidir:

‘Önce aşağılık kompleksimizden kurtulalım. Bizim bu manada hiçbir kendimizi kötü hissetmemizi gerektirecek bir geçmişimiz yok. Biz bu kompleksten kurtulduğumuz sürece önümüz açıktır ve çalışmaya devam edeceğiz.’”