Eskişehir Ağrılılar Derneği, iş insanı Rahmi Koç'un İzmir'de bir hastane açılışında yaptığı konuşmada kullandığı ifadeler nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.

Dernek tarafından yapılan "Basın ve Kamuoyuna" başlıklı açıklamada, Rahmi Koç'un Kürt kimliğini ve özellikle Kürt kadınlarını hedef alan ayrıştırıcı ifadeler kullandığının değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, "Eskişehir Ağrılılar Derneği olarak, iş insanı Rahmi Koç'un İzmir'de bir hastane açılışında sarf ettiği, Kürt kimliğini ve özellikle Kürt kadınlarını hedef alan ayrıştırıcı ifadeleri üzüntüyle karşılıyoruz" ifadelerine yer verildi.

Açıklamanın devamında, "Toplumumuzun temel değerleri olan birlik, beraberlik ve kardeşlik anlayışıyla bağdaşmayan, etnik kimlikleri ve insan onurunu incitici nitelikteki bu tür söylemlerin, toplumsal barışa zarar verebileceği kanaatindeyiz. Toplumsal hassasiyet gerektiren konularda herkesin daha özenli ve kapsayıcı bir dil kullanması gerektiğine inanıyoruz" denildi.

Dernek, kuruluş amaçları ve temsil ettiği değerler doğrultusunda olayla ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu duyurdu. Açıklamada, "Bu kapsamda, derneğimizin kuruluş amaçları ve temsil ettiği değerler doğrultusunda, söz konusu olay hakkında derneğimiz adına, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğumuzu belirterek, hukuki sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz" ifadeleri kullanıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan suç duyurusu dilekçesinde müşteki olarak Es Ağrılılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği yer aldı. Dilekçede şüpheli olarak Koç Holding Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Mustafa Rahmi Koç gösterildi.

Dilekçede, Rahmi Koç'un İzmir Amerikan Hastanesi'nin açılış programında yaptığı konuşmada Kürt kimliğini ve özellikle Kürt kadınlarını konu alan bir fıkra anlattığı öne sürüldü. Söz konusu ifadelerin görüntü kayıtları aracılığıyla kısa sürede sosyal medya ve basın organlarında yayıldığı belirtilerek, bu nedenle sözlerin yalnızca törene katılan kişilerle sınırlı kalmadığı, toplumun geniş kesimlerine ulaştığı ifade edildi.

Başvuruda, farklı etnik kökenlere sahip vatandaşların aynı ülkede ortak bir geçmişi ve geleceği paylaştığı belirtilerek, herhangi bir etnik kimliğin alay konusu yapılmasının ilgili kesimde kırgınlığa yol açabileceği ve toplumsal huzuru etkileyebileceği savunuldu.

Dilekçede, Rahmi Koç'un konuşmasında Kürt kimliğinin fıkranın temel unsuru olarak seçildiği, etnik aidiyetin küçültücü bir anlatının parçası haline getirildiği ve özellikle Kürt kadınlarının hedef alındığı iddia edildi. Başvuruda, bu durumun milyonlarca vatandaşın etnik kimliği nedeniyle rencide edilmesine yol açabilecek nitelikte olduğu öne sürüldü.

Suç duyurusu metninde, Rahmi Koç'un kullandığı ifadelerin Türk Ceza Kanunu'nun 216'ncı maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Dilekçede, söz konusu ifadelerin halkın bir kesiminin etnik aidiyeti nedeniyle alenen aşağılanması sonucunu doğurabileceği ileri sürülerek, olayın soruşturma makamlarınca ayrıntılı şekilde incelenmesi talep edildi.

Başvuruda ayrıca ifade özgürlüğü ve mizah hakkının sınırsız olmadığı savunularak, toplumun bir kesiminin etnik kimliği nedeniyle aşağılanmasının kabul edilemeyeceği ifade edildi. Kamuoyunca tanınan kişilerin kullandıkları ifadelerin oluşturabileceği sosyal etkiyi gözetme yükümlülüğü bulunduğu görüşüne yer verildi.

Dilekçenin sonuç bölümünde ise Rahmi Koç hakkında gerekli soruşturmanın yürütülmesi, eylemlerine uyan kanun maddeleri kapsamında cezalandırılması için kamu davası açılması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talep edildi. Suç duyurusu dilekçesi 6 Haziran 2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunuldu.