Eskişehir Barosu Başkanı Barış Günaydın şu ifadeleri kullandı:

“Yapay zekâ artık gerçekten hayatımızın içine girmiş durumda. Sağlıktan iletişime kadar pek çok farklı alanda ve meslek grubunda kullanıldığını görüyoruz. Elbette hukuk alanında da yapay zekâ teknolojilerinin giderek daha fazla kullanılmaya başlandığını gözlemliyoruz. Biz de bu konuyu son derece önemsiyoruz.

Türkiye Barolar Birliğimiz tarafından da bu konuda önemli çalışmalar yürütülüyor. Özellikle yapay zekânın kullanımına ilişkin etik ilkeler konusunda hazırlanan bir çalışma çok yakın zamanda yayımlandı. Bu oldukça önemli bir gelişme. Çünkü yapay zekânın makine öğrenmesi sürecinde nasıl eğitildiği, hangi verilerle beslendiği ve doğru bilgilere erişimin nasıl sağlandığı büyük önem taşıyor.

Ben yapay zekânın herhangi bir mesleğin yerine geçmesinden ziyade, o mesleği destekleyen bir araç olarak kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Yapay zekânın bir mesleğin tamamen yerine geçmesi mümkün değil. Ancak mesleki faaliyetleri kolaylaştıran, bilgiye erişimi hızlandıran ve çalışma süreçlerini daha verimli hâle getiren bir teknoloji olarak değerlendirilmesi son derece önemli.

Örneğin hukuk alanını ele aldığımızda, çok geniş bir mevzuatla karşı karşıyayız. Kanunlar, yönetmelikler, daha önce verilmiş mahkeme kararları ve Yargıtay içtihatları gibi son derece kapsamlı bir bilgi birikimi söz konusu. Yapay zekânın bütün bu bilgileri derleyip toparlaması, sınıflandırması ve hukukçuların ihtiyaç duydukları bilgilere daha kolay ulaşmasını sağlaması açısından önemli katkılar sunabileceğini düşünüyorum.

Ancak burada en önemli husus, bu teknolojinin etik ve doğru ilkeler çerçevesinde kullanılmasıdır. Yapay zekânın sağladığı kolaylıklardan yararlanırken hukukun temel ilkelerinden ve mesleki sorumluluklarımızdan uzaklaşmamamız gerekiyor.

Bu alanda çeşitli yazılımlar da geliştiriliyor. Türkiye Barolar Birliğimizin yürüttüğü çalışmalar bulunuyor. Aynı şekilde Adalet Bakanlığının da yapay zekâ teknolojilerinin hukuk alanında kullanımına yönelik çalışmaları söz konusu.

Ancak bu konuya gerçekten çok dikkatli ve teknik açıdan yaklaşılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü yapay zekâ yalnızca teknolojik bir yenilik olarak değerlendirilmemeli. Aynı zamanda etik, hukuki ve mesleki sorumluluklar bakımından da kapsamlı şekilde ele alınmalı.

Özellikle yapay zekânın hangi alanlarda ve ne şekilde kullanılacağının doğru belirlenmesi gerekiyor. Kullanım sınırlarının açık biçimde ortaya konulması, etik ilkelerin oluşturulması ve bu teknolojinin kötüye kullanılmasının önüne geçecek düzenlemelerin hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor.

Bizim yaklaşımımız, yapay zekânın hukukçuların yerine geçen bir sistem değil, hukukçuların çalışmalarını destekleyen ve kolaylaştıran bir araç olması yönünde. Bunun da ancak doğru kullanım alanlarının belirlenmesi, gerekli denetim mekanizmalarının oluşturulması ve etik ilkelere uygun düzenlemelerin yapılmasıyla mümkün olacağına inanıyoruz.”