Eskişehir Filistin’le Dayanışma Platformu adına konuşan Kuban Kubal şu ifadeleri kullandı;
"Eylemlerde dile getirdiğimiz sözler ve hükümete yönelttiğimiz eleştiriler nedeniyle bugün yargılanıyoruz. Türkiye genelinde iki yüzü aşkın arkadaşımız da hükümetin İsrail politikalarını eleştirdiği için yargılanıyor. Biz de bugün onların mahkemesine giriyoruz.
Bize yöneltilen suçlama, devlet kurumlarını aşağılamak. Oysa biz hiçbir zaman devlet kurumlarını aşağılamadık. Aksine, yaptığımız şey devlet kurumlarının nasıl aşağılandığını ifşa etmekti. Çünkü devlet kurumları yalan söylenerek aşağılanır; gerçeği saklayarak aşağılanır. Vatandaştan, milletten, toplumdan ve uluslararası kamuoyundan gerçeği gizleyerek aşağılanır. Ne yazık ki hükümet yetkilileri ve ilgili kurumlar tam olarak bunu yaptı.
Gazze’de soykırım sürerken, İsrail’in gerçekleştirdiği bu soykırım devam ederken hükümetin İsrail’le ticareti sürdürdüğünü ortaya koyduk. Bu gerçek sekiz ay boyunca inkâr edildi. Biz bu ticaretin sürdüğünü ifşa ettik. Sonunda yetkililer bunu kabul etmek zorunda kaldı ve ticareti kestiklerini iddia ettiler. Ancak kesmediklerini de biliyorduk; bunu da tekrar ifşa ettik.
Bu yalnızca Eskişehir’de, Eskişehir Düşünce Dayanışması ya da Eskişehir Filistin’le Dayanışma Platformu’nun yaptığı bir şey değildir. Türkiye’nin birçok yerinde, Filistin için mücadele eden yüzlerce gençlik örgütü ve inisiyatif benzer gerçekleri ortaya koydu. Onlar da yargılanıyor. Ancak bu yargılamalar gerçeğin üzerini örtmeye yetmiyor.
Bugün bütün dünya biliyor ki Gazze’de soykırım devam ederken hâlâ Hayfa Limanı’na Türkiye’den gemiler gidiyor. Hâlâ İsrail’in kullandığı petrolün büyük bir kısmı Türkiye topraklarından, Azerbaycan petrolü üzerinden geçiyor. Biz bunları ifşa ettik ve bu ülkede yaşayan yurttaşlar olarak buna razı olmadığımızı açıkça ifade ettik. Kamuoyunu da bu konuda duyarlı olmaya davet ettik.
Bugün hâlâ aynı noktadayız. Söylediklerimizin arkasındayız. Söylediklerimizde suç teşkil eden hiçbir unsur yoktur; tam tersine burada suçun ifşası vardır. Bugün buradan bir kez daha söylüyoruz: Suçlu olan bizler değiliz. Suçlu olan, soykırım devam ederken uluslararası hukuk ve uluslararası yasalar hiçe sayılarak soykırım gerçekleştiren bir ülkeyle ticaret yapanlardır. Diplomatik ilişkileri kesmeyenlerdir. Akademik, ekonomik ve siyasi ilişkileri sürdürenlerdir.
Bugün yargılanması gereken biz değil, onlardır. Buradan bir kez daha, bu kişiler ve kurumlar hakkında suç duyurusunda bulunduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz."





