Nakliyat-İş Sendikası Eskişehir Anadolu Şube Başkanı Ali Özçelik şu ifadeleri kullandı:
"McDonald’s’ın Türkiye’deki lojistik faaliyetlerini yürüten, Almanya merkezli HAVI Lojistik’te yaklaşık iki yüz işçi; insanca yaşayabilecek bir ücret ve insan onuruna yakışır çalışma koşulları talebiyle yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde aylarca sonuç alınamaması nedeniyle grev kararı almıştır.
Sendikamızın kararlı örgütlenme çalışmaları sonucunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetki tespiti yapılmış, yargı süreci tamamlanmış ve toplu iş sözleşmesi yetki belgesi sendikamıza verilmiştir.
21 Ağustos 2025 tarihinde 6356 sayılı yasa kapsamında başlayan görüşmeler, işverenin uzlaşmaz tutumu nedeniyle sonuçsuz kalmış; ardından girilen arabuluculuk sürecinde de herhangi bir mutabakat sağlanamamıştır.
İşveren yalnızca masadan kaçmakla kalmamış; yetki belgesi kapsamındaki bazı işyerlerini NACE kodu ve işkolu değişiklikleriyle hukuksuz biçimde sözleşme kapsamı dışına çıkarmaya çalışarak sendikal hakları fiilen gasp etmeye yönelmiştir.
Ancak mesele yalnızca yöntem değil, dayatılan sefalet teklifidir.
İşverenin sunduğu tekliflerin özeti şudur:
Ocak 2026 için, yalnızca ilk altı ayı kapsamak üzere yüzde 20 zam teklifi sunulmuştur.
Oysa TÜİK’in Aralık 2025 itibarıyla açıkladığı yıllık TÜFE oranı yüzde 30,89’dur. Bu oran, işçinin ve emekçinin yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmayan, gerçeği perdeleyen “resmî” bir tablodur. İşverence teklif edilen yüzde 20’lik artış, bu resmî enflasyonun dahi on puandan fazla gerisindedir. Gerçek hayat pahalılığı dikkate alındığında bu teklif, işçilere açıkça alım gücü kaybı ve sefaleti dayatmaktadır.
Bu tablo karşısında sendikamız, 24 Ocak 2026 tarihi itibarıyla HAVI Lojistik’te grev uygulamasını başlatma kararı almıştır.
Bu grev yalnızca bir işyeri uyuşmazlığı değildir. Bu grev, emeğin sistematik biçimde değersizleştirilmesine karşı meşru ve örgütlü bir itirazdır.
Burada özellikle vurgulamak isteriz ki bu sürecin sorumluluğu yalnızca HAVI Lojistik’e ait değildir. McDonald’s da bu tablonun doğrudan parçasıdır. Lojistik zincirinden kâr eden bir şirket, o zinciri ayakta tutan işçilerin çalışma ve yaşam koşullarından bağımsız değildir. Ucuz işçilik üzerine kurulu tedarik modeli ne sürdürülebilir ne de kabul edilebilirdir.
Grevle birlikte HAVI Lojistik’te hizmetin durması, McDonald’s şubelerinde de ciddi aksamalara yol açacaktır. Bu sonuç işçilerin değil, taleplerimizi yok sayan işveren anlayışının ürünüdür.
İşçiler insanca yaşayacak ücreti alana kadar, insan onuruna yakışır çalışma koşulları sağlanana kadar halkımızı, tüketimden gelen gücünü kullanarak McDonald’s’ı boykot etmeye çağırıyoruz.
Sendikamız yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası sendikal hareket içinde de güçlü ilişkilere sahiptir. Dayanışma içinde olduğumuz uluslararası sendikalarla birlikte, önümüzdeki günlerde ülkemiz dışında da çeşitli ülkelerde McDonald’s’a karşı sendikamızla dayanışma eylemleri gerçekleştirilecektir. Bu mücadele sınırlarla sınırlı değildir. Sermaye uluslararasıysa, işçi sınıfının dayanışması da uluslararasıdır.
Sendikamız, Türkiye genelinde örgütlü olduğumuz tüm illerde McDonald’s şubeleri önünde basın açıklamaları ve eylemler yapmaya devam edecektir. Halkımızı McDonald’s’ı ve HAVI Lojistik’i boykot etmeye çağırmayı sürdüreceğiz.
Tüm işçi ve halk örgütlerini, demokratik kitle örgütlerini ve kamuoyunu bu haklı mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz. Yaşasın McDonald’s – HAVI Lojistik grevimiz. İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız. Yaşasın DİSK, yaşasın Nakliyat-İş."





