Eskişehir Ekoloji Derneği Başkanı Filiz Fatma Özkoç şu ifadeleri kullandı;
"Doğa ve Yaşam Platformunun, Alpu Esence'de yapılmak istenen altın gümüş maden ocağı için itiraz dilekçesi kampanyası. Bugün başladık dilekçelerimizi toplamaya. Bu standımız haftanın salı ve cumartesi günleri olacak burada ve 15 gün sürecek.
Biz topladığımız bu imzaları valiliğe sunacağız. Valilik de ilgili yerlere gönderecek. Niçin topluyoruz biz bu imzayı? 22 Temmuz'da Alpu Esence'de halkın katılımı toplantısı yapıldı. Halkın katılımı toplantısı yapıldı derken aslında toplantı yapılmadı. Çünkü oradaki bölge halkı kendi bölgelerinde, yörelerinde bu altın gümüş maden ocağını istemiyorlar.
Şirket de bilgilendirmek istedi ama halk buna tepki gösterdi ve toplantı yapılmadı. Şimdi toplantı yapılmadı ama oradaki Bakanlık yetkilileri, İl Müdürlüğü yetkilileri tutanak tutması gerekiyordu. Tutanak tuttular fakat bizlere, yani oradaki bölge halkına, sivil toplum örgütlerine, yani o toplantıya katılanlara tutanakları teslim etmediler. Biz de bu tutanakları istiyoruz. Çünkü bizim en doğal hakkımız, acaba o tutanakta ne yazdılar. Yani kampanya sürecimiz bu şekilde başladı.
Şimdi bu proje yaklaşık 20.000 dönümlük bir ruhsat alanına sahip. ÇED alanı ise yaklaşık 1 dönümden fazla. Yapılacak işlem sadece kırma, öğütme, eleme şeklinde. Ama çıkarılacak kazı, cevher daha sonra Sivrihisar'ın Kaymaz ilçesinde işlenecek. Yani orada siyanürlü işlem yapılacak. Fakat çıkacak kazı miktarı, 8 yıl bir projeye ömür biçmişler. Ama biliyorsunuz şirketler girdikten sonra bu 8 yılla kalmıyor, kapasite artışına gidiyorlar, bu süreyi uzatıyorlar.
8 yılda toplam 335 milyon ton kazı çıkacak. Bu kazı içinde 8 milyon küsurü Kaymaz'a taşınacak, orada işlenecek. Fakat burada problem olan şu. Alpu Ovası sadece Eskişehir için kıymetli değil. 1. derece büyük ova statüsünde, tamamen tarımsal üretim gerçekleşiyor. Türkiye için kıymetli bir bölge.
Oradaki insanlar üretimlerini, buğday, arpa, ayçiçek o şekilde gerçekleştiriyorlar ve proje bir ön ÇED raporu şeklinde. Projede hiçbir şekilde aydınlatıcı bir bilgi yok. Projede kullanılacak su miktarı belli değil. Nereden su kaynağını elde edecekler, onun bilgisi yok.
Sonra çevresel etki değerlendirme canlıların hayatı için ne kadar tehlikeli. Özellikle siyanür kullanılmayacak ama Kaymaz'da kullanılacak, bir şey fark etmiyor. Burada altın gümüşle miktarda ağır metaller çıkıyor. Asıl problem olan orada ağır metaller. Şimdi bu ağır metaller yer altındayken masumken ama yer üstüne çıktığında havadaki oksijenle, suyla hepsi birer zehire dönüşüyor. Dolayısıyla asıl tehlike ağır metallerdir."
Daha sonra konuşan Eskişehir Ekoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cevat Aydemir şu ifadeleri kullandı;
"Sarıcakaya ile başladı, Alpagut ile devam etti. Alpagut'ta Cengiz Holding o kadar yıprandı ki süreç içerisinde, ismini, şirketin ismini değiştirmek zorunda kaldı. Montan oldu ama biz sonradan baktığımızda Montan'ın da aslında Cengiz ailesine ait olduğunu tespit etmiştik.
Oradaki en verimli, en bereketli topraklar dediğimiz şey aslında oranın ekolojik dengesi. Oranın o yaşam alanlarının, oradaki o yüzyıllardır oluşan dengenin de bozulması anlamına geliyor. Sarıcakaya'yı, Mihalgazi ve Alpagut'taki alandan Cengiz Holding'in projesi şu anda mahkemelik yani orada bir hukuki süreç devam ediyor. Orada kazanım elde etmiş sayılırız. Çünkü bilirkişi heyeti orada lehimize bir karar verdi ama sadece Mihalgazi, Sarıcakaya ile bitmiyor.
Demirli Mahallesi'nde Eczacıbaşı'nın bentonit maden ocağının kapasite artışı vardı. Orada da bilirkişi heyeti kazı, oradaki enkazın çökme anında yaklaşık 13 kişi bilirkişi heyeti o çöküntünün üstünde karar verdi. O gün rapor orada yazıldı. Bir İliç, Demirli İliç olmasın diyerek yola çıkmıştık biz. Ama Eczacıbaşı günlerce hem Eczacıbaşı Holding'in yetkilileri hem kamu kurumlarının yetkilileri hem Eskişehir Valisi orada adım atmayarak halkı ve oradaki canlı yaşamını tehlikeye attılar.
Ama bilirkişi heyetinin orada yazmış olduğu, lehimize çıkan rapor sonucunda yine olay mahkemede olduğu için oradan da olumlu bir karar bekliyoruz. Yine Çukurhisar'da Sabancı Holding'in çimento fabrikasına kalker ve kil madeni kapasite artışıyla ilgili de biz bir çalışma yürüttük. Orada da propaganda sürecimizi yürüttük. Orası henüz netleşmedi, bilirkişi heyeti girmedi.
Maden şirketleri ve holdingler gelip gözlerini ülkenin ve şehrimizin en verimli ve bereketli topraklarına dikince, Alpu Ovası'nda ayçiçeği, mısır, soğan, arpa, buğday gibi yaşam alanları, yaşamımızı doğrudan etkileyecek ürünlerin oradaki olumsuz anlamda etkilenmesine rol oynayacaklar.
Biz de tamamen verimli ve bereketli topraklarda bu holdinglerin öyle cirit atmasını, oradaki yaşam alanlarımızı ve oradaki tarım alanlarına müdahale etmesine karşı bir topyekün mücadele sergilemek istiyoruz. Bütün halkımızla birlikte, belediyeler, sivil toplum örgütleri, milletvekilleri, bütün siyasi örgütler, AKP dahil...
AKP oradan oy alıyorsa ama AKP milletvekilleri bu maden mücadelesine dair şimdiye kadar Eskişehir sınırları içerisinde tek bir cümle kurmuş değiller. AKP ve MHP il teşkilatları sadece Doğa ve Yaşam Platformunun sokağa çıktığı andan itibaren cümle kurmaya başladılar ve basını çağırıp bizi olumsuz düşüncelerle çeşitli kamuoyuna karşı oradaki kendilerince propaganda dili geliştiriyorlar. Biz buna da karşıyız.
Bu toprakları hep birlikte savunmalıyız. Alpu, Alpagut, Demirli, Sarıcakaya, Çukurhisar bu halkın yaşadığı ve yaşamak zorunda olduğu topraklardır. Burada holdingler para kazanacak diye, kârlarına kâr katacak diye biz halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz.
Üstelik şöyle bir durum var. Alpu ve yöresinde yaşayan bütün halkımız bu madene karşı bir direniş gösteriyorlar. O halkın katılım toplantısını yaptırmamak üzerine kurguladıkları söz de tam da bu yüzdendi. Dediler ki muhtarlar, "Biz bu madene karşıyız ve bilgilenmek istemiyoruz." demişlerdi 22 Temmuz'da.
Dolayısıyla buradan yola çıkmalıyız. Muhtar istemiyor, halk istemiyor, şehirlerde, şehir merkezinde yaşayan sivil toplum örgütleri istemiyorsa o zaman iktidarın da maden şirketlerini çekip konuşması lazım. Çıkması lazım bu topraklarımızdan diye düşünüyoruz."





