TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Eskişehir Bölge Temsilciliği Başkanı Kenan Çalışır şu ifadeleri kullandı;

Kırtasiye ve okul araç gereçlerinde kullanılan malzemelere dikkat. Yeni eğitim döneminde 20 milyona yakın öğrenci yüz yüze eğitimle ders başı yapmaya hazırlanıyor.

Öğrencilerin tükettiği gıdalar kadar kullandıkları eşyaların da güvenli olması gerekiyor. Bu nedenle öğrencilerin kullanacağı kırtasiye malzemelerindeki kimyasal risklerin değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması önem taşıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da bilinçsizce yapılan kırtasiye alışverişleri, öğrencilerin sağlığı açısından çeşitli riskler oluşturabiliyor.

Hangi malzemeden üretildiği ve içeriği belli olmayan, maruziyet sınır değerlerini aşan kimyasal maddeler içeren kırtasiye ürünleri çocukların sağlığını tehlikeye atabiliyor. Raflarda yer alan ucuz ve içeriği belirsiz kalem, silgi, su matarası ve beslenme çantası gibi kırtasiye malzemelerinin yanı sıra ayakkabı ve okul giysileri de çeşitli kimyasal riskler taşıyabiliyor.

Kırtasiye malzemeleri ile okul araç ve gereçlerinde katkı maddesi olarak fitalatlar, azo boyar maddeler ve bazı ağır metaller kullanılabiliyor. Gıdaların konulduğu plastik beslenme çantaları ve suluklar da uygun malzemelerden üretilmemeleri durumunda risk oluşturuyor.

Fitalatlar, plastiğin sert ve kırılgan yapısını yumuşatmak, bazı ürünlerde bulunan boya ve kokuların daha uzun süre kalmasını sağlamak amacıyla kullanılan toksik kimyasallardır. Bu maddeler tükürük ve ter yoluyla vücuda geçerek endokrin sisteme ve karaciğere zarar verebiliyor.

Azo boyar maddeler ise doğal, rejenere ve sentetik elyafların boyanması ve renklendirilmesinde kullanılıyor. İki binden fazla çeşidinin bulunması, kullanım alanlarının da oldukça geniş olmasına neden oluyor. Azo boyar maddelerle işlem görmüş ürünlerin uzun süre vücutla temas etmesinin bazı kanser türleri ve karaciğer hastalıklarına yol açabildiği, ayrıca mutajenik etkiler oluşturabildiği biliniyor.

Antimon, arsenik, baryum, kadmiyum, nikel, krom, kurşun, cıva ve selenyum gibi ağır metaller de farklı amaçlarla okul malzemelerinde kullanılabiliyor. Maruziyet sınır değerlerinin aşılması durumunda ter ve tükürük yoluyla vücuda taşınan bu maddeler zamanla birikebiliyor ve vücuttaki yararlı minerallerle yer değiştirebiliyor. Bu durumun bazı kanser türlerinin ve nörolojik sorunların ortaya çıkmasında rol oynadığı belirtiliyor.

Sanayide boya inceltmek amacıyla kullanılan ve kolayca buharlaşabilen toluen, ksilen, aseton, benzen, trikloretan, perkloretilen, halojenli hidrokarbonlar ve benzeri uçucu maddeler de risk oluşturuyor. Sağlık Bakanlığının "Uçucu Maddelerin Zararlarından İnsan Sağlığının Korunması Hakkında Yönetmelik" kapsamında yasaklanmasına rağmen bu maddelerin bazı yapıştırıcılarda kullanılabildiği belirtiliyor.

Söz konusu tehlikeli kimyasalların bazıları, 2015 yılında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan "Bazı Tüketici Ürünlerinin Tehlikeli Kimyasal Madde İçeriğine Yönelik Piyasa Gözetimi ve Denetimine İlişkin Tebliğ" ile sınırlandırıldı. Buna rağmen piyasa denetimlerinin yeterli olmadığı ifade ediliyor. 2019 yılında Ticaret Bakanlığının aldığı 155 bin numune üzerinde gerçekleştirilen deneylerin neredeyse yarısının olumsuz sonuçlandığı belirtiliyor.

Hangi ürünlerde ne tür riskler var? Pastel boya, suluboya, oyun hamuru, silgi ve diğer boyalar: Bu ürünlerde, kanserojen olduğu gerekçesiyle yasaklanan azo boyar maddeler ile plastik ürünlerde, baskılarda ve boyalarda yumuşatıcı olarak kullanılan fitalatlara rastlanabiliyor. Fitalatların insanlarda ve hayvanlarda hormon sistemine zarar verebildiği, astım ve üreme bozukluklarına neden olabildiği belirtiliyor. Çocukların sinir ve bağışıklık sistemleri üzerinde olumsuz etkileri bulunan ağır metallere de boyalarda rastlanabiliyor. Kanserojen boyar maddeler ise deriyle temas sonucunda doğrudan emilebiliyor.

Makas, kalemtıraş ve zımba: Öğrencilerin hemen her gün kullandığı bu ürünlerde ağır metaller ve fitalatlar bulunabileceği için test edilmeleri önem taşıyor. Nikel; alaşımların kaplanmasında, korozyona karşı direncin artırılmasında ve ürünlerin daha sert hâle getirilmesinde kullanılan bir metal olarak öne çıkıyor. Nikel içeren aksesuarlarla uzun süre temas edilmesi ciltte tahrişe ve alerjik reaksiyonlara yol açabiliyor.

Çanta, beslenme çantası, kalem kutusu, matara ve kaplıklar: Bu ürünlerde fitalatlar, azo boyar maddeler, alerjen ve kanserojen boyar maddeler bulunabiliyor. Kanserojen oldukları gerekçesiyle yasaklanan poliaromatik hidrokarbonlar (PAH) ile tekstil ürünlerinde buruşmazlık ve çekmezlik sağlamak, boya ve baskıyı korumak amacıyla kullanılan formaldehit de çantalardaki riskler arasında gösteriliyor. Alerji, tahriş, egzama ve akciğer kanseriyle ilişkilendirilen bu kimyasala önlük, pantolon ve çorap gibi tekstil ürünlerinde de rastlanabiliyor.

Kırtasiye alışverişinde nelere dikkat edilmeli? Kırtasiye malzemeleri ve okul gereçleri satın alınırken ürünlerin üzerinde TSE veya CE işaretlerinden en az birinin bulunmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Çocukların kullanacağı matara, şişe ve beslenme çantalarında plastik ürünlerden mümkün olduğunca kaçınılması, ayrıca yoğun kokulu ve boyalı ürünlerin tercih edilmemesi öneriliyor.

Solvent bazlı kalemler yerine su veya alkol bazlı kalemlerin tercih edilmesi gerekiyor. Yapıştırıcı satın alınırken de içerisinde uçucu maddeler bulunan ürünlerden kaçınılması önem taşıyor.

Özellikle sırt ve beslenme çantalarında üreticisi belli ve üzerinde CE işareti bulunan ürünlerin tercih edilmesi öneriliyor. Çocukların yiyeceklerinin bu ürünlerde saklanması ve ürünlerle doğrudan temas etmesi nedeniyle kullanılan malzemenin güvenliği önem taşıyor. Güvenli olmayan ürünlerde bulunan kanserojen maddelerin temas yoluyla çocuklara geçebileceği belirtiliyor.

Suluklarda benzen ve türevlerini içermeyen ürünlerin tercih edilmesi gerekiyor. Oyun hamurlarında ise CE işaretinin bulunmasına dikkat edilmesi ve bu ürünlerin üç yaşından küçük çocuklara verilmemesi öneriliyor."