Eskişehir Yeşilay Danışmanlık Merkezi, alkol, madde, tütün, teknoloji ve kumar bağımlılığıyla mücadele eden vatandaşlara ücretsiz ve tamamen gizlilik ilkesiyle psikoterapi desteği sunarken, merkez bünyesinde yürütülen sanat atölyeleri de danışanların tedavi sürecine katkı sağlıyor. Seramik ve ahşap sanatları atölyelerinde üretim yapan danışanlar hem boş zamanlarını değerlendiriyor hem de yeni beceriler kazanarak sosyal hayata yeniden uyum sağlamaya çalışıyor.

Eskişehir'de kurulduğu günden bu yana yaklaşık 1600 danışana hizmet veren merkezde, psikolojik ve sosyal desteğin yanı sıra sanat atölyeleri de tedavi sürecinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Merkeze başvuran her danışan, seramik ve ahşap sanatları atölyelerine davet edilerek üretim sürecine katılma fırsatı buluyor.

Eskişehir Yeşilay Danışmanlık Merkezi Seramik Atölyesi Hocası Elif Gönül İlter, atölyede danışanlarla birlikte üretimin her aşamasında çalıştıklarını belirterek, "Bu sanat atölyesinde ahşap çalışmaları ve ahşap boyama çalışmaları yanında seramik üretim çalışmaları da yapmaktayız. Ben seramik üretim kısmında yer almaktayım. Seramikte çeşitli elle şekillendirme yöntemlerini kullanarak, o şekillendirme yöntemlerinden faydalanarak ürünler tasarlıyoruz. Arkasından o tasarladığımız ürünleri dekor işlemlerine tabi tutarak kişiselleştiriyoruz. Danışanlarımızla her aşamada, bu üretimlerin her aşamasında yanlarında oluyorum ve birlikte üretim yapıyoruz." dedi.

Seramik üretiminin sabır isteyen uzun bir süreç olduğunu anlatan Elif İlter, "Seramiğin uzun süren bir üretim aşaması vardır. Elle şekillendirme yaptığımız için ürünlerimiz hava şartlarına da bağlı olarak biraz daha geç kuruyabiliyor. Kuruduktan sonra bir pişirim sürecimiz vardır. Bu pişirim süreci 1,5 günü alıyor. Arkasından dekorlama işlemine tabi tuttuktan sonra sırlama pişirimi dediğimiz pişirimi bir kez daha yapıyoruz. O da yaklaşık 1,5 günü alıyor. Böylece bir ürünü kuruma aşamasını da dahil ederek 1 hafta 10 gün içinde bitirebiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Danışanların ilk etapta seramik çalışmalarına karşı çekingen davrandığını söyleyen Elif İlter, zamanla bu düşüncenin değiştiğini belirterek, "Danışanlarımız başlangıçta seramiğe karşı biraz daha çekimser oluyorlar. Çünkü çamura dokunmak herkese göre değildir. Ama çamura dokunduktan sonra ve üretime başladıktan sonra gerçekten keyif alıyorlar. Çamura dokunmak aynı zamanda enerjilerini de atmalarına sebep oluyor. Motivasyonu ve sabretmeyi öğretiyor. Zaten amacımız seramik yaparak onlara sadece bir beceri kazandırmak değildir. Onlara üretim yaptırmak, buraya getiren zararlı alışkanlıklarından onları biraz uzaklaştırmak ve kendi ürettikleri ürünleri hayatın içine katmalarını sağlamaktır. Bu durum da onları seramiğe biraz daha yaklaştırıyor, biraz daha üretim yapmalarını sağlıyor ve sabretmeyi öğretiyor. Çünkü seramik gerçekten sabretmeyi öğreten bir sanat dalıdır. Bahsettiğim gibi öyle hemen bitmiyor ve bir süreç gerektiriyor. Onlar da bu sabrı gösterdikten sonra ve ürünlerine sahip olduktan sonra bir kez daha üretmeye, bir şey daha yapmaya talip oluyorlar." diye konuştu.

Merkezde görev yapan Ahşap Sanatları Hocası Birsen Erden ise danışanlarla birlikte farklı teknikler kullanarak ahşap ürünler hazırladıklarını anlattı. Birsen Erden, "Ben ahşap boyama hocasıyım. Burada çeşitli ahşap ürünleri renklendirerek ve değişik teknikler kullanarak kullanıma hazır hale getiriyoruz. Görmüş olduğunuz ürünler burada danışanlarımızla birlikte üretmiş olduğumuz ürünlerdir." dedi.

Ahşap atölyesinin danışanların gelişiminde önemli katkılar sağladığını ifade eden Birsen Erden, "Danışanlarımız buraya düzenli olarak geliyorlar. Sabırlı olmayı, odaklanmayı, üretmeyi, el becerilerini geliştirmeyi ve kendilerine olan güvenlerini geri kazanıyorlar. Aslında saygınlıklarını geri kazanıyorlar. Bazı danışanlarımız da burada öğrendikleri teknikler ile kendilerine ek gelir kapısı sağlayarak atölye açtılar. Burada öğrendikleriyle kendisine bir atölye açan ve geçimini oradan sağlayan bir danışanımız vardır." ifadelerini kullandı.

Atölye çalışmalarının haftanın beş günü sürdüğünü belirten Birsen Erden, "Haftanın 5 günü saat 11.00 ile 15.00 arası buradayız. Haftanın her günü çalışmalarımız bu şekilde devam ediyor." dedi.

Eskişehir Yeşilay Danışmanlık Merkezi Klinik Psikoloğu Volkan Şahin ise merkezde sunulan hizmetlerin tamamen ücretsiz olduğunu ve gizlilik esasına göre yürütüldüğünü söyledi.

Volkan Şahin, "Bizler Yeşilay Danışmanlık Merkezi olarak alkol, madde, tütün, teknoloji ve kumar bağımlılıkları için ücretsiz psikoterapi desteği veriyoruz. Türkiye'nin her ilinde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bir YEDAM birimimiz bulunmaktadır. Burada 12 yaş ve üzeri bütün vatandaşlara ücretsiz ve gizlilik ilkesi çerçevesinde hizmet veriyoruz. Yani burada alınan destekte e-Nabız sistemine veya sicile işleme gibi bir durum olmuyor." diye konuştu.

Bağımlılıkla mücadelede uygulanan destek modelini de anlatan Volkan Şahin, "Bağımlılığın tedavisinde aslında 3 ayaklı bir tedavi modeli vardır. Psikologlarımız tarafından psikolojik destek sağlanıyor, sosyal hizmet uzmanlarımız tarafından sosyal destek sağlanıyor, aynı zamanda gerek duyulursa tıbbi destek için AMATEM psikiyatri birimlerine yönlendirme yapıyoruz. Burada sosyal desteği daha da kuvvetlendirmek için kurumumuzda atölyeler bulunmaktadır. Eskişehir özelinde Ahşap Sanatları Atölyesi ve Seramik Atölyesi mevcuttur. Burada danışanların boş zamanlarını daha iyi değerlendirmesi, bu süreçte kendilerine yeni bir meziyet ve özgüven kazanması veya kaybettikleri bazı özellikleri geri kazanabilmesi için atölyelerimiz çalışmaya devam etmektedir." dedi.

Türkiye'nin farklı illerindeki YEDAM merkezlerinde de çeşitli sanat ve meslek atölyelerinin bulunduğunu belirten Volkan Şahin, "Bu durum sadece ilin imkanlarına göre değişmektedir. Örnek veriyorum; İstanbul'daki bir YEDAM merkezimizde gastronomi atölyesi, spor atölyesi, müzik atölyesi veya çeşitli atölyeler bulunmaktadır." ifadelerini kullandı.

Eskişehir'de merkezin açıldığı günden bu yana yaklaşık 1600 danışana ulaşıldığını aktaran Volkan Şahin, sanat atölyelerinin tedavi sürecindeki önemine dikkat çekerek, "Eskişehir YEDAM kurulduğundan beri 1600'e yakın danışan geldi. Biz burada gelen danışanlarımızın hepsini atölyeye mutlaka davet ediyoruz. Danışanlarımız günlük olarak bizimle beraber mesaiye gelir gibi atölyeye geliyor ve burada vakit geçiriyor. Burada tedavide önemli bir adım atmış oluyorlar. Hatta burada edindikleri meziyetlerle kendilerine iş kuran, sertifika alıp kendi atölyelerini açan, kendi ahşaplarını ve seramiklerini üreten danışanlarımız bulunmaktadır." dedi.