Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu adına konuşan Cevat Aydemir şu ifadeleri kullandı:
“Odunpazarı ilçemize bağlı Demirli Mahallesi'ndeki Eczacıbaşı Esan Holding'in Bentonit Maden Ocağı'nın kapasite artışı sonucunda aldığımız kazanımla ilgili birkaç aktarım yapmak istiyoruz.
Biz Eskişehir kamuoyuna Demirli Mahallesi'nde daha önce neler yaşandığına ilişkin birkaç aktarım yapalım. İlk defa 2025 Temmuz ayında Demirli Mahallesi'ne gitmiştik. Orada bütün köyün itirazları, bütün köyün oradaki madenin yapılmaması yönünde haykırışları vardı. Bunu duyduk.
Oraya gittiğimizde yaşananların ardından Eskişehir şehir merkezinde, Valilik önünde, Demirli Mahallesi'nden, çevre mahallelerden ve şehir merkezinden katılan dostlarımızla birlikte Eskişehir Valiliği'ne, Çevre İl Müdürlüğü'ne sunulmak üzere dilekçelerimizi vermiştik.
Bu dilekçelerde Demirli Mahallesi'ndeki şirketin istediği kapasite artışının durdurulmasını talep etmiştik. Madenin artık Demirli Mahallesi'ni yutacak dereceye geldiğini dillendirmiştik. Bu nedenlerle projenin iptalini istemiştik. Ancak Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü ve Valilik dilekçelerimize henüz yanıt vermiş değiller.
Sonrasında, 2026 Mayıs ayında, aslında yakın zamanda, aynı madende bir göçük oldu. Bir göçme meydana geldi. Onu da şöyle dillendirmiştik: 'Erzincan İliç olmasın Demirli Mahallesi.'
Çünkü hemen köyün yamacında olan bir madenden bahsediyoruz. O maden öyle bir hal almış ki oradaki geniş çam ormanlarının tamamının kesilmesiyle bembeyaz bir bozkır üretilmiş. Bu şekliyle bile kapasite artışı isteniyor. Yani 'Bu alan bize yetmiyor, daha çok ağaç keselim, daha çok ormanı katledelim' anlayışıyla Eczacıbaşı Esan, bu kapasite artışıyla orada bir katliam gerçekleştirecekti.
Biz bunun önüne geçmek için defalarca şehir merkezinde konuyu dillendirdik ve hukuki mücadele başladı. Dolayısıyla geçen hafta aldığımız haberle mahkemenin bu kapasite artışını durdurduğunu öğrenmiş olduk."
*
Demirli Mahallesi Muhtarı Abdullah Mermer şu ifadeleri kullandı;
“Buraya toplanma sebebimiz, bildiğimiz üzere mahallemizde bulunan bentonit ocağının genişlemesiyle ilgiliydi. Bununla ilgili 2025 yılında, başkanımın da bahsettiği gibi, bir mücadele başlattık. Mücadele sonucunda bizim için çok net bir bilgi olmadı. Yani bilgi derken şöyle, verdiğimiz dilekçeler dikkate alınmadı.
Bunun sonucunda TEMA Vakfı vasıtasıyla bir mahkeme kararı ortaya çıktı ve birkaç gün önce sevindirici haber bize ulaştı. Biz yeniden doğmuş gibi bir sevinç içindeyiz. Bu çalışmalarda emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
İnşallah karara bağlı olarak oranın rehabilite edilmesi konusunda da düzgün bir yol izlenir diye düşünüyorum. En kısa zamanda rehabilite edilmesini temenni ediyorum. Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.”
*
Seklice Mahallesi Muhtarı Enver Furtın şu ifadeleri kullandı;
"Ben şunu söylüyorum. Doğanın üstündeki yaşam, yer altı zenginliğinden çok daha kalitelidir.
Bunu biraz açacak olursak, doğada yeşilimiz, hayvanımız ve her türlü imkanımız var. Fayanssız yaşayabiliriz, altınsız yaşayabiliriz ama oksijensiz, susuz ve doğal yaşam olmadan nefes almamız mümkün değildir.
Bu kapsamda bağımsız yargımıza da çok teşekkür ediyorum. Bu tür gelişmeleri daha güzel bir şekilde kutlamamızı istiyorum.
Söyleyeceklerim çok ama değerli vaktinizi almak istemiyorum. Hepinize teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. Köyümüze hayırlı uğurlu olsun.”
*
Daha sonra söz alan Demirli Mahallesi'nden Ayşe Azgezen şu ifadeleri kullandı;
"Köyümüzdeki maden maalesef bizim köy hayatımızı çok etkiliyor. Neden derseniz, en çok ağaçlarımızı kaybettik. Dolayısıyla hayvancılıkta çok zorlanıyoruz. Bu yüzden sevindirici haber bizi çok mutlu etti. Mücadeleye başladığımız andan itibaren bir sonuca ulaşamayacakmışız gibi hissetmiştik. Ama destekleriniz için çok teşekkür ediyorum.
Güzel bir sonuca ulaştık. İnşallah daha da güzel sonuçlar olur. Çünkü kaybettiğimiz ağaçlık alanın tekrar kazanılması lazım. Orada gerçekten çok büyük bir kayıp var. Bizim çocukluğumuzdaki o ormanlık alan maalesef yok oldu. İnşallah orayı tekrar yeşillendirmek adına güzel adımlar atarız diye düşünüyorum."
*
Demirli Mahallesi'nden Fatma Akalan da kısa ve net bir konuşma yaptı ve sadece “Ben haberi alınca çok mutlu oldum." dedi.
*
Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray şu ifadeleri kullandı;
"
“Bu gerçekten çok güzel bir haber. Üst üste güzel haberler alıyoruz. Hemen geçtiğimiz hafta Alpagut için yürütmeyi durdurma kararını aldık. Bu güzel haberler, ülkede de bir heyecan dalgasının yayılmasına vesile oluyor. Biliyorsunuz, ülkemizin dört bir tarafında madenciliğe karşı köylüler ve doğa ve yaşam mücadelesi veren dostlarımızla hep birlikte mücadele ediyoruz. Dolayısıyla bu haber yalnızca burayı ilgilendirmiyor, tüm ülkemizi ilgilendiriyor. O nedenle ayrıca çok önemli.
Biz de Eskişehir Bilecik Tabip Odası olarak en başından beri bu sürecin içerisindeyiz. Çünkü bu yalnızca bir çevre sorunu değil. Biraz evvel dostlarımızın da söylediği gibi ekosistemi ve insan sağlığını ilgilendiren çok önemli bir halk sağlığı sorunundan bahsediyoruz.
Dolayısıyla bu karar bize neyi kazandırdı? Havamızı, suyumuzu, toprağımızı, yaşam alanlarımızı ve sağlığımızı. Bunları kaybetmekten endişe ettiğimiz için mücadele veriyorduk.
Şimdi Kasım ayı, Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı. Akciğer kanseri konusunda farkındalık oluşturmak için sokaklara çıkıp broşür dağıtmak bizim gerçek mücadele yöntemimiz olmamalı. Ne yapmalıyız? İnsanların hiç hastalanmaması için topyekün mücadele etmeliyiz.
Burada endişe ettiğimiz en önemli hastalıklardan bir tanesi neydi? Bentonit dediğimiz madenin içerisinde kuvars olarak bilinen, kristalize silika içeren ve uluslararası kanser kuruluşları tarafından Grup 1 kanserojen olarak kabul edilen bir maddeden bahsediyoruz. Dolayısıyla buna karşı verdiğimiz mücadele, aynı zamanda önemli bir kanser mücadelesidir.
Ayrıca orada titanyum oksit var, başka radyoaktif maddeler var, ağır metaller var. Bunların hepsine dokunulmamış olması büyük bir halk sağlığı kazanımı oldu.
Ben bu noktada emeği geçen herkese çok teşekkür etmek istiyorum. Her ne kadar o grubun içerisinde olsam da arkadaşlarımızın sahada verdiği mücadeleyi çok iyi biliyorum.
Biz bu davaya aynı zamanda müdahil olmak için başvurduk. Ancak maalesef yerel mahkeme, anlamadığımız bir şekilde müdahil olma talebimizi reddetti. Buna rağmen hukuki ve fiili mücadelenin her zaman içerisinde olacağız.
Eskişehir Bilecik Tabip Odası olarak herkese hayırlı olsun. Bu haber için çok mutluyuz.”
*
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder şu ifadeleri kullandı:
“Neden kıymetli, neden değerli? Çünkü insanoğlundan, canlılardan daha değerli hiçbir şey olamaz. Ben bu değeri toprağın içinde de sorguluyorum.
Eskişehir'e yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta, Türkmen Dağları'na yakın, su kaynaklarının bulunduğu, verimli topraklara sahip o bölgede ekosistemin ve doğanın bu şekilde zarar görmesine bizler de karşı çıktık. Doğa ve Yaşam Platformu içerisinde, aynı zamanda TMMOB İl Koordinasyon Kurulu ve Ziraat Mühendisleri Odası olarak bu mücadelede yer aldık.
Bugün bu mutlu günü hep birlikte anlamlandırıyoruz. Dün beni köyden pek çok kişi aradı. Bugün de burada bulunanlar teşekkürlerini iletti. Bu teşekkürler hepimize yönelikti.
Neden derseniz, topraklarımız her geçen gün sanayi faaliyetleri ve insanların yerleşim alanlarının genişlemesi nedeniyle azalıyor. Özellikle verimli topraklarımız bu faaliyetlere açılıyor. İşte burada toprakların zarar görmesine neden olan faaliyetlerden bir tanesi de madencilik.
Şimdi burada en önemli şey nedir? Tabii ki topraklarımız. Hele hele verimli topraklarımız söz konusu olduğunda suyu, toprağı, havayı ve ekosistemi birlikte değerlendirmek zorundayız.
Eskişehir'de 221 tane endemik bitki türü var. Demirli'deki o coğrafyada bu bitkilerin her birini görememiş olsak da o güzel havayı teneffüs ettik. O doğayı, o toprakları yakından gördük.
Bu toprakların ve bu coğrafyanın korunması yönünde başarılı bir sonuç alınmasından bizler de mutluyuz. Bu mutluluğumuzu sizlerle paylaşıyoruz.
Tarımdan, insan sağlığından ve hocamızın da ifade ettiği gibi yaşamdan daha önemli hiçbir şey olamaz.”
*
Eskişehir Barosu Kent ve Çevre Komisyonunu görevlisi de olan Eskişehir Ekoloji Derneği Yönetim Kurulu üyemiz Mert Yedek şu ifadeleri kullandı;
“Eskişehir adına büyük bir kazanım elde edildiği için bugün yine burada mutluyuz, gururluyuz. Arkadaşlarımız çok mütevazı davrandılar ama bilirkişi keşfi sırasında hem bilimsel veriler ışığında hem de fiili mücadeleyle oldukça çetin bir mücadele verdiler. Uzun yıllardır o şirketin bölgeye verdiği zarara karşı mücadele ediyorlar ve seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Bugün en azından yargı kararıyla bu insanların sesi olabildiğimiz için çok mutluyuz.
Geçen hafta Alpu Ovası, Atalan bölgesindeki maden projesinin durdurulması kararıyla da sevinçliydik. Eskişehir'i delik deşik etmek isteyen bir zihniyete karşı mücadele ettiğimizi burada belirtmek istiyoruz.
Bir yandan iklim değişikliğiyle mücadele ettiğini söyleyenlerin, diğer yandan Eskişehir'in topraklarını delik deşik ederek mevcut durumu daha da kötüleştirdiğini görüyoruz. Arkadaşlarımızın da ifade ettiği gibi 166 hektarlık ÇED alanının içerisinde 117 hektarlık bir orman alanı bulunuyor. Bu orman alanında 60 binin üzerinde dikili ağaç var. Bölge halkı bütün bu ağaçların kesilmesi gerçeğiyle karşı karşıyaydı. Bu insanlar ormanlarını kaybetmemek için mücadele ettiler.
Orman vasfının korunması için verilen bu mücadele, doğa ve yaşam alanlarını koruma mücadelemizin önemli kazanımlarından biridir. Kesilmek istenen bu ormanların başka bir yerde fidan dikilerek geri getirilemeyeceğini bilimsel veriler ve bilirkişi raporunun ortaya koyduğu değerlendirmeler doğrultusunda ifade etmek istiyoruz.
İnsanların, doğal bir ormanın başka bir yerde fidan dikilerek yeniden oluşturulamayacağını görmesi gerekiyor. Çünkü orman yalnızca ağaç sayısından ibaret değildir. Karbon tutma kapasitesi, su kaynaklarını koruması, toprağı muhafaza etmesi ve yaban hayatına yaşam alanı sağlaması bakımından önemli bir varlıktır. Biz bugün bu varlığı korumuş olduk. Ağaç veya fidan dikerek bu doğal varlığın geri getirilebileceğini düşünenlere karşı da bunu ifade ediyoruz.
Bu alan aynı zamanda biyolojik çeşitliliğin bulunduğu bir bölge. Ancak rapora baktığımızda biyolojik çeşitlilik çalışmasının yalnızca bir günlük saha çalışmasına dayandığını görüyoruz. Bir günlük saha çalışmasıyla dört mevsimin koşullarının değerlendirilmesinin mümkün olmadığını biliyoruz.
Bilirkişi keşfine gittiğimizde, arkadaşlarımızın da belirttiği gibi, sahada yedi gün önce bir maden kazası yaşanmıştı. Madenin pasa depolama alanında çökme ve kayma gerçekleşmişti. Bilirkişi raporunda da bu kayma tespit edilmişti.
Ancak burada iki önemli ayrıntı var. Bu alana 32 milyon tonluk ilave pasa eklenecekti. Ayrıca pasa depolama alanında geçirimsiz bir tabaka öngörülmemişti.
Yani pasa depolama alanının su, hava ve toprakla etkileşime girmesi durumunda yeraltı sularının nasıl etkileneceğine ilişkin herhangi bir hesaplama yapılmamıştı. Geçirimsiz bir tabaka düşünülmemişti. Madencilik faaliyetinin bu etkilerine ilişkin bilimsel bir veri de sunulmamıştı.
Biz bugün aynı zamanda buna karşı verdiğimiz mücadeleyi kazandık. Ancak kaybettiğimiz bir nokta da var. O madende bir kaza meydana geldi.
Bilirkişi keşfine gittiğimizde şirket, fazla yağış miktarının bu şekilde bir stabilite kaybına yol açabileceği yönünde savunma yaptı. Bakanlık yetkilileri ise maden kazasının yaşandığı alanda dahi projeyi savunmaya devam ediyordu.
Biz bakanlığın bu yanlı tutumuna karşı da mücadele ettik ve kazandık. Aslında ÇED olumlu kararlarının bilimsel değerlendirmelerden uzaklaşarak usuli işlemlerin yerine getirildiği bir onay mekanizmasına dönüştüğünü de görüyoruz. Çünkü ÇED olumsuz kararlarını göremiyoruz.
Bugün verdiğimiz mücadele aynı zamanda insanların sağlık hakkı mücadelesidir. Hocamız da bahsetti. Dosyada herhangi bir sağlık etki değerlendirmesi yapılmamış. Toz emisyonları gerektiği gibi belirlenmemiş.
Biz insanların sağlık riskleriyle karşılaşmasını önlemek için mücadele ediyoruz. İnsanlar kaza geçirdikten, hayatlarını kaybettikten veya kanser olduktan sonra harekete geçilmesini istemiyoruz. Önleyici bir yaklaşımın hayata geçirilmesi için mücadele ediyoruz. Bunun bilimsel literatürde de yer bulması için çaba gösteriyoruz.
Evet, bugün Demirli ve Seklice mahalleleri için önemli bir kazanım elde edildi. Ancak bu kazanım yalnızca bu iki mahalleyle sınırlı görülmemeli. Biz Türkiye genelinde verilen doğa ve yaşam alanları mücadelesinin bir parçası olduğumuzu bilerek, bu bilinçle hareket ediyoruz.
Bugün çok mutluyuz. Bu mutluluğumuzun diğer mücadele alanlarımıza da yansımasını diliyoruz.”
*
Son olarak bir kez daha konuşan Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu adına konuşan Cevat Aydemir şu ifadeleri kullandı:
“Demirli Mahallesi'ndeki maden ocağında şu anda Eczacıbaşı Esan ne yapıyor? Birkaç cümleyle bunu da ifade etmiş olalım.
2026 Mayıs ayında çöken pasa depolama alanındaki enkazı, aradan yaklaşık 6 ay geçmesine rağmen şirket henüz toparlamış değil. Çünkü bentonit madeninin yapışkan ve geçirimsiz yapısından dolayı maden sahasına çıkılamıyor. İşçiler herhangi bir çalışma yapamıyor. İş makineleri de maden sahasına giremiyor. Üstelik bu durum yalnızca iki günlük yağmurdan kaynaklanıyor.
Yağmurun 5-6 gün, hatta 10-15 gün boyunca yağması durumunda neler yaşanabileceğini hayal bile edemiyoruz. Bir Erzincan İliç faciası yaşanabilir mi? Daha önceki çökmede de bunu dillendirmiştik. Bir kez daha söylüyoruz, böyle bir facia yaşanabilir.
Ancak o çökmeden sonra ne Eskişehir Valiliği ne Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü ne de Odunpazarı Kaymakamlığı şirketle ilgili herhangi bir yaptırımda bulundu. Yetkililer alana, sahaya gitmediler. Şirket ise yalnızca daha az masrafla bu işin içinden nasıl çıkabileceğinin peşindeydi.
Yağmur nedeniyle oluşan çukurlarda biriken suyu ancak bir aylık sürede boşaltabilen bir şirket, orada kapasite artışının, yeni katliamların, yeni faciaların ve yeni ekolojik yıkımın peşinde.
Biz bu mahkeme kararıyla her ne kadar bir kazanım elde etmiş olsak da şirketin bölgedeki çalışmalarını takip etmeye devam edeceğiz. Demirli Mahallesi'nin bu maden tarafından yutulmasına engel olacağız.”
*
Basın açıklamasında YENİ Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Bayram Yumrukaya ve İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer de bulundu.





