Eskişehir Süt Üreticileri Birliği Başkanı Yüksel Gedik şu ifadeleri kullandı:
“Süt Konseyi toplandı ancak henüz bir sonuç çıkmadı. Şu anda herhangi bir fiyat belirlenmedi. Üreticiler olarak sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Sanayiciler de ek bir ücret vermiyor, onlar da beklemede. Biz de Süt Konseyi’nin açıklayacağı fiyata göre planlama yapacağız. Ancak şu anda ne olacağı belirsiz. Maliyetler çok yükseldi. Süt üretimi tamamen bitme noktasına geldi. Üretim sürekli azalıyor. Vatandaş artık işletmesini kapatıyor. Çünkü süte zam gelmezken yem fiyatlarına çok yüksek oranlarda zam yapıldı. Mazot ve elektrik giderleri de aynı şekilde arttı. Girdi maliyetleri bu kadar yükselince üreticiler işin içinden çıkamaz hale geldi.
Yaklaşık altı yedi aydır süt fiyatı aynı seviyede. Bu süreçte yeme defalarca zam geldi ama bizim süt fiyatımız yerinde sayıyor. Süt fiyatımız aynı kalsın, buna da razıyız ancak yem, mazot ve diğer giderlere de zam gelmesin. Sürekli artan maliyetlere yetişme imkanımız kalmadı. Üreticiler artık bıktı ve üretimi bırakıyor. Hayvanlarını kestiriyor. Daha dün birkaç üreticimiz geldi ve işletmelerini tamamen kapattıklarını söyledi. Eskişehir’de hayvancılık işletmeleri birer birer kapanıyor. Bu durum hem kırsaldaki küçük üreticileri hem de büyük hayvancılık işletmelerini etkiliyor. Yüz hayvanı olan da on hayvanı olan da aynı sıkıntıyı yaşıyor. Çünkü kimse para kazanamıyor.
Kasım ayı içerisinde süt fiyatlarına zam yapılmasını bekliyoruz. Ancak şu ana kadar bu konuda herhangi bir gelişme olmadı. Üreticilerimiz çok zor durumda. İşletmeler kapanmaya devam ediyor. Desteklerden söz ediliyor ancak üretici para kazanamadıktan sonra verilen hayvan desteği de kalıcı bir çözüm olmuyor. Bugün destekle hayvancılığa başlayan bir kişi, bir iki yıl sonra yine aynı sorunlarla karşılaşıyor. Üreticilerimiz şu anda beklemede. Küçük fiyat artışları da artık bu sorunları çözmeye yetmez. Çünkü maliyetler aşırı derecede yükseldi. Yem fiyatları çok yüksek seviyelere ulaştı. Buna yetişmek mümkün değil.
Bütün işletmeler elektrikle çalışıyor. Mazot giderleri de sürekli artıyor. Köylerden süt toplayan arkadaşlarımız var. Onlar da araçlarıyla köy köy dolaşarak süt topluyor. Mazot fiyatları nedeniyle artık bu işi sürdüremediklerini söylüyorlar. Süt toplayıcılarımız da işi bırakmayı düşünüyor. Onlar da haklı çünkü kazançları giderlerini karşılamıyor. Bu gidişle daha fazla işletme kapanacak. Süt üretimi yeterli seviyede olmazsa ne yapacağız? Bu konuda ciddi önlemler alınması gerekiyor. Öncelikle süt fiyatlarına zam yapılmasını ve üreticilere destek verilmesini bekliyoruz.
Çiğ sütün litre başına üretim maliyeti işçilik ve diğer giderler de hesaplandığında yaklaşık 28 liraya ulaşıyor. Ancak üreticinin eline geçen para bunun çok altında kalıyor. Soğutulmuş sütü bile yaklaşık 23 liraya satıyoruz. Üretim maliyeti satış fiyatının üzerinde. Bu şartlarda üreticinin ayakta kalması mümkün değil.
Geçtiğimiz günlerde Antalya’daydım. Küçük bir ayran almak istedim. Yaklaşık 200 gramlık ayrana 80 lira istediler. Şaşırdım. Biz sütü 22-23 liraya zor satarken 200 gramlık ayranın 80 liraya satılmasını anlamak mümkün değil. Market raflarına baktığınızda da benzer bir durum var. Bir litre süt 60-70 liraya satılıyor. Üstelik o süt işlenmiş, kaymağı alınmış şekilde tüketiciye ulaşıyor. Biz ise o sütü üretmek için büyük emek harcıyoruz ama karşılığını alamıyoruz. Üreticiden alınan sütün fiyatı maliyetleri karşılamıyor.
Hayvancılık çok zor bir iş. Üreticilerimiz sabahın erken saatlerinde kalkıyor, gece geç saatlere kadar çalışıyor. Buna rağmen para kazanamıyorlar. Gençlerimizi kırsalda kalmaları ve kendi işlerini kurmaları için teşvik ettik. Hayvancılık yapsınlar, kendi işlerinin sahibi olsunlar istedik. Bazı gençlerimiz bu işe başladı ancak iki yıl bile dayanamadılar. Sonunda asgari ücretle çalışmanın daha mantıklı olduğunu söyleyerek hayvancılığı bıraktılar. Çünkü yem, saman ve diğer giderleri karşılayamadılar. Kendi işlerini bırakıp yeniden başka işlerde çalışmaya başladılar. Üreticilerimizin içinde bulunduğu durum bu.”





