Eskişehir'de tarımsal üretimi desteklemek amacıyla düzenlenen "Kalkanlı'dan Tarlalara Yunus Çeşidi Tohumluk Buğday Üretici Buluşması", yoğun katılımla gerçekleştirildi. Odunpazarı Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikte, yerel üreticiler bir araya geldi. Buluşmada Yunus çeşidi tohumluk buğday ve tarımsal üretimin desteklenmesine yönelik çalışmalar ön plana çıktı.
Odunpazarı ilçesindeki Emek Kapalı Pazar Yeri'nde gerçekleştirilen programda, Kalkanlı'dan tarlalara uzanan tohumluk buğday çalışması ele alındı. Üreticilerin bir araya geldiği etkinlikte, tarımsal üretimde kullanılan tohumların önemi ve üreticilerin desteklenmesi konusu gündeme geldi.
"Birlikte üretiyor, üreticimizle paylaşıyoruz" anlayışıyla düzenlenen buluşmada, Yunus çeşidi tohumluk buğdayın üreticilerle buluşturulması amaçlandı. Program, tarımsal üretimle uğraşan vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleşti.
Odunpazarı Belediyesi tarafından yürütülen çalışma kapsamında, buğday üretimi yapan çiftçilerin desteklenmesi ve yerel tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesi hedefleniyor. Etkinlikte, üreticilerin tohumluk buğdaya erişimi konusu da öne çıktı.
İlk olarak konuşan Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu şu ifadeleri kullandı;
“Bu buğdayın ekiminden biçimine kadar bizlere destek veren Odunpazarı Belediye Başkanımız Sayın Kazım Kurt’a katkılarından dolayı çok teşekkür ediyoruz. Hocamız da bu süreçte çok emek verdi. Türk çiftçisinin yaşadığı sıkıntılar herkesin malumu. Ekiyoruz, biçiyoruz ancak para kazanamıyoruz. Sıkıntılarımız oldukça fazla. Bir nebze de olsa, deryada bir damla da olsa Başkanımızın destekleriyle üreticilerimize verilen buğday bizim için çok değerli. Kalite açısından oldukça yüksek bir buğday. Bu süreçte hocamızın da çok büyük emeği var. Verdikleri desteklerden dolayı hem hocamıza hem de Kazım Başkanımıza teşekkür ediyoruz.
Bizler Odunpazarı çiftçileriyiz. Belediye Başkanımızla sürekli istişare halinde olduk ve birlikte çok kaliteli çalışmalar gerçekleştirdik. Başkanımızdan ricamız, çiftçilerimize yönelik bu desteklerin artarak devam etmesidir. Kendisine şahsım ve Odunpazarı çiftçileri adına çok teşekkür ediyorum.”
*
Eskişehir Genç Rençberler Derneği Başkan Vekili Görkem Alçın şu ifadeleri kullandı:
“Tohumundan işçiliğine kadar girdi maliyetlerimiz her geçen gün artmaktadır. Biz çiftçiler, bütün olumsuz şartlara rağmen üretmeye ve toprağımızı işlemeye devam ediyoruz. Belediyelerimizin kendi imkanları dahilinde çiftçiye ve üreticiye destek olmasını, kırsalda yaşayan üreticilerin yanında yer almasını çok değerli buluyoruz. Odunpazarı Belediyemizin bu konuda ortaya koyduğu çalışmayı takdir ediyoruz. Belediye Başkanımız Sayın Kazım Kurt’a ve bu organizasyonda emeği geçen bütün belediye çalışanlarına çiftçilerimiz adına teşekkür ediyoruz. Bir kez daha Allah çiftçimizin emeğini zayi etmesin. Mahsulümüz bol, kazancımız bereketli olsun.”
*
NBC Tarım adına konuşan Necmettin Bolat şu ifadeleri kullandı;
“Uzun yıllar Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde buğday ıslahçısı olarak çalıştım. Bu süre içerisinde gerek proje lideri gerekse araştırmacı olarak 20’den fazla buğday ve arpa çeşidinin geliştirilmesine katkı sağladım. Bu çeşitlerden biri de Yunus buğdayıdır. Yunus buğdayı, görev yaptığım dönemde ekibimizle birlikte geliştirdiğimiz son çeşitlerden biriydi.
Çeşidin tescil sürecinde yapılan toplantıya, geliştirdiğimiz buğdayın özelliklerini anlatmak ve savunmasını yapmak üzere katıldım. Yapılan denemeler sonucunda verim, hastalıklara dayanıklılık ve kalite açısından iyi özellikler gösterdiği için çeşidin tesciline karar verildi. Tescil oy birliğiyle kabul edildikten sonra bizden çeşide bir isim vermemiz istendi. Ben de Eskişehir'e özgü bir çeşit olduğu için isminin Yunus Emre olmasını önerdim. Ancak halka mal olmuş kişilerin isimlerinin buğday çeşitlerine verilmesinin yasak olduğu söylendi. Bunun üzerine Yunus ismini önerdim ve kabul edildi. Dolayısıyla Yunus buğdayının isim babası benim.
Buğday çeşitleri geliştirilirken bazıları kurak alanlar, bazıları ise sulu alanlar için ıslah edilir. Yunus çeşidi de sulu alanlar için geliştirilmiş bir buğdaydır. Sulu alanlarda yapılan denemelerde başarılı sonuçlar elde ettik ve bu sonuçlar doğrultusunda tescile sunduk.
Yunus buğdayı, kırmızı sert ekmeklik buğday grubunda yer alan, beyaz başaklı ve kırmızı taneli bir çeşittir. Kalite açısından oldukça iyi özelliklere sahiptir. Protein oranı yüzde 12 ile 14 arasında değişmektedir. Ortalama hektolitre ağırlığı 80 kilogramdır. Bitki boyu yaklaşık 100 ile 110 santimetre arasındadır. Ancak bu değerler çevre şartlarına göre değişiklik gösterebilir.
Verimi uygun şartlarda dekara 850 ile 900 kilograma kadar çıkabilmektedir. Ortalama veriminin ise dekara 600 ile 700 kilogram arasında olduğunu söyleyebiliriz. Elbette bu değerler çiftçinin uyguladığı bakım şartlarına ve çevresel koşullara bağlı olarak değişmektedir.
Yunus buğdayının en önemli özelliklerinden biri sarı pas hastalığına dayanıklı olmasıdır. Çiftçilerimizin kanacık olarak bildiği bu hastalık, Eskişehir ve Orta Anadolu'da buğday üretimini etkileyen en önemli hastalıklardan biridir. Bana sorarsanız bölgemizdeki buğday hastalıklarının yüzde 90'ını sarı pas oluşturur. Diğer hastalıkların etkisi ise yüzde 10 civarındadır.
Sarı pas hastalığı bazı yıllarda diğer buğday çeşitlerinde yüzde 50'ye varan verim kayıplarına neden olabilmektedir. Yunus çeşidinin bu hastalığa dayanıklı olması, üreticiler açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır. Sarı pasa karşı ayrıca ilaçlama yapılmasına gerek kalmamaktadır.
Çiftçilerimize önerim, Yunus buğdayını mümkün olduğunca sulu alanlarda yetiştirmeleridir. Ancak sulama imkanı bulunmayan alanlarda da bu çeşidi eken üreticilerimiz oldu ve başarılı sonuçlar aldılar. Ortalama verime ulaşabildiler. Sulama imkanı olmayan üreticilerimiz de özellikle taban arazilerde ekim yaptıklarında olumlu sonuçlar elde edebilirler.
Bu çalışmalara verdikleri desteklerden dolayı belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Çiftçilerimize de bereketli bir üretim sezonu diliyorum.”
*
Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Selim Taşgın şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilerek tescil edilen ekmeklik buğday çeşidimiz Yunus’un dağıtımı için bir aradayız. Bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü, 100 yılı aşkın süredir Türk tarımına katkı sunan köklü bir kurumdur. Enstitümüz, bugüne kadar yaklaşık 200 çeşit geliştirerek Türk tarımına kazandırmış ve bu çeşitleri tescil aşamasına getirmiştir.
Bugün dağıtımını gerçekleştirdiğimiz ve biraz önce ıslahçısı tarafından da özellikleri anlatılan Yunus buğdayı, enstitümüzün gözde çeşitlerinden biridir. Yüksek verim potansiyeline ve istikrarlı kalite özelliklerine sahip olan bu çeşit, Eskişehir tarımı açısından da önemli bir yere sahiptir.
Enstitümüzün 100 yılı aşkın bilgi birikimi ve tecrübesinin ürünlerinden biri olan Yunus ekmeklik buğday çeşidimizin tüm üreticilerimize hayırlı olmasını ve bereketli bir üretim sezonu geçirmelerini diliyorum.”
*
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt şu ifadeleri kullandı:
“Biraz önce Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcımızın anlattığı bir gerçek var. Atatürk, 100 yıl önce Eskişehir'de bu araştırma merkezini kurdu. Atatürk'ün 100 yıl önce ortaya koyduğu ufku, bakış açısını ve teknolojik yaklaşımı biz bugün yeni yeni gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Eğer o dönemde başlatılan çalışmaları doğru şekilde sürdürebilseydik Türk tarımı bugün bu noktada olmazdı.
Kimseyi eleştirmek ya da politika yapmak için söylemiyorum ancak 6 kilogram buğday satarak 1 litre mazot alabilecek noktaya geldiysek ortada bir sıkıntı var demektir. 30 kilogram arpa satarak 1 litre mazot alabiliyorsak burada da ciddi bir sorun vardır.
Bu sorunları aşmanın yolu üreticinin desteklenmesidir. Üreticiye doğrudan destek verilmesi şarttır. Destek, üretim yapana verilmelidir. Daha çok üreten çiftçi, daha çok kazanmalıdır. Yıl sonunda ya da kışın ortasında Fransa'dan, Ukrayna'dan 30 liraya buğday alacağımıza temmuz ve ağustos aylarında Türk köylüsünden 50 liraya buğday alalım. Çünkü Türk köylüsüne verdiğimiz para Türkiye sınırları içerisinde kalacaktır. Yurt dışından yapılan alımlarda ise para başka ülkelere gitmektedir. Bunlar doğru tarım politikaları değildir.
Bizim mevcut şartlarda bu sorunları tamamen çözme imkanımız yok. Ancak karınca kararınca üreticilerimize destek olmaya çalışıyoruz. Bu noktada Necmettin Hocamıza çok teşekkür ediyorum. Kendisi bize ciddi katkı ve destek sundu. Yunus buğdayının tohumlarının dağıtılabilecek hale gelmesini sağladı. Emeğine, ellerine sağlık.
Veteriner İşleri Müdürlüğümüzde görev yapan çalışma arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum. İnşallah bu destek küçük de olsa çiftçilerimize katkı sağlar. Bugün dağıttığımız tohumlardan gelecek yıl 600-700 kilogram ürün elde edilirse bu üretim daha da büyüyecek ve yaygınlaşacaktır.
Ancak Türkiye'de tarım politikasının baştan sona değiştirilmesi gerekiyor. Belki de Atatürk'ün 100 yıl önce kurduğu Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsünün kapasitesinin yüz katına çıkarılması gerekiyor. Orada çok başarılı çalışmalar yapıldığını görüyor ve biliyorum. Bu nedenle enstitüde görev yapan bütün çalışma arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum.
Dağıtılan tohumların çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bereketli bir üretim sezonu geçirmelerini temenni ediyorum.”





