Eskişehirli ralliciler Evren Olcay ve Yenal Kaya, 2026 Avrupa Ralli Kupası’nda Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor. Opel Corsa Rally4 aracıyla mücadele edecek ikili, “ERT 2026 Road to Europe” projesi kapsamında Avrupa’nın farklı ülkelerinde gerçekleştirilecek organizasyonlarda start alacak.
Türkiye otomobil sporlarında son yıllarda dikkat çeken ekiplerden biri olan Evren Olcay ve Yenal Kaya, Avrupa sahnesine çıkmaya hazırlanıyor. Avrupa Ralli Kupası’nın farklı ayaklarında mücadele edecek ekip, sezon boyunca 6 farklı ülkede düzenlenecek rallilerde Türkiye adına yarışacak.
Takvimde Çekya, Hırvatistan, Polonya, Bulgaristan, Slovenya ve Almanya yer alıyor. Sezonun ilk yarışı 22-23 Mayıs tarihlerinde Çekya’da düzenlenecek Rallye Cesky Krumlov olacak. Ardından ekip, Hırvatistan’daki Zagreb Delta Rally, Polonya’daki Rally Rzeszow, Bulgaristan Rallisi, Slovenya’daki Rally Nova Gorica ve Almanya’daki Lausitz Rallye organizasyonlarında mücadele edecek.
Asfalt etapların ağırlıkta olduğu organizasyonlarda mücadele edecek ekip, sezonun son yarışında Almanya’daki toprak etaplarda da direksiyon başına geçecek. Opel Corsa Rally4 ile yarışacak olan Evren Olcay ve Yenal Kaya, hem Eskişehir’i hem de Türkiye’yi Avrupa arenasında temsil edecek.
Projeye ilişkin yapılan açıklamada Avrupa’da istikrarlı şekilde mücadele ederek Türk bayrağını uluslararası organizasyonlarda dalgalandırmanın hedeflendiği belirtildi. Ekip, Avrupa Ralli Kupası’nda başarılı sonuçlar alarak Türk motor sporlarının gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyor.
Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Eskişehir İl Temsilcisi Nevzat Aslan şu ifadeleri kullandı;
"2002 yılından beri Eskişehir'imizde daha öncesinden bu sporumuzu gerçekten abilerimizin de beraber kurduğumuz Eskişehir Otomobil Sporları Kulübü olarak aynı zamanda da çok iyilere, güzel yerlere taşıyarak uluslararası Avrupa Ralli Şampiyonası'nı yapan bir kulübe sahibiz. Tabii bu kulübün de neticesinde de Eskişehir'imizde de asıl amacımız Eskişehir'deki özellikle hem gençleri hem Eskişehir'deki bu sporu sevecek ve seven insanlarımızı, sporcularımızı arttırmak. Bu neticede güzel sporcularımız çıktı. Zaman içinde sporumuzu yapan abilerimiz; Firuzan abimiz olsun, Demir, rahmetli Demir Berberoğlu olsun, Ender Banaz olsun, şimdi Buğra Banaz, diğer bütün Melih Taray... Yani bayağı sporcularımız zaman içinde yarıştılar. Bu yarışmalar esnasında da solumda Evren Olcay arkadaşım, sağımda Yenal Kaya, ikisi de benim yıllardır olan bir dost arkadaşlarımdır.
Neticesinde de sporun Eskişehir'e verdiği ivme ve Eskişehir'e verdiği kazançla beraber onların da özellikle Evren daha Kırım Tatarı Derneği döneminde de çok yapmak istiyordu. Her seferinde ben belirli bir zaman olsun, belirli bir şey olsun, senin kafan biraz daha rahatlasın dedim ama tabii o rahatlamayı seçmedi, daha çok... Biraz büyümemi bekledin herhâlde. Büyümesini bekledim daha doğrusu.
Neticede güzel bir, pandemi sonrası 2022 yılında artık dedi ki, "Abi, biz yani yarışmak istiyoruz." "Tamam." O neticesinde çok güzel bir Renault takımıyla kendilerini takım aracıyla bu spora başlattık.
Samimiyetle söylüyorum, ben bir heves, bir yarış ortamı olarak düşünüyorlardı diye düşünmüştüm ama o günkü daha 2022 yılındaki etaptaki dereceleri ve etaptaki durumlarını gördükçe hatta çoğu, bizim yıllardır sporun içinde... Çünkü ben yaklaşık 35 yıldır bu sporun içindeyim. Bu spordaki bütün Türkiye'deki sporcularla, kulüplerle hepsine samimiyim. Onların çoğu da dedi yani, kimse tanımıyor tabii ne Evren'i ne Yenal'ı. "Yani derecelerini..." Bizde şu, herkes şeye bakar ilk önce, derecelere bakar. Nasıl bir müsabakalarda dereceler önemliyse bizde de öyle. Herkes bir böyle bir şaşkınlık içerisinde. Dedik ya seviyorlardı, yapmak istediler. Sonra kendileri de o ilk yarış sonunda, Eskişehir sonrasında dediler, "Abi, biz bunu çok sevdik. Biz bundan sonraki iki yarış var, onlara da gidelim." Ardından İzmir ve İstanbul... Şey, pardon. Evet, İzmir ve Kocaeli yarışlarına katıldılar. Orada iyice sevindiler ve güzel güzel dereceler çıkardılar. Bu aynı zamanda onların otomobil sporlarını sevmesini daha çok ilerletti ve bizim spor camiasında bir şey vardır böyle, dereceleri ilerledikçe spor camiası da bir bütünlük kazanır. Oradaki spor, güzel bir camiamız var. O camia da aynı zamanda kendilerini tanıdı.
Ve günün sonunda, o yılın sonunda şey yaptık kısaca, hemen bir araç planlaması yaptık. Yine bir Eskişehirli Serhan Türkkan arkadaşımızın aracını satın aldık. Öncü olduk, onu şey yaptık. O araçla bir sezon gerçekleştirdiler. Sezonda çok iyi derecelere şey yaptılar. Hatta son bir yarış öncesinde de bir mekanik sonundan dolayı kaldılar ve dereceyi ikinci, üçüncü olarak bitirdiler.
Ve diğer sene dediler, "Bu sefer biz aracı değiştirelim." E güzel bir şey oldu ve Romanya'da araç satın aldık orada. Güzel anlardı yani güzel zamanlardı. Aldığımız araçla da kendileri gerçekten bu yılların, şeylerin verdiği, 2 yılın verdiği bir şeyle, tecrübeyle ve kendilerini de ilerleterek Türkiye Federasyon TOSFED Kupası Türkiye Şampiyonu oldular 7 yarışın sonunda. Yani bu şu an itibarıyla Türkiye Federasyon Kupası'nın sınıf şampiyonlarımız vardı; Demir Berberoğlu, Cemil Onur Sürmeli... Ama arkadaşlar genel klasman şampiyonu oldular bu klasmanda. Yani onlar bir sınıflarına devam ettiler, şampiyon oldular. Başkanlıkla Evren'le Yenal hem sınıflarında hem de genel kupa şampiyonluğuna... Araçları da gerçekten bu arada iyi bir araç tercihi yaptık. Aracımız da gerçekten servisi de çok iyiydi. Türkiye Ralli Şampiyonu Yağız Avcı'nın verdiği bir takımda şampiyon olduk. Şu bir gerçek arkadaşlar, hepimiz sporun içindeyiz. Doğru zaman, doğru yer, doğru takım olduğu zaman doğru başarılar da aynı zamanda da ilerliyor. Zamanında Renault takımıyla devam ettiler, Ford takımıyla devam ettiler ve ardından da Yağız Avcı gibi Türkiye şampiyonu olan bir pilotun garajında devam ettiler ve sonucunda kendilerinin de büyük başarılarıyla... Bu sonuçta ikili başarı. Bu arada başarının yüzde 51'i Yenal arkadaşımızdır arkadaşlar. Bu iş böyledir, evet yüzde 51'i. Yani bizim rallide iki kişi yarışır, yüzde 51 her zaman ko-pilotundur. Hani biraz işi şey katayım çünkü... İşi katma, doğruyu söylüyorsun. Doğru yani anlatırken işin şeklini de, yarışı da anlatayım bu arada. Çünkü Yenal eğer herhangi bir vaziyette yanlış bir not okursa o yarışı bitirememek demek oluyor, istediği kadar Evren'kinin pilotajlığı olsun. Sonuçta Yenal'ın bir yüzde 51 artı 1 katkısı var. Gerçekten ikisini de çok seviyoruz ve ikisi de güzel dereceler çıkarıyor.
Ve sonunda sezonu bitirdikten sonra oturduk hep beraber yine bir değerlendirme yaptık. Dedik ki bu sefer sınıf atlayalım, aracı her seferinde sınıf atladık. Yani R2, R1, R2, Turbo falan derken bu sefer RC4 sınıfı, yani klasmanla beraber aracın hem sınıfı ve gücü daha çoğalıyor. Ve dedik ki o zaman şöyle karar aldık: Türkiye'de bir yarışı antrenman yarışı olarak başlayalım ve uluslararası Avrupa Ralli Kupası ERT, Eskişehir Otomobil Sporları Kulübünün de yaptığı ERT yarışının Avrupa ayağını takip edelim. Bu 6 ve 7 yarıştan olan bir sezon. Yarışları belirledik. Bunun neticesinde bu sefer araba, araç alma işi... Tabii araç almanın da hem diğer arabada hem burada bayağı bir oturduk inceledik, sonucunda da güzel bir araç aldık, modelli bir araç aldık. Bu aracı aldığımız aracı Türkiye'deki servisler, Türkiye'de yarışırsan servis veriyor. Yurt dışında olduğu zaman onların biraz daha imkânları şey oluyor. Bu sefer Bulgaristan'da benim yaklaşık 20 yıldır tanıdığım bir garaj var Bulgaristan'da. Oradaki samimi olduğum arkadaşlar, onlardan teklif istedik. Dedik ki, "Bizim bütün Avrupa yarışlarımıza genel bir servis verirsiniz." Onlar da verdiler ve sonucunda da önümüzdeki hafta Çekya ile yaklaşık kayıt listesi dün yine açıklandı, yani 120 aracın yarıştığı bir yarış. Yani 120 tane Avrupa'daki bütün Avrupa işte Polonyalı var, Çek var, Alman var, Bulgar var, Romanyalı var, yani Avrupa Şampiyonası'nda 120 aracın yarıştığı bir şampiyona da başlayacaklar.
Umarım hem Eskişehir'imize hem Türkiye'mize güzel puanlar, güzel dereceler ve en önemli şeyi şu: Ben ikisine de şunun için seviyorum, yarışlarını da takip ediyorum. Aynı zamanda da hani bazen hobimiz işimiz veya şeyimiz spor mu, yaptıkları sporu severek yapıyorlar. O, o güzel bir şey, ambiyans oldu. Ve başarılı bir sezon diliyorum. Ve bunun neticesinde de federasyonumuz neticesinde uluslararası lisansımı ve millî sporcu olabilme... Bizim millî sporcumuz diğer branşlar gibi değil, farklı statüler farklı. Şampiyonaya katıldığın zaman ilk önce açıklama yaparsın, temsilci olursun millî sporcu temsilcisi. Sonucunda eğer 1 yıl sonucunda şampiyonada toplamında aldığın puanlar neticesinde iyi bir derecede çıkarsan millî sporcu unvanı alırsın, federasyon yani ralli sporlarında böyle. İnşallah hem Eskişehir'imizde dediğim gibi özellikle hem de Türkiye'mizde güzel puanlar alırlar diye şimdiden ikisine de başarılar diliyorum."
Ralli Pilotu Adnan Evren Olcay da şu ifadeleri kullandı;
"Bundan yaklaşık 4 yıl önce geldiğimiz noktada geçen senenin hikayesi şampiyonlukla sonuçlanınca bunun bize vermiş olduğu cesaret ve statüyle Avrupa yolunda bir maceraya giriyoruz. Önümüzdeki hafta başlayacak ve kasım ayında sonlanacak bir periyot. Bu periyodun içerisinde tabii biz çok yeniyiz. Erkan Bey'in sorusuna cevaben yani hedeflerin çok yüksek olması mümkün değil. Ama kendimize de güveniyoruz. İnşallah da sezon sonunda kendimizi podyumda iyi bir noktada bulacağız ve ülkemize oradan değerli puanlar, değerli bir kupalar getireceğiz diye tahmin ediyorum. Ama ilk sezonumuz olacağı için Avrupa'da yani şampiyon oluruz, şöyle yaparız, böyle yaparız gibi beylik lafları inşallah onu en sonda söyleyeceğiz.
Ralli sporu Avrupa'da çok gelişmiş bir spor. Dünyanın her yerinde yapılmakla birlikte esasen Avrupa'da çok yoğun takipçisi ve sporcusu var. O yüzden Avrupa Ralli Şampiyonası en fazla seyirciye sahip olan, en fazla katılımcıya sahip olan işte bizim Çekya'daki startımız 120, 122 araçlı olacak. O yüzden hani Dünya Ralli Şampiyonası WRC dediğimiz bunun en üst klasmanı. WRC dediğimiz dünyanın her yerinde yapılıyor ama zaten fabrikaların istihdam ettiği sadece 16 tane sporcunun yaptığı bir Formula 1'in ralli cinsi oluyor. Ama esas dünyada taraftarı ve izleyicisi olan kısmı Avrupa'da."
Son olarak konuşan Ralli Pilotu Yenal Kaya şu ifadeleri kullandı;
"Ben aslında Nevzat Aslan Başkan ve Adnan Evren Olcay'dan sonra bu sporun içine girdim. Başta açıkçası çok fazla ilgim yoktu. Evren, gerek akrabaları gerek çevresi nedeniyle hep sporun içindeydi. Bir gün geldi ve “Seni ko-pilot yaptım” dedi. Benim bu hikâyem de aslında böyle başladı.
Zamanla araştırdıkça şunu gördüm ki ko-pilotluk profesyonelce yapılan bir iş. Herkes pilot olabilir, sonuçta araba kullanma yeteneği önemlidir ama ko-pilotluk bambaşka bir meslek ve ayrı bir disiplin gerektiriyor. Başta beni heyecanlandıran da buydu. Hiç bilmediğim, sorumluluğu yüksek bir işi yapabilir miyim diye düşündüm. Sağ olsun Nevzat Başkanın yönlendirmeleri ve Evren’in hem araç içinde hem araç dışındaki destekleri sayesinde sürece adapte oldum. Çünkü konuya oldukça uzaktım. Başta “Olur mu, olmaz mı” derken galiba içimden bir ko-pilot canavarı çıktı. Hobi ve merak olarak başladığımız bu hikâye, dördüncü yılda gelen şampiyonlukla taçlandı.
Kendimizi sürekli geliştirerek ilerlettik. En alt kategoriden başladık. Şimdi orta ve üst kategorilerde yarışıyoruz. Her yıl üzerine koyarak yolumuza devam ediyoruz. Türkiye’de şampiyonluğa ulaştıktan sonra kendimizi Avrupa arenasında da denemek istedik. Süreç de şu ana kadar oldukça güzel ilerliyor."