Eğitim İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan şu ifadeleri kullandı;

"Özel sektör öğretmenlerinin değil, öğretmenlik mesleğinin geleceğinin sesi olmak için birlikteyiz. Ankara'da günlerdir sürdürülen direniş ve açlık grevi eğitim alanında yaşanan güvencesizliğin ve sömürünün ulaştığı boyutları gözler önüne sermektedir. Bu arkadaşlarımız ne istiyor. İnsanca yaşam hakkı istiyor. Ve bunun için açlık grevi yapmak zorunda bırakılıyorlar. Kamuda eşitliği bitirdiniz, özel sektör diye ayırdınız. Bu arkadaşların talebini duymazdan geliyorsunuz. Komisyon toplansın dedik, yalandan bugün bir komisyon topladılar. Yine tiyatro, yine tiyatro ama biz bu tiyatrolara çok alışığız. Sorunun muhataplarıyla çözüm için oturmayacağınızı biliyoruz. Çünkü iyi niyetli değilsiniz.

Öğretmenler yaşamlarını sürdürebilecekleri bir ücret, güvenceli çalışma koşulları ve mesleki saygınlık talep ediyorlar. Mesleki saygınlık. Çünkü öğretmeni paspas yaptınız. Veliyi paspas yaptınız. Öğretmenin itibarını yok ettiniz.

Ne yazık ki eğitim uzun yıllardır piyasanın ihtiyaçlarına göre şekillenmektedir. Öğretmenler düşük ücret, uzun çalışma koşulları, işten çıkartılma ve yaşamca kaliteli bir yaşam sürdürmek için ücret alamamaktadır. Bir öğretmenin hakkını aramak için açlık grevine başvurmak zorunda kalması eğitim sisteminin içine sürüklendiği tablonun açık göstergesidir. Eğitim İş olarak bir kez daha ifade ediyoruz. Kamu ya da özel sektör ayrımı olmaksızın tüm öğretmenler eğitim emekçisidir. Öğretmenlerin insanca yaşayacak ücrete, sendikal haklara ve güvenceli çalışma koşullarına sahip olması bir ayrıcalık değil, en temel haktır.

Bugün Eskişehir'de sürdürdüğümüz oturma eylemiyle Ankara'daki direnişi selamlıyor, mücadele eden öğretmenlerin yanında olduğumuzu, bundan sonra da onların yanında olacağımızı ilan ediyoruz. Çünkü öğretmen susmaz. Öğretmen birleşe birleşe kazanacak. Öğretmenlik meslek onurumuzu asla sizin ayaklarınızın altına vermeyeceğiz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın sınıf dayanışması, selam olsun Ankara'da direnenlere."