ESKİŞEHİR HABER

Fesih Bingöl'den sert tepki; "Bu tablo sürdürülebilir değil"

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, kentteki sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınmasına karşı çıkarak kamu hastanesi talebini yineledi.

Abone Ol

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl şu ifadeleri kullandı;

“Eskişehir'in merkezinde yıllarca vatandaşlara hizmet veren devlet hastanesini hepiniz biliyorsunuz. Beş yıl önce depreme dayanıksız denilerek yıkıldı. O gün bu karar alınırken yerine daha güçlü, daha modern bir hastane yapılacağı söylendi. Ancak aradan geçen koskoca beş yıla rağmen ortada ne bir proje var ne bir temel var ne de somut bir adım. Bugün geldiğimiz noktada ise bu alanın yeniden sağlık hizmetine kazandırılması yerine özelleştirme kapsamına alınmak istenmesi büyük bir yanlıştır.

Bizim Saadet Partisi olarak bu konudaki talebimiz nettir. Bu alan ranta asla açılmamalıdır. Cumhuriyet Bulvarı üzerinde bu kıymetli araziye en fazla 600 yatak kapasiteli, tam teşekküllü modern bir devlet hastanesi yapılmalıdır ki bağış yapan Hacı Süleyman Çakır'ın da talebi ve vakfiyesinde bu yazılıdır. Bu hastane kamuya ait olmalıdır. Birileri bize "Efendim orası sağlık alanı, dolayısıyla özel bir hastane de olsa buna izin verilir mi, verilmez mi?" tartışması yaparken bunun kamuya ait bir hastane olması öncelikli talebimizdir. Çünkü bunu bağışlayan Hacı Süleyman Çakır'ın da talebi ve vakfiyesi bu yöndeydi, ifade ettim. Bu hastane kamuya açılmalı, herkesin kolayca ulaşabileceği bir noktada hizmet vermelidir. Planlama süreci de ehil kişiler tarafından yürütülmelidir. Sağlık yapıları konusunda uzman, işini bilen, liyakat sahibi isimlerin bu süreç içerisinde yer almalarını istiyoruz.

Ayrıca 24 Nisan tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararla, Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası olarak bilinen, halkın da Hava Hastanesi diye bildiği alanın tamamı özelleştirme kapsamına alınmıştır. 65.810 metrekarelik bu alan sıradan bir arsa değildir. Burası yıllarca insanların şifa bulduğu, hatıralarının biriktiği, şehirle bütünleşmiş bir sağlık alanıdır. 1948'den bu yana ayakta duran bu yerin çam ağaçlarıyla birlikte korunması mümkündür, istenirse korunur, korunmalıdır da.

Sivrihisar'da yapımı büyük ölçüde tamamlanmış bir sağlık ocağı inşaatının arazisinin de özelleştirilmek istenmesi ayrı bir sorundur. Yüzde 80'i bitmiş bir yatırımın bu şekilde gündeme gelmesi plansızlığın bir göstergesidir. Bu yanlıştan bir an önce dönülmelidir.

Eskişehir'de sadece bu alanlarla ilgili değil, genel olarak sağlık yatırımları konusunda ciddi eksiklikler vardır. Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin depreme dayanıksız olduğu resmî olarak ifade edilmişti. Bu durum asla görmezden gelinemez. Orada çalışan sağlık personelinin, tedavi gören vatandaşların güvenliği için acilen yeni bir hastane binası yapılmalı ve taşınma süreci başlatılmalıdır. Eskişehir'de hastane sayısının yetersiz olduğu artık herkes tarafından bilinmektedir.

Vatandaş randevu bulmakta zorlanıyor; günlerce, haftalarca, aylarca bekleyen insanlar var. Sağlık çalışanları yoğunluk altında görev yapmaya çalışıyor. Bu tablo sürdürülebilir değildir. Sorun ortadadır ve çözüm bellidir; bir daha, daha fazla kamu yatırımı yapılmalıdır.

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak buradan açıkça çağrı yapıyoruz: Yetkililer, kamu arazilerinin satılması düşüncesinden acilen vazgeçmelidir. Eskişehir'den sağlık ihtiyacını karşılayacak adımlar gecikmeden atılmalıdır. Bu şehir daha fazla beklemeyi hak etmiyor. Eskişehir'de yaşayan insanlar da nitelikli, ulaşılabilir ve kamusal sağlık hizmetleri talep ediyor, hak ediyor öncelikle.

Sağlık hizmeti bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Bu hak üzerinde kazanç sağlama anlayışına karşıyız ve asla kabul edilemez. Eğer gerçekten halkın sağlığı düşünülüyorsa öncelikle rant değil, hizmet olmalıdır. Eskişehir merkezindeki, demin bahsettiğimiz ve eskiden Hava Hastanesi olarak bilinen bu alanın kaderi ticari hesaplara göre değil, kamu yararına göre belirlenmelidir. Bu konuyla ilgili biz inşallah ilerleyen süreçte de belki hastane önünde de bir basın açıklaması yapabiliriz. Buna yönelik de bir düşüncemiz olabilir. Ancak burada öncelikle hükümet yetkililerine sesleniyoruz: Bizim aklımızla alay etmesinler.

Bu özelleştirme bir satış işlemidir. Dolayısıyla "biz bunu satarak daha fazla sağlık alanına hizmet yapacağız" diye bir algı oluşturuyorlar. Temel düşünce bu değildir. Hazine tam takırdır. Ülkenin kaynakları maalesef israf, faiz ve yolsuzluğa aktarılıyor. 2 trilyon 730 milyar faize ayrılan bir ülkede elbette bu kadar değerli araziler satışa çıkartılacak ama toplumsal tepkiyi azaltmak adına birileri çıkıp bir algı üzerinden "Efendim bu bir satış değildir, bu sağlık hizmetlerinin daha kaliteli hale gelmesiyle ilgili bir eylemdir" ifade ediyor. Biz buna cidden karşıyız.
Dolayısıyla ben buradan hem merkezî hükümet yetkililerine sesleniyorum ayrıca da buradan hem Büyükşehir Belediye Başkanımıza hem Tepebaşı ve Odunpazarı Belediye Başkanlarımıza çağrıda bulunuyorum. Çünkü burası sağlık alanıdır. Sağlık alanında imar düzenlemesi olmadan başkalarına satılamaz, ticari bir alana konu edilemez. Mutlaka bu konuda çok dik bir duruş ortaya koymalıdırlar.”