Eskişehir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Gazi Çelik şu ifadeleri kullandı;
"Eskişehir genelinde gerçekleştirilen istatistiksel çalışmalara göre son dönemde gayrimenkul satışlarında yaklaşık %33 oranında bir durağanlık yaşanıyor. Elbette bu durumun çeşitli nedenleri var. Ülkemizde etkisini sürdüren ekonomik kriz, bu nedenlerin başında geliyor.
Bunun yanı sıra alışverişlerdeki harç miktarlarının ve satış maliyetlerinin yüksek olması da piyasayı olumsuz etkiliyor. İstatistiksel verilere bakıldığında ev fiyatlarının sürekli yükseldiği görülüyor. Günümüzde 15 bin liraya, 20 bin liraya veya 30 bin liraya evler satılıyor. Bu rakamları resmi oranlarla çarptığınızda ortaya oldukça yüksek maliyetler çıkıyor. Bu durum alıcıları zorluyor ve yatırım yapmamalarının temel nedenlerinden birini oluşturuyor.
Gayrimenkul alışverişlerinde, mülkü 5 yıl içinde satmanız durumunda %15 ile %40 arasında bir vergi yükümlülüğü doğuyor. Bu yüksek vergi oranları da yatırımcıların piyasadan uzaklaşmasına neden oluyor. Ayrıca gayrimenkuller üzerinde belediye vergilerinden başlayarak çok sayıda vergi bulunuyor. Söz konusu vergi yükleri yatırımcıları kaçırıyor. Yapılan araştırmalara göre piyasadaki durağanlığın en önemli nedenlerinden biri de bu durum. Bu konunun bir an önce düzenlenmesi gerekiyor. Bakanlığa iletilen talepler doğrultusunda, gayrimenkul alışverişlerindeki harçların binde 1'e düşürülmesi ve taraflar için 500'er lira olarak eşitlenmesi isteniyor. Böyle bir düzenleme yapıldığı takdirde herkes alım ve satım bedellerini gerçek değeri üzerinden gösterecek.
Müteahhitlerin son dönemde gayrimenkullerini ilan sitelerine koymadıkları gözlemleniyor. Yapay zekâ destekli denetimlerle yapılan incelemeler sonucunda usulsüz ilanlara ağır para cezaları uygulandığı biliniyor. Bu cezalar nedeniyle insanların ilan vermekten çekindiği görülüyor. Hem yatırımcıların hem de satıcıların bu durumdan çekinmesi, alışverişlerin yavaşlamasına yol açıyor. Önerilen çözüm ise harçların düşürülmesi. Harçlar düştüğü takdirde herkes gayrimenkulünü kaç liraya aldıysa o değeri gerçek haliyle gösterecek. Böylece piyasa hareketlenecek, ekonomik çarklar dönecek ve alışverişler yeniden hız kazanacak. Bu şartlar altında devam edildiği sürece alışverişlerin daha da yavaşlayacağını öngörmek zor değil.
İlan sitelerindeki kısıtlamalar, taşınmaz ticareti yetki belgesi bulunmayan kişileri kapsıyor. Sektörde kaçak olarak tabir edilen, tam anlamıyla gayrimenkul danışmanı olmayan kişilerin ilan vermesi engelleniyor. Bu tür sitelerde piyasa değerinin çok üzerinde, şişirilmiş fiyatlarla ilan veren kişileri ayıklamak amacıyla bu kararlar alındı. Düzenlemeler sayesinde herkesin rastgele ilan vermesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Buna karşılık oda kaydı bulunan, tüm hukuki yükümlülüklerini yerine getiren ve taşınmaz ticareti yetki belgesine sahip meslek mensupları ilanlarını rahatlıkla verebiliyor. Belgeli danışmanlar için herhangi bir kısıtlama bulunmuyor. Bu sistem sayesinde hem tüketicinin hem de satıcının zarar görmesi engelleniyor. Aksi halde sitelerde ciddi bir bilgi kirliliği ve dolandırıcılık yaşanıyor. Bunları önlemek amacıyla ilan siteleri hem yetkililer hem de Bakanlık tarafından yakından takip ediliyor. Kurallara uymayanlara yönelik ağır para cezaları uygulanmaya devam ediyor.
İnşaat ve yaz sezonu başlamış durumda. Yeni inşaatların yapımı hız kesmeden sürüyor. Mevcut tabloya bakıldığında satışlardaki durağanlık devam etse de son bayram döneminden itibaren yabancı yatırımcıların yavaş yavaş piyasaya giriş yaptığı görülüyor. Önümüzdeki ay bu hareketliliğin daha da artacağı tahmin ediliyor. Bu sezon içerisinde yabancıların yatırım yapıp yapmayacağı netlik kazanacak. Bu dönemdeki en büyük beklenti yabancı yatırımcılar üzerinde yoğunlaşıyor. Yerli halkın nakit paraya erişmekte zorlandığı biliniyor. Banka kredi faizlerinin yüksek olması nedeniyle yerli alıcının hareket alanı daralıyor. Bu nedenle sektörün gözü, dışarıdan gelecek gurbetçi vatandaşlara ve yabancı yatırımcılara çevrilmiş durumda.
Geçmiş yıllarda memleketlerine gelen gurbetçiler genellikle ev almayı tercih ediyor veya köylerindeki tarlaları satın alıyordu. Ancak 2. ve 3. nesil gurbetçilere bakıldığında bu alışkanlıkların değiştiği görülüyor. Yeni neslin yalnızca deniz tatili için gelip ardından geri döndüğü gözlemleniyor. Gurbetçilerin bir kısmının Avrupa'da eğitim alıp iş bulduğu ve tatil için farklı ülkeleri tercih ettiği de biliniyor. Yine de yatırım yapmayı sürdüren bir kesim bulunuyor. Bu yıl gurbetçilerin yaşadıkları şehirlere ve kendi ülkelerine yeniden yatırım yapacakları umut ediliyor."