Sağlık-Sen Eskişehir İl Başkanı Hasan Hüseyin Köksal şu ifadeleri kullandı:
"Hekimlerin, eczacıların ve hemşirelerin aldığı maaşlar dünya ortalamasının beşte birine denk geliyor. Bu meslekler için verilen emek ise Avrupa'daki meslektaşlarımıza göre üç kat daha fazladır. Buna karşılık kazancımız onların beşte biri seviyesindedir. Bugün erkekler randevulu bir berbere gidip saç sakal tıraşı olduğunda 1.500 ya da 2.000 Türk lirası ödüyor. Standart bir berbere gitseniz bile 500 ya da 600 lira ödüyorsunuz. Kadınlar ise bir kuaföre gittiğinde 2.000 ya da 3.000 lira ödüyor. Bugün sağlık mesleklerinin vatandaş nezdindeki karşılığı ve saygınlığı da ne yazık ki eskisi kadar kalmadı.
Bence bir an önce eğitim sistemi değiştirilmeli ve lisedeki zorunlu eğitim kaldırılmalıdır. Ortaokul döneminde yapılacak karakter analizleriyle öğrenciler yatkın oldukları mesleklere yönlendirilmeli, meslek liseleri de daha güçlü hale getirilmelidir. Elbette her anne ve baba çocuğunu en iyi yerde görmek ister. Ancak bu, ne ülkemizde ne de dünyanın başka bir yerinde mümkün değildir. İstihdamın ihtiyaçlara göre planlanması gerekiyor. Bugün ülkemizde binlerce mezun hemşire, binlerce mezun eczacı ve diğer meslek gruplarından binlerce kişi atanmayı bekliyor. Herkesin üniversite mezunu olması ne başarılı bir ülke oluşturur ne de gençlere doğru bir gelecek sunar. Bu anlayıştan vazgeçilmesi gerekiyor.
Bugün sağlık çalışanlarının bir kısmı sağlık işçilerinden daha düşük ücret alıyor. Bunu her dile getirdiğimde işçi kardeşlerimiz, 'Bizim kazancımızda gözünüz mü var?' diye tepki gösteriyor. Oysa ben bunu dört yıl önce de Türkiye gündemine gelecek şekilde ifade etmiştim. Hayat pahalılığının yaşandığı, 2026 yılında alım gücünün bu kadar düştüğü bir dönemde göreve yeni başlayan bir memur yaklaşık 52 bin Türk lirası maaş alıyor. Emek, Çamlıca, Şirintepe ve Ulönder mahallelerinde ise 1+1 daire kiraları 20 bin Türk lirasından başlıyor. Bu şartlarda devlet memuru maaşıyla yeni bir hayat kurmanın çok da mümkün olduğunu söyleyemeyiz."




