ESKİŞEHİR HABER

Hüseyin Durmazlar Ayşe Ünlüce'nin 2026 yılı projelerini değerlendirdi

Hüseyin Durmazlar, 2026 projelerinde bazı çalışmaları desteklediklerini, ticaret alanları ve yayalaştırma konusunda eksikler bulunduğunu söyledi.

Abone Ol

Gelecek Partisi Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Durmazlar şu ifadeleri kullandı;

"Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin 2026 yılı projelerini değerlendirmek için bu toplantıyı hazırladık. İlk önce projeye baktığımızda; esnaf arkadaşlarımızla, çevredeki hemşehrilerimizle ve Eskişehirlilerle konuştuğumuzda ilk belirttikleri şey şu oldu: ‘İyi ki 2026 oldu, inşallah 2-3 sene de sürer.’ Çünkü baktığımızda, 20-25 senedir kronikleşen sorunlara burada el atıldığını gördük. Eskişehirliler bunun için memnun.

Ayşe Ünlüce ve ekibinin duyurduğı projeleri incelediğimizde ise bizce halk mutfakları, şehit yakınları ve gazilere yapılan tesisler, enerji tasarrufu olan projelerin de güzel projeler olduğunu söyleyebiliriz. Onun haricinde yıllardır beklediğimiz sudaki dijital dönüşüm, Kuşak Yol Projesi, mevcut yapılan ve yapılacak kavşak düzenlemeleri, yeşil dalga uygulamaları gibi uygulamalar var; bunlar da desteklediğimiz uygulamalar. Mevcutta yapılan kavşak düzenlemeleri vardı; Atatürk Bulvarı gibi yerlerde. Buralarda herhangi bir kamulaştırma yapılmadı, sadece yolların genişletilmesiyle yapılan bir projeydi ve çalışmalardı. Bunlar belli ki daha önceden de yapılabilecek projeler miş ama maalesef hemşehrilerimiz bugüne kadar çile çekmiş. Yeşil dalga uygulaması ise dünyada sanırım 70 senedir, ülkemizde ise 30 senedir kullanılan bir projeydi. İnşallah bu sayede Eskişehirliler de böyle bir uygulamaya mazhar olacak.

Projelere baktığımızda bizce eksikler de var. Daha çok dediğimiz yeni ticaret alanlarının oluşturulması, kümeleşmenin veya ticaret alanının Eskişehir’in yerelinden, yani merkezinden, bu civardan çevrelere, yeni alanlara taşınması gerektiğini zaten söylemiştik. Yeni cazibe alanlarının oluşturulması gerekiyor. Belediyelerin gelirini artıracak projelerin de oluşturulması gerekiyor; her şey zamlarla olmuyor.

Ayrıca baktığımızda köylerde veya kırsal bölgelerdeki destekleri de gördük. Maalesef Büyükşehir Belediyesi sadece köydeki veya kırsaldaki hemşehrilerimizi üretimden sorumlu insanlar, sadece üretim yapan insanlar olarak görüyor. Bu anlayışın terk edilmesi gerekiyor. Onların da bir sosyal hayatı var; bu sosyal hayatı düzenleyecek veya sosyal hayata katkı sağlayacak yeni projelerin veya yerlerin de oluşturulması gerekiyor. Gerek bu Büyükşehir Belediye Başkanlığı olur, gerek ilçe belediyeleri olur; bizim için fark etmez. Buradaki insanların en azından bir kafeye gidebilmesi, bir restorana gidebilmesi veya güzel bir parkların olabilmesi, orada bir mangal keyfi yaşayabilmesi önemli.

Ayrıca baktığımızda arabasız pazar veya yayalaştırılan alanlar gibi projeler var. Şimdi arabasız pazarı başka şehirlerde de görmüştüm, örnek bir tanesine Denizli’de canlı tanık olmuştum. Burada baktığımızda arabasız pazarda kapatılan bir yolda sadece insanlar yürümüyordu veya bisiklet sürmüyordu. Oraya portatif basketbol sahaları, masa tenisi sahaları koymuşlardı; insanlar burada aktivite yapabiliyorlardı veya ailesiyle birlikte, komşularıyla birlikte çeşitli aktiviteler yapabiliyorlardı.

Şimdi elimizdeki yayalaştırılmamış, yayalaştırılmış alanlara da bakalım. Burası İki Eylül Caddesi; baktığınızda şurada sadece 9 tane araç var. Emniyet araçları, sivil görünümlü araçlar; onun haricinde belediyenin araçları, resmi araçlar veya belediyenin tahsisli araçları da var. Bizim ilk önce bu alanları bir yayalaştırmamız gerekiyor. Sadece bu İki Eylül Caddesi’nin bir bölümünde 9, diğer tarafında ise 3-4 araç daha vardı; aynı anda 13-14 aracın olduğu bir yer burası.

İki Eylül Caddesi ve Doktorlar Caddesi’ndeki üyelerimize sorduk, onlardan bir ricada bulunduk; dedik ki ‘Bu caddelerden kaç tane araç geçiyor?’. İki haftalık bir araştırma yaptığımızda bu caddelerden hafta başları genellikle 300 aracın geçtiği söylendi, belirtildi. Şimdi bizim yayalaştırıldı dediğimiz yerlerde bile 300 araç geçiyorsa, biz daha bu alanları bile yayalaştırmamışızdır ya da yayalara tahsis etmemişizdir. Bunun en önemli göstergesi, en önemli nedeni ise bu alanlara alternatif yolların olmamasıdır. Bu konuda mevcut alanlarımızın ilk önce elden geçirilip buraların yayalara tekrardan kazandırılması gerektiğini düşünüyoruz.

Ayrıca yollar ve yeni projeler kapsamında baktığımızda Yunus Emre Caddesi’nde bir kapalı kesit yol çalışması var. Şimdi bu kapalı kesit yola baktığımızda şu an yapılan iki tane AVM’nin ortasında. Ne alt geçide ne üst geçide karşı değiliz; ancak burası özel bir bölge. İki tane AVM’nin ortasında ise eğer bu yapılacak proje, bu yapılacak hizmet şehrimizdeki hemşehrilere değil, daha çok bizim gözümüzde ranta doğru yapılan bir projedir. Bizim burada bir muhalefetimiz var.

Tamam, evet burası yapılsın ama kamu kaynaklarıyla değil. Burada yapan iki tane şirket var; alışveriş merkezini yapan iki şirket var ve bunun üzerindeki rezidansları yapan şirket var. Bu kapalı kesit yol projesini bu şirketlere devredin; kamu kaynaklarından ranta, rantiyeye veya buradaki rantı artırabilecek herhangi bir şekilde para ayrılmasın. Bizim temennimiz bu. Ayrıca eğer yapılabiliyorsa bu şirketlere bir yer tahsis edilsin belediye tarafından; bu yoğunluğu artırabilecek çevredeki esnafların mağduriyetini biraz daha giderebilecek şekilde bu şirketler en az 800 veya 1000 kişilik bir otoparkı oraya kazandırsın."