YENİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı ön seçiminde konuşan YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan şu ifadeleri kullandı;
"Türkiye'de siyasal gelişmeler çok hızlı yaşanıyor. Sadece siyasi gelişmeler de değil; ekonomik gelişmeler, kültürel gelişmeler, adını ne koyarsanız koyun. İşte bugün o hızlı gelişmelerin bir sonucunu hep birlikte yaşıyoruz.
Partimiz, hepinizin bildiği üzere 24 Temmuz tarihinde teknik olarak kuruldu. Çok hızlı bir şekilde örgütlenme çalışmalarımızı Türkiye genelinde tamamladık. Hızla belde ve ilçe kongrelerimizi gerçekleştirerek bugün il kongremizin altyapısını oluşturacak, il başkanımızın ön seçimle, üyelerimizin doğrudan müdahalesi ve sürece katkısıyla belirlenmesi amacıyla bir araya geldik. O süreci hızla tamamlamaya çalışıyoruz.
Ama bundan daha kıymetlisi şu: Biz sadece il başkanı aramıyoruz. Önceki haftalarda da sadece ilçe başkanı aramadık. Biz, Türkiye siyasetine Yeni Parti'nin nasıl bir ülke hayali olduğunu anlatmaya, o ülke hayalini de kongreleriyle, parti örgütüyle nasıl gerçekleştireceğini toplumun önüne koymaya çalışıyoruz.
O nedenledir ki mesele, sadece il başkanının kim olacağı meselesini çok aşan bir noktadadır. Yönetimler nasıl olacak? Kenti nasıl kucaklayacağız? Yönetimler göreve geldiğinde nasıl bir parti ve örgüt anlayışı ortaya koyacak?
Divan başkanımızın ifade ettiği, il başkanımızın ortaya koyduğu taahhütler izleyen günlerde kamuoyuyla da paylaşılacak. Türkiye'de iktidara gelme hedefiyle yola çıktığımıza göre, iktidara geldiğimizde var olan sorunları hangi programla çözeceğimizi ve bunu hangi siyasal kadrolarla yapacağımızı da kurultayımızla birlikte tamamlamaya çalışıyoruz.
O nedenledir ki Yeni Parti, sadece adında ve tabelasında "yeni" kavramı olan değil, bundan çok daha büyük anlamlar taşıyan bir siyasal harekettir. Ama o siyasal harekete de hepimizin mutlaka katkı vermesi gerekir.
"Ben bilirim, ben kurdum, ben olmazsam olmaz" yaklaşımı yerine, "biz" diyebileceğimiz, ortak aklı işletebileceğimiz bir kadro, örgüt, üye ve program hareketini, ilkesel olarak savunduğumuz bu siyasal yaklaşımı mutlaka ortaya koymak zorundayız.
Yeni Parti'nin bir özelliği de odur işte. Yeni Parti'nin sahibi hiç kimse değildir. Yeni Parti'nin sahibi millet ve üyeleridir. O nedenle Türkiye siyasetinde devrim niteliğinde bir şeyler yapmaya çalıştığımızı söylüyoruz.
Kuşkusuz dudak bükenler var, kuşkusuz eksik bulanlar var, olacak. Yaklaşık 3-4 ay içerisinde 81 ilde, 974 ilçede, yüz binlerce üyesiyle örgütlenmesini oluşturan ve bugün itibarıyla ana muhalefet olan ama yapılacak ilk seçimde bu ülkeyi iktidara taşıyacak yeni bir siyasal hareket. Onun için çok kıymetli.
Bu hareketimizi sürdürürken neyin içinde olduğumuzu, nasıl bir Türkiye'de bize ne yapılmak istendiğini de ortaya koymak durumundayız.
Hep söylüyoruz ya; Anayasa'nın rafa kaldırıldığı, Anayasa Mahkemesi kararlarının tanınmadığı, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işletilmediği, millet iradesinin, millet egemenliğinin yerle bir edildiği, kuvvetler ayrılığının kuvvetler birliğine dönüştürüldüğü bir kuşatılmışlık içerisindeyiz.
Diliyorum bundan daha kötüsü olmasın. Ama hep beraber bunu dilesek de bizi neyin beklediğini bilmiyoruz. Kötülüklerden kötülük beğenin noktasındayız.
Geçtiğimiz hafta bir çalışma yapmıştım. Bir rakam vereyim de ne yapmak istediklerini ve ülkeyi nereye evirmek istediklerini lütfen hep beraber değerlendirelim.
31 Mart 2024 tarihinden bu yana belediyelere yönelik dört başlıkta operasyon var.
Birinci operasyon, parti değiştirme, partiye geçme ya da geçmeye zorlanma. Şu ana kadar tam 106 belediye başkanı iktidar partisine, AKP'ye geçirildi.
İkinci operasyon, kayyumlar. Çok çabuk unutuyoruz. 13 yere kayyum atandı. Üç tanesi Cumhuriyet Halk Partili, 10 tanesi DEM Partili olmak üzere 13 belediyede kayyum var. Dün itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nde hep beraber siyaset yaptığımız için seçildikleri parti itibarıyla söylüyorum. Orada da millet iradesi ve egemenliği saf dışı edildi.
Başka? 11 belediyede çökme var. Tutuklamalardan sonra belediye meclislerinde, belediye meclis üyeleri üzerinden yürütülen operasyonlarla da 11 belediyemize çöktüler.
Başka? Şu anda tam 26 belediye başkanımız, başta cumhurbaşkanı adayımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız İmamoğlu olmak üzere tutuklu. O belediyelerde de yönetimler vekillerle, vekâletlerle sürdürülmeye çalışılıyor.
Şimdi bunun sayısal karşılığı ne biliyor musunuz arkadaşlar? YSK'nin verileriyle ölçtüğüm için söylüyorum. Tam 36,5 milyon seçmenin iradesi, ne yazık ki bu 156 belediyede türlü türlü yapılan operasyonlarla yok sayılmaya çalışılıyor.
Bunun yaklaşık 27,5 milyonu geçerli oy. O geçerli oyların içerisinde de seçilen belediye başkanları 13 milyon 900 bin oy almıştı. Geçerli oyların yaklaşık yüzde 51'i.
Şimdi yapılmak istenen o büyük operasyonu lütfen gözünüzün önüne getirin. Burada farklı başlıklar da var. Türkiye Belediyeler Birliği'ne de uzanmak istediler. Oradaki tuzağı hep beraber, el birliğiyle bozduk. Bir diğer başlık da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ulaşmak.
Peki, sadece bununla mı sınırlı? Hayır arkadaşlar.
Halk TV kapatılıyor. Ne yazık ki, yazıklar olsun. Buradan basın aracılığıyla söylüyorum. Bazı gazeteci kimlikli arkadaşlarımız beni yazamazlar ama buradan söyleyelim.
Dün o butlan yönetiminin il başkanı utanmalıdır. Eskişehir'den, "Halk TV'nin kapatılması çok doğru olmuştur" diyebilecek yüzsüzlüğü ve alçaklığı göstermiştir.
Bu bile, dün birlikte siyaset yaptığımız ama bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nde hâlâ üye olarak kalan arkadaşlarımızın, o partiden, o butlan yönetiminin hâkimiyetindeki partiden istifa ederek Yeni Parti'ye katılmaları için başlı başına bir gerekçe ve nedendir.
İşte böyle bir ülke. İktidarı tanıyoruz, yapmak istediklerini biliyoruz ama iş birlikçilerinin ne yapacağını da öngörmek durumundayız.
Herkes şu soruyu soruyor. Cumhurbaşkanlığının başdanışmanlarından biri de geçtiğimiz hafta bu açıklamayı yaptı. Erken seçim tarihini belirledi. Kendisini Türkiye Büyük Millet Meclisinin, bütün milletvekillerinin ve siyasi partilerin yerine koyarak seçimin 2028 Mart ya da Nisan ayında yapılacağını ilan etti.
Sen kimsin? Milletin iradesi yerine nasıl kendini koyuyorsun? Erken seçim kararı almak için 360 vekilin "evet" demesi lazım. Kimle iş birliği içerisindesiniz? İktidarın ve ortaklarının sayısı şu anda yetmiyor.
Seçim mutlaka yapılacak. O sandık gelecek. O nedenle biz seçimin ne zaman yapılacağını artık tartışmıyoruz. Mesele de o değil bence.
Mesele, yapılacak seçimin ne kadar demokratik olacağıdır. Mesele, yapılacak seçimlerde siyasal partilere kimin nasıl eşit davranacağıdır. Mesele, yapılacak seçimlerde seçim sonuçlarının güvenliği ve güvenilirliği olacaktır.
O nedenledir ki Yeni Parti'nin en sade üyesinden genel başkanına kadar herkes tarihsel bir sorumluluk üstlendi.
İşte o nedenledir ki dönüp kendimize bakıyoruz. Eğer biz başaramazsak bilin ki milletimiz başaramamış olacaktır. Tarih bizi böylesine büyük bir sorumlulukla yüzleştirmiş ve üzerimize toplumsal bir sorumluluk yüklemiştir.
O nedenledir ki bu kongrelerde ve sonrasında yapılacak kurultayda mutlaka ama mutlaka yeni siyasal anlayışımızı hâkim kılmak zorundayız.
Başında ifade ettiğim gibi, "ben" yerine "biz"i ortaya koyan, bireysel kaygılarımızın tümüyle ortadan kaldırıldığı, siyasetin ülke, millet ve kent için yapıldığı bir anlayışı hâkim kılmalıyız.
Uğruna siyaset yaptığımız toplumsal kesimlerin yüzünün gülmesi, refahının ve huzurunun artırılması, önderimiz, ebedî önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Sosyalist Enternasyonal'in bizlere bırakmış olduğu temel ilke, değer ve ideallerimizin yaşama geçirilmesi temel hedefimizdir.
Bu noktada hepimize çok ciddi sorumluluklar ve görevler düşüyor.
Ben, bugüne kadar gerçekleştirdikleri başarılı çalışmalar nedeniyle sevgili il başkanımıza ve sevgili il yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyorum.
Ama bundan sonrasında, bir siyasi paradigma değişikliğiyle, Yeni Parti'nin siyaset yapma anlayışına uygun olarak yatay ve dikey örgütlenmelerle, sadece üyelerle sınırlı kalmayan, toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bir yönetim ve siyaset yapma anlayışıyla partimizi Eskişehir'de önce birinci parti, Yeni Parti'yi de ülkede iktidar yapacağımıza olan inancımla hepinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum."





