Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt şu ifadeleri kullandı:

“Kurşunlu Külliyesi'nin boşaltılması tamamen siyasi bir eylemdir. Net. Bizim burada gücümüz yok, maalesef atıldık. Şimdi sonuçları neler olacak, zaman içerisinde göreceğiz. Eskişehir'le ilgili, hani Eskişehir turizmine ne kattınız falan diyor ya arkadaşlar, bu külliyeden bizi atmakla Eskişehir turizmine ne zarar verdiğinizi göreceksiniz. O Turizm Kültür Müdürü de inşallah oraları görür, bir değerlendirmesini yapar.

Vakıflarla aramızdaki sürtüşmeler, aramızdaki yazışmalar, davalar önemli değil. Sonuçta bir yasa çıkmış, biz o yasaya dayalı olarak başvurmuşuz. Demişiz ki biz bu yasanın bu maddesinden yararlanmak istiyoruz, bizimle sözleşmeyi yeniden yap. Yapmamış. Dava açmışız, dava bitmemiş. Kaymakamlık boşaltma kararı vermiş, yürütmeyi durdurma istemişiz, vermemiş. Vakıflar Müdürlüğü'ne vermiş, bize vermemiş. Bu çifte standartları Eskişehirlilerin gözünün önüne koymamız lazım.

Şimdi Ayhan Aydıner'in yazılarının dikkate alınması gerektiğini bütün Eskişehirlilere bir kez daha söylüyorum. Buna yayın yasağı koymakla hiç kimse bir şeyden kurtulamaz. Umarım itiraz olumlu sonuç verir ve kalkar, oradan farklı bir noktaya doğru gideriz.

TOKİ dediler, kentsel dönüşüm dediler. Kentsel dönüşüm simgelerini almaya çalışanlar var Eskişehir'de. Kentsel dönüşümle ilgili sınıfta kaldığınızı zaten biliyorsunuz ama en son sevgili milletvekilimiz İbrahim Arslan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na 3 soru önergesi verdi.

Gündoğdu, Şükrü Bey özellikle size söylüyorum, Gündoğdu ve Sanayi Çarşısı'nın dönüşümü ile ilgili ne yaptınız, yetki kimde, kim ne yapıyor diye sordu. Sayın Bakan'ın verdiği cevabı dün gazetelerde gördünüz. Gündoğdu ve Sanayi Çarşısı'nda yetki bakanlığımızdadır, çalışıyoruz, kafamız eserse bakarız, bir değerlendirme yaparız diyor. Bunu siz de bilin, Eskişehirliler de bilsin.

Şimdi en çok, biraz önce ilçe başkanımız ve bir gazeteci arkadaşımızın sorduğu soru var. O noktada bazı bilgileri sizinle paylaşacağım. Turizmin gelişmesi için ne yaptınız? Sit alanı içindeki sokak sağlıklaştırma ve konakların restorasyonu konusunda ne pozisyondasınız, diyor.

Sanki Odunpazarı'ndaki 50 hektarlık sit alanının tamamını Sayın Burhan Sakallı çözmüş, bunların tamamını Odunpazarı Belediyesi'nin bütçesiyle becermiş, Kazım Kurt ve bizim dönemimizde hiçbir şey yapılmamış, böyle bir hava sergiliyorsunuz.

Bir kere şunu çok net olarak bütün Eskişehirliler bilsin. Zeytinoğlu Caddesi'nin sağ tarafındaki işlerin tamamını Büyükşehir Belediyesi yapmıştır. Oradaki konakların restorasyonu, oradaki sokakların iyileştirilmesi, oradaki işletmelerin hayata sokulması işlerinin tamamını Büyükşehir Belediyesi yapmıştır.

10 tane, 7 tane, sizinkini de sayacağım şimdi kaç tane olur. Sarar, 2 tane ticarethane yapmış oraya. Büyükşehir ve OMM'nin yaptıklarını da eklerseniz sizin o 350'nin yerine 355 olur.

Şimdi bu iyileştirmelerin tamamı Odunpazarı'nı cazibe merkezi haline getirmiştir. Hiç itirazım yok. Ancak sadece mekan turist çekmiyor. O mekanın içinin doldurulması lazım, o mekanın içinin fonksiyonel hale gelmesi lazım, o mekanın yaşaması lazım.

Biz ne yapmışız? 5 tane uluslararası festival yapmışız. Sizin başlatıp da bıraktığınız Cam Festivali de dahil olmak üzere. Bu festivallerle Odunpazarı'nın adı Türkiye'ye, dünyaya bir kez daha duyuldu. Onun için turistler biraz daha gelmeye başladı. Onun için bu konuda bizim becerikli ve haklı olduğumuzu ortaya koymak lazım.

Uluslararası Cam Festivali, Uluslararası Ahşap Festivali, Uluslararası Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı, Uluslararası Lületaşı Festivali ve Uluslararası 3D Gençlik Festivali bizim zamanımızda yapıldı.

Bu festivalleri görmek için, izlemek için Türkiye'nin her yerinden, dünyanın da birçok yerinden insanlar Odunpazarı'na geldi. Odunpazarı'na gelince ne oldu? İşte o konakların, restore edilen konakların kamu hizmetinde, kültür ve sanat hizmetinde kullanıldığını gördü. Onun için daha da memnun oldu. Sizin döneminizdeki gibi amcaya, yeğene, akrabaya, eşe dosta ticaret için vermedik. Tamamını kamuda kullandık.

Kütüphaneler, tiyatrolar, folklor çalışmaları, spor etkinlikleri, konserler, bunların tamamı Odunpazarı'na turist çekmek için. Odunpazarı Esokralı diye bir iş yaptık. Nevzat Bey'e de teşekkür ediyorum. Binlerce insan geldi her uygulamada ve onların Eskişehir esnafına kattığının hiç kimse tarafından inkar edilmemesi lazım.

Şükrü Saban Yol Koşusu'nu yaptık. İlgilenmediniz, haberiniz yok. Sporla, kültürle, sanatla yakın bir bağınız olmadığı için bunlardan haberiniz yok. Şükrü Saban Yol Koşusu'na Türkiye'nin her yerinden 700-800 sporcu aktif olarak katılıyor.

Bunların Odunpazarı turizmine katkısı yok ama siz 4 tane sokağı iyileştirdik diye Odunpazarı'nı ayağa kaldırıyorsunuz.

Yeni yıl pazarını yaptık. Geçen sene 500 bin kişi katıldı, 500 bin kişi. Bu 500 bin kişinin belki de 100 bini dışarıdan geldi. Belki de bunlar sayısal olarak daha da fazladır.

Dolayısıyla Turizm Müdürlüğü'nün vereceği rakamlara da bakın, sayılara da bakın. Bize verdiklerine göre Odunpazarı yılda 1 milyon 200 binden fazla turisti ağırlayan bir ilçe oldu. Bu noktada bilmeyen bilsin, anlamayan anlasın.

Şimdi gelelim sokak sağlıklaştırmalarına. 2005'te Beyler Sokağı'nı yapmışsınız, parayı Kültür Bakanlığı vermiş. 2006'da Arif Bey, Işıklar, Koca Müftü Sokağı'nı yapmışsınız, Özel İdare vermiş parayı. Mal Hatun Sokağı'nı kendiniz yapmışsınız. Kurşunlu Camii Sokağı'nı YİKOB yapmış, Mücellit Sokağı'nı kendiniz yapmışsınız. Cemalciler Sokağı'nı Türk Dünyası yapmış, Çürük Hoca Sokağı'nı Türk Dünyası yapmış.

Yani 2005, 2006, 2007, 2009, 2013 yılına kadar 7 kalem sokak sağlıklaştırması yapmışsınız. Bunun 2'sinin parasını siz ödemişsiniz. Gerisini devletin kesesinden almışsınız.

2014'ten sonra biz 5 tane, Pazaroğlu Sokak, Dedelek, Mumcu, Hatipler Sokağı'nın sağlıklaştırmasını yapmışız. Bir kısmını YİKOB'tan biz de almışız.

Konak restorasyonları. 2005'te Atlıhan'ı yapmışsınız, Kültür Bakanlığı vermiş parayı. Kayıkçılar Konağı'nı ESYAT yapmış, Bey Konağı'nı Başbakanlık yapmış, Ataol Behramoğlu'nu Türk Dünyası Vakfı yapmış, Akçacılar Konağı'nı Türk Dünyası Vakfı yapmış, Sivrioğlu Konağı'nı Türk Dünyası yapmış.

Osmanlı Evi Butik Otel, o Hakim Evi olan, şimdi bizim yerimizi işgal eden yer, orayı Türk Dünyası Vakfı yapmış. Arasta Çarşısı ve Oteli'ni Türk Dünyası Vakfı yapmış. Bu kadar.

Gelelim biz de yaptık. 2019'da Dalyancı Konağı'nı biz özel sektör iş birliğiyle yapmışız. Ve şimdi Dalyancı Sokak'ın etrafında Eldem Sanat Vakfı yüzlerce yeri çözdü.

Taş Bina Domavcıoğlu Müzesi'ni yapmışız 2021'de. Devrim Erbil'le ortaklaşa bir özel iş birliği içine girmişiz. O kırmızı binayı çözmüşüz. Şu anda faaliyet halinde. Seramik Galerisi'ni biz yapmışız, Cam Müzesi'ni biz yapmışız.

Tabii onların nerede olduğunu bilmiyorsunuz şimdi. Bunları da görmedik diyeceksiniz. Odunpazarı Sanat Merkezi'ni biz yapmışız.

Şimdi bunlara ilave, siz çıktınız ya, siz çıktıktan sonra biz orayı... Git de bir gör ne hale geldi. Odunpazarı Ataol Behramoğlu Müzesi'ni Türk Dünyası Vakfı'na satmışsınız. Biz geldikten sonra geri aldık. Geri aldık, verdik parayı. Yani bunu şimdi hem siz restore ettiniz hem biz mi? Nasıl oldu? Senin sattığını biz geri aldık.

103 adadaki kamulaştırmaların tamamını bitirdik. Parayı da tıkır tıkır ödedik. Fotoğraf Evi, Daktilo Müzesi ve arkada sivil toplum örgütlerine vermiş olduğumuz binayla beraber.

Şimdi bunları bir saysın o arkadaşlar. Kim çok yapmış? Yani böyle kuru kuru atmakla olmuyor işler.

Benim bir tane var mı dışarıdan para? YİKOB'tan var. 2,5 milyon, 6,5 milyon mu ne aldık YİKOB'tan işte, başka yok. Hiç kusura bakma. Ben devam edeceğim. Sözümü bozma.

Şimdi burada bütün Eskişehirliler şunu bilsin. Elbette Burhan Sakallı 10 yılda bir şeyler yaptı. Kim inkar etti? Siz inkar ettiniz. Cam Festivali'ni biz başlattık yeniden.

Dolayısıyla şunları, bakın, Türk Dünyası 5 tane konak restore etmiş size. Evet, 5 tane konak restore etmiş ve siz de diyorsunuz ki bunları biz yaptık.

İyi de bunların hangisi kamuya mal oldu? Hangisinde bir kültür sanat çalışması var? Hangisinde bir tarihi çalışma var?

Biz asla ve asla bize destek olanı unutmayız. Adını da yazdık koskocaman, Lütfü Yüksel Yaşlı Bakım Merkezi. Yani keşke siz de yapsaydınız. Keşke siz de yapsaydınız.

Benim sesimi kesmeyin. Siz yapsaydınız arkadaş. Bak burada şöyleydi, böyleydi değil, somuta bakacağız. Biz Odunpazarı Belediyesi'nin bütçesiyle bunları yapıyoruz. Siz el kesesinden yapıp hava atmaya kalkıyorsunuz. Bu böyle değil.

Şimdi keşke bu devletimiz eşitlikten yana, adaletten yana, haktan yana, hukuktan yana olsa da şu YİKOB'tan bize de verse. Kültür Bakanlığı'ndan bize de verse, diğer bakanlıklardan bize de verse.

Yani burada usul belli zaten. Siz iş yapıyorsunuz, hak ediş bedelini ödüyor. Bize para vermiyor. Nakit yok, kendi idare ediyor.

Ama 12 senede kültür payı olarak valiliğe 100 milyona yakın para yatırmışız. YİKOB'tan almış olduğumuz 6,5 milyonu bulmaz. Öyle de adalet olmaz.

O nedenle bu konularda bilip bilmeden hiç kimse konuşmasın. Gazeteci ise gelecek, bilgi alacak. Biz vereceğiz dokümanları, ona göre yorumlayacak. Evet, tamam şöyle olmuş, böyle olmuş ama Burhan Bey'in yaptıkları daha iyi desin kardeşim, ona bir itirazım yok.

Ama siz hiçbir şey yapmadınız, Burhan Bey Odunpazarı'nı ihya etti. Ya bırakın bu işi. İhya etse burada böyle olmazdı seçim sonuçları.

O nedenle partili arkadaşlarınıza da verdiğiniz bilgilerde doğru bilgi verin. İlçe başkanları, il başkanları kontrpiyede kalmasın. Yarın karşısına çıkarlar, derler ki bu böyle değil, böyle. Yazıktır.

Bu nedenle ben iddia ediyorum, Odunpazarı'nı sanatın, turizmin, kültürün merkezi yaptık. Kurşunlu Külliyesi'ni karartmakla bu işe çok büyük zarar verdiniz.

İnşallah gönlünüz rahattır, keyfiniz gıcırdır, yendik bunları diye. Ama bunun çok büyük siyasi karşılığını göreceksiniz. Bunu unutmayın.

Kanlıpınar Göleti'ni aldınız. Diğer konularda baskılar yaptınız. Ne oldu? Ne oldu? 3 dönem. 3 dönem gitti. Hani Kurşunlu Külliyesi sizi bir 5 dönem daha burada bırakır.”