İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan şu ifadeleri kullandı;

“Tepebaşı bölgemizin ve Eskişehir’imizin tam 20 yıldır özlemle beklediği Kızılinler Termal Turizm Bölgesi Projesi, bugün şehrimiz açısından son derece kritik bir eşikten geçmektedir. Kızılinler, siyasi hesapların değil; Eskişehir’in yatırım, istihdam, turizm ve ekonomik kalkınma geleceğinin meselesidir. Bugün burada bir siyasi polemik yaratmak için değil, Eskişehir’in önündeki 20 yıllık devasa bir yatırım fırsatının kaybolmaması ve kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla bulunuyoruz.

Burada en çok vurgulanması gereken nokta; yaklaşık 100 Eskişehirli iş insanımızı bir araya getiren Eskişehir Rumeli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ERİAD) liderliğinde, yerel sermayenin taşın altına elini ve gövdesini koymuş olmasıdır.

Eskişehirli iş insanlarımızın ve ERİAD’ın ortaya koyduğu bu güçlü yatırım iradesini İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanlığı olarak sonuna kadar destekliyoruz. Şehrimizin öz sermayesiyle, kendi insanımıza istihdam ve katma değer sağlayacak bu vizyoner adımı takdirle karşılıyoruz. Bizim görevimiz, ERİAD’ın ve yerel yatırımcılarımızın bu samimi iradesini siyasi tartışmaların içine çekmek değil; yatırımın önünü açacak şeffaf, hızlı ve hukuka uygun bir sürecin oluşturulmasını sağlamaktır. Eskişehir’in sermayesi başka şehirlere gitmemeli, Eskişehir’de yatırıma dönüşmelidir.

Gelelim asıl sormamız gereken soruya: 20 yıldır bekleyen bu proje neden bu kadar gecikti? Neden her defasında son dakikaya, yumurta kapıya dayanana kadar bekleniyor?

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen bir yıllık ön izin süresi 10 Ekim 2026 tarihinde sona ermektedir. 20 yıldır geçmişi olan, her fırsatta Eskişehir’in geleceği diye süslü cümlelerle anlatılan bir projenin bürokratik süreçleri ve imar onayları neden son 1 aya hapsedilmiştir? Yıllardır süren bu hantallığın ve vurdumduymazlığın sorumlusu kimdir?

Bu tarihe kadar ilgili kurum görüşlerinin ve bürokratik süreçlerin tamamlanamaması halinde proje ciddi bir iptal riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Buradan soruyoruz:

Sürecin uzaması nedeniyle başlangıçta 277 milyon TL olarak öngörülen yatırım bedelinin bugün 453–500 milyon TL bandına yükseldiği belirtilmektedir. Yaşanan her gecikme, maliyetleri artırmakta ve yatırımcı güvenini zedelemektedir. Amacımız suçlu aramak değil; 20 yıldır süren bu belirsizliğe çözüm aramaktır.

Kızılinler/Takmak bölgesinde yaklaşık 135 bin metrekarelik alan üzerinde kurulması planlanan 250 yataklı Doriya Thermal Health Resort & Spa Projesi, yalnızca bir otel yatırımı değildir.

Proje kapsamında; 117 otel odası, 8 apart birim, yaklaşık 12 bin 425 metrekare kapalı alan, konferans salonu, aquapark, spa ve termal havuzlar, fizik tedavi ve kür merkezi, spor alanları, sosyal donatılar ve ileri yaşam merkezi yer alacaktır. İnşaat aşamasında 30, işletme döneminde ise 60 kişiye doğrudan; yan sektörlerle birlikte yüzlerce hemşehrimize dolaylı istihdam sağlanacaktır.

Tesislerde çalışacak personelin Tepebaşı’nda yaşayan vatandaşlarımızdan seçilmesi; gıda ve hizmet tedarikinde Kızılinler ve çevre mahallelerdeki yerel üreticilerimize, esnafımıza öncelik verilmesi şarttır.

Kızılinler’in jeotermal kaynağı Eskişehir’in ortak servetidir. Projede yeni kuyu açılmayacağı ve mevcut kaynaktan yararlanılacağı ifade edilmektedir. Ancak yeraltı rezervlerinin korunması, debi, reenjeksiyon ve deşarj süreçlerinin bilimsel takibi şarttır.

ODTÜ, İTÜ, Anadolu Üniversitesi veya Eskişehir Teknik Üniversitesi uzmanlığıyla kapsamlı bir “Sürdürülebilir Su ve Çevre Raporu” hazırlanmalı; Kızılinler ve çevresindeki tarım arazilerinin zarar görmesine asla izin verilmemelidir. Doğaya rağmen kalkınma olmaz.

250 yataklı bu proje harika bir başlangıçtır ancak Kızılinler’in potansiyeli bunun çok üzerindedir. İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanlığı olarak “Kızılinler 2035 Vizyonu”nu ortaya koyuyoruz.

Biz Kızılinler’i sadece bir otel alanı değil; Termal Sağlık ve Yaşam Vadisi olarak düşünülmesini istiyoruz. Bu vizyonun içinde: Termal turizm, fizik tedavi, rehabilitasyon ve geriatri merkezleri, sporcu sağlığı ve kamp alanları, gastronomi, kırsal turizm, karavan-kamp, bisiklet ve yürüyüş rotaları, yerel üretici pazarları yer almalıdır.

Bu yapı; Üniversite + Sağlık Sektörü + Sanayi + ERİAD/Yatırımcılar + Yerel Yönetimler iş birliğiyle büyütülmelidir.

SONUÇ OLARAK;

10 Ekim 2026 tarihi Kızılinler ve Tepebaşı için kader günüdür. 20 yıldır bürokrasinin tozu altında bekleyen bu dev projenin, ERİAD gibi yerel bir güç birliğiyle hayata geçirilme fırsatı son dakikadaki hantallıklara kurban edilmemelidir. 20 yıldır bekleyen yatırım daha fazla bekletilmemelidir. ERİAD ve yerel yatırımcılarımızın önü açılmalıdır.

Eskişehir’in yatırımcısı varsa, ERİAD gibi güçlü bir iş insanları iradesi varsa, kaynağımız ve yetişmiş insan gücümüz varsa; bu projeyi engelleyen değil, önünü açan bir idare anlayışı şarttır.“