ESKİŞEHİR HABER

Mehmet Kepez: "İkide bir çıkıp CHP Türkiye'nin 1. partisi diyorsunuz; ya nerede 1. partisiniz?"

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Kepez, Odunpazarı Belediyesi faaliyet raporunda harcamaların büyük kısmının personel ve hizmetlere gittiğini belirtti.

Abone Ol

Odunpazarı Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Kepez şu ifadeleri kullandı;

"Faaliyet raporunda görebildiğim ve kendilerinin de yazdığı, en çok harcama yapılan müdürlüklerin birincisi İnsan Kaynakları ve Personel Giderleri, ikincisi Temizlik İşleri Müdürlüğü, üçüncüsü ise Mali Hizmetler Müdürlüğü olarak gözüküyor. Bunları hesapladığımızda İnsan Kaynakları 431 milyon, Temizlik İşleri 413 milyon, Mali Hizmetler ise 360 milyon TL civarındadır. Buna ilaveten Basın Yayın, Temsil Ağırlama Giderleri, Özel Kalem Müdürlüğü, İlan Reklam Giderleri ile gazetelere verilen ilanları da dikkate aldığımızda, yatırım için çok bir şey kalmadığını gördük.

Biz burada grup olarak itirazlarımızı yaparken veya faaliyetlerinizi eleştirirken bu durum sizin işinize gelmeyebilir. Sizinle aynı pencereden bakmak veya aynı şeyleri söylemek zorunda değiliz. Sizin beğendiğiniz işleri biz beğenmeyebiliriz. Biz gördüğümüz eksiklikleri söylüyoruz. Bunu söylerken belediye hiçbir şey yapmamış demiyoruz. Tabii ki yerel anlamda iktidarsınız ve 12. ya da 13. yıla girmişsiniz; mutlaka bir şeyler yapılacak. Gördüğümüz iyi şeyleri her zaman takdir etmişizdir ama siz genel anlamda ülkede yapılan iyi şeyleri göremediğiniz ve takdir etmediğiniz için, artık bizim de takdir etmek gibi bir zevkimiz kalmadı. Sayenizde bunu unutmaya başladık.

Kültür ve sosyal faaliyetlerin ağırlıklı olduğu festivallerin ve konserlerin yoğun bir şekilde devam ettiğini görüyoruz. Sosyal faaliyetlerin ve icraatların yoğun olduğu bir dönem yaşanıyor ancak yatırıma yönelik özellikle Fen İşleri Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü'nün bu anlamda çok başarılı olmadığını görüyoruz. Harcamalardan bu durum net bir şekilde ortaya çıkıyor. Fen İşleri Müdürlüğü'nün bir yıl içerisinde yapmış olduğu 5 tane ihale ve 5 proje bulunmaktadır. Bunlar 100. Yıl Kültür Merkezi Alçak Gerilim Elektrik Revizyon İşi, 100. Yıl Kültür Merkezi Açık Pazar Yerinin Kapatılması, Asfalt Kaplama, Bisiklet Yolu, Tretuvar ve Boyama İşi, Aşınma Asfaltı ve Alzheimer Merkezi İkmal İnşaatı projeleridir. Bunun dışında bütçede yekun teşkil edecek veya yatırım oranını artıracak bir faaliyet göremedik. Yatırımlara daha fazla önem ve ehemmiyet verilmesini istiyoruz. Belediye meclis üyesi arkadaşlarınız belediyenin tek işinin yol veya park yapmak olmadığını, konser ve festival düzenleyip gençleri eğlendirmek gerektiğini söylüyorlar. Tamam, bunları da yapın ama çok fazla yapıyorsunuz. Kültürel ve sosyal politikalara verdiğiniz önemin yarısından biraz fazlasını yatırımlara da ayırırsanız Odunpazarı'na daha iyi hizmet etmiş olursunuz.

Bir başka konu ise faaliyet raporundaki Basın Yayın Müdürlüğü sayfasında yer alan en çok şikayet alan müdürlüklerdir. Baktığımızda birinci sırada Temizlik İşleri, ikinci sırada ise Fen İşleri gelmektedir. Odunpazarı'nda temizlik işlerinde bu kadar fazla şikayetin olması, burada bir eksikliğin olduğunu ortaya koymaktadır. Bunu söylediğimizde temizlikte çalışan arkadaşların emeğinden bahsediyorsunuz. Bizim belediye çalışanlarıyla, memurlarla, işçilerle veya taşeron işçilerle bir sorunumuz yok. Hepsi saygıdeğer işler yapıyorlar. Temizlik işlerinde çalışan arkadaşlar bence herkesten daha fazla saygıya değer bir iş yapıyorlar çünkü halkın temizliğiyle ilgileniyorlar. Biz temizlikteki şikayetlerin neden bu kadar fazla olduğunu gündeme getiriyoruz. Bu durumu en aza indirmek için idare ve yönetim olarak gerekli tedbirleri almalısınız.

Fen İşleri Müdürlüğü niye ikinci sırada şikayet alıyor? Yani millet hep kaçak yapı yaptı da siz mi yıktınız? Onun için mi şikayet alıyor? Yok, ben onu tahmin etmiyorum. Şikayetin yoğun olmasının; yolların bozuk olması, kaldırımların bozuk olması, tretuvarların bozuk olması, bazı kenar mahallelerde hiç yolun olmaması veya kaldırımın olmaması gibi durumlardır. Bunlardan dolayı şikayet vardır.

Veya işte altyapıda yağmur yağdığında adam gölün içinde kalmıştır sokakta, onu da size yazar siz de onu Büyükşehir’e bildirirsiniz. Bu şekilde muhtemelen şikayetler bu anlamdadır. Bunları söyleyince niye rahatsız oluyor belediye yönetimi bunu anlamıyoruz. Ya bir eksikliğinizi gördüysek işte bunu gidermenin yollarını bulmanız gerekir.

Yoksa bizim belediyede çalışan yaklaşık 2000 işçi ve memurla herhangi bir sıkıntımız yok. Ben grubum adına bu arkadaşların hepsine teşekkür ediyorum, yapmış oldukları işlerden dolayı. Bizim burada yapmış olduğumuz eleştiriler o insanlar için değil. Ben sokaktaki temizlik işi yapan arkadaşımı eleştirmiyorum veyahut Fen İşlerinde bu iş yapılmadıysa ben onu değil. Biz yönetimi, bizim muhatabımız buradaki yönetimdir. Biz yönetimi eleştiriyoruz. Yönetimin yaptığı bu planlı veya plansız işlerin niye bu şekilde aksadığını onları dile getiriyoruz ve bunları yapmak için de en aza indirmek şikayeti o sizin göreviniz. Bu bizim eleştirilerimizi dikkate alırsanız sizin için daha faydalı olur diye düşünüyorum.

Şimdi hukuk işleri ile ilgili ben de bu arada Avukatlar Günü, tüm avukatlarımızın gününü kutluyorum tabii ki. İşini düzgün ve sağlam bir şekilde, disipline uyarak, kendi yönetmeliklerine, çalışma ortamına uyarak yapan tüm avukatlar herhalde bir sıkıntı içinde değildir. Ama yanlış birtakım mecralara sürüklenmişse, hakkında davalar açılmışsa, tutuklanmışsa o da bir hukukçu olarak diğer insanlar nasıl yargılanıyorsa mahkemede yargılanacaktır. Aklanırsa aliyyülâlâ, ama ceza alacaksa da 'Efendim bu avukat, avukata böyle bir şey yapılmaz.' diye bir şey mi var? O zaman her sınıf kendini öne çıkarsın. Muhasebeciler de desin ki 'Bizi kimse eleştirmesin.' İşte ben de diyeyim ki 'Biz ilahiyatçıyız, bize hiç kimse laf atmasın.' Böyle bir şey olmaz. Onun için herkes kendi işini yapacak.

Hukuk İşleri Müdürlüğünün davaları ile ilgili arkadaşlar söyledi. Yani burada birtakım davalar varsa, tabii ki belediye ve diğer kurumlarda olduğu gibi mahkemeler açılabilir, davalar devam edebilir. Burada sonuç olarak ben faaliyet raporunda 535 davanın olduğu ama ne kadar davanın kaybedildiği, kaç tane davanın kazanıldığı yönünde bir sonuç göremediğimiz için bunu söylüyoruz. İkinci olarak; yani Sayıştay denetimlerinde de veya belediye içi denetim komisyonunda da gördüğümüz şekliyle Hukuk İşleri Müdürlüğünün giderleri bir hayli fazla. Yani tazminatlar ödemek, faiz ödemek, atıyorum örnek veriyorum: İşte emekli olmuş vatandaş, buradan bir işçi, emekli tazminatını ya alamamış hepsini veya taksitle ödenirken arada bir niza meydana gelmiş, dava açılmış. 200.000 lira örnek veriyorum, rakamlar göreceli. Yani 200.000 lira alacağı varsa personelin; mahkeme masrafları, vekalet ücretleri, o zamana kadar devam eden faizlerle birlikte 200.000 lira olmuş 500.000 lira. Yani burada belediye 300.000 lira zarar etmiş. İşte kamulaştırmasız el atmalar da aynı şekilde. Biz bunu söylüyoruz. Yani bu duruma düşmeden belediyenin daha fazla faiz ve vekalet ücretlerine muhatap olmaması için bu işi daha baştan sıkı tutup personelle anlaşılabilir, kamulaştırmasız el atma yapılmışsa oradaki vatandaşlarla anlaşılabilir. Yani bunu daha aza indirmek mümkündür diye düşünüyoruz ve bu şekilde de itirazlarımızı yapıyoruz.

Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına konuşan Uğur arkadaşımız dedi ki 'CHP'li belediyeleri düşmanınız olarak görüyorsunuz.' Ben bu cümleyi çok yakışıklı bulmuyorum, hiç bulmuyorum yani. Böyle bir şey olamaz. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde var olan her belediye; AK Partili, MHP'li, CHP'li, DEM'li vesaire hangi partiden olursa olsun kanun ve yönetmelikler önünde eşittir. Hiç kimse birbirinin düşmanı değildir. Ha, siz kendi kendinizin düşmanısınız zaten, onu söylemeye gerek yok. Bu milletin gözü önünde cereyan eden olaylardır. Şimdi bunları söyleyince işte faaliyet raporunun dışına çıkılıyor; siz söylerken çıkmıyorsunuz da biz söylerken mi çıkmış oluyoruz? Şu anda Türkiye'de Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin içine düştüğü durumu herkes biliyor, siz de biliyorsunuz. Tabii ki işinize gelmiyor, bunu AK Parti organize ediyor, bu siyasal bir operasyon diye işin içinden çıkmaya çalışıyorsun. Böyle bir şey yok. Biz hiçbir belediyeyi düşman olarak görmüyoruz ama siz eğer öyle bakıyorsanız o zaman siz bizi düşman olarak görüyorsunuz demektir. Bu yanlış bir bakış açısı ve bunu kesinlikle kabul etmiyoruz, geri iade ediyorum.

Odunpazarı Belediyesinin güzel işler yapmasını tabii ki biz arzu ederiz. Yani Odunpazarı Belediyesinin içinde huzurlu, barış içerisinde işlerin yürütülmesinden biz niye rahatsız olalım? Şimdi Sayın Grup Başkan Vekili ikide bir diyor ki "Biz memnuniyet anketini 31 Mart'ta aldık vatandaştan." Güzel, aldınız, tebrik ediyoruz. E biz de genel seçimde aldıydık, niye onu kabul etmiyorsunuz? 2 ay sonra çıkıyorsunuz; erken seçim, erken seçim. Allah Allah! O zaman biz de çıkalım, diyelim ki bak belediyeleriniz çok kötü duruma düştü, erken seçime gidelim. Yani bu bakış açısı, bak bu bakış açısı, bu bakış açısı çok yanlış bir şey.

Şimdi bu yanlış bir bakış açısı kardeşim. Bunun yasası var, yönetmeliği var. Seçimlerin ne zaman ne şekilde yapılacağı hepsi yasada belirlenmiş. Öyle sizin keyfinize göre sokağa çıkıp 15.000.000 imza topladık, hadi seçime gidelim. Allah Allah! Nedir bu ya? Böyle bir şey olabilir mi? Allah Allah, hayret bir şey. Yani işi ciddiyetten magazinleştirmeye götürmeyin lütfen. Tamam, önümüzde sandık gelecek. 2027'de 2028'de neyse, 2028'de genel seçim, 2029'da yerel seçim.

Ya vatandaş sizi tercih ediyor da biz vatandaşa niye bunları tercih ettiniz demiyoruz. Ama siz diyorsunuz ki biz yerel seçimlerde Türkiye'nin 1. partisi olduk, seçim yapılsın. Sizin keyfinize göre iş yok. Kanun, yönetmelik neyse o şekilde olacak. Onun için yani ikide bir çıkıp biz Türkiye'nin 1. partisi; ya nerede 1. partisiniz? Allah Allah! Gördük nerede belediyeleri Türkiye genelinde nasıl aldığınızı. Kaç tane masanın ayağıyla koltuğuyla birlikte beraber gelip aldığınızı herkes biliyor. Tek başınıza çıksaydınız herhâlde bu işler böyle olmayacaktı. Ha oldu da şimdi bir arkadaşımız da dedi ki, CHP grubunda konuşan bir arkadaşımız da şöyle dedi: "Belediyelerde yaptığımız icraatlar ülkeyi ne kadar güzel yöneteceğimizin bir garantisidir." Allah Allah! Çok memnun oldum. Böyle bir şey olamaz ya. İstanbul'u batırdınız, Antalya'yı batırdınız, Ankara gitmek üzere, Bursa gitti, falan gitti, filan gitti.

Yani bunları söylerken yani çok keyif aldığımızdan değil; belediyelerin ne hâle düşürdüğünü, oradaki insanların nasıl mağdur ettiğinizi, kendi adamlarınız tarafından ifşa edildiği, itiraf edildiğini söylüyoruz. Siz kalkıyorsunuz diyorsunuz ki bunu AK Parti ayarladı, bunlar hep Tayyip Bey'in adamı. Vallahi Tayyip Bey'e helal olsun, CHP'yi de içeriden böyle idare ediyorsa takdir etmek lazım."