Memur-Sen Konfederasyonu, Azerbaycan'da başörtülü kız öğrencilerin okullarda derslere alınmamasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. "Kardeşlik, sessiz kalmamaktır" başlığıyla yayımlanan açıklamada, öğrencilerin eğitim hakkının korunması ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınması istendi. Hiçbir çocuğun eğitimi ile inancı arasında seçim yapmak zorunda bırakılmaması gerektiği belirtildi.

Memur-Sen Konfederasyonu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihi ve kültürel bağlara dikkat çekerek, "Azerbaycan bizim için yalnızca dost bir ülke değil, ortak tarihimizin, hafızamızın ve gönül bağlarımızın adıdır. Gerçek kardeşlik, sevinci ve acıyı paylaşmanın yanı sıra, birbirimizin iyiliği için gerektiğinde hakikati samimiyetle dile getirmeyi de gerektirir." ifadelerini kullandı.

Açıklamada, Azerbaycan'daki başörtülü öğrencilerin durumunun kaygı verici olduğu belirtilerek, "Öğrencilerin eğitim hakları güvence altına alınmalıdır. Hiçbir çocuk, eğitim hakkı ile inancını yaşama özgürlüğü arasında tercih yapmaya zorlanmamalıdır." denildi.

Türkiye'de geçmişte yaşanan başörtüsü yasaklarına da değinilen açıklamada, bu uygulamaların toplumda derin yaralar açtığı ifade edildi. İnançların baskı altına alınmasının toplumsal huzura ve adalete hizmet etmeyeceği vurgulandı.

Memur-Sen Konfederasyonu, "İnanç ve vicdan özgürlüğünü, insan onurunun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Devletin görevi, vatandaşlarını inançları nedeniyle ayrıştırmak değil, herkesin hak ve özgürlüklerini korumaktır." açıklamasında bulundu.

Karabağ Zaferi'ne de yer verilen açıklamada, Azerbaycan'ın geleceğinin gençlere sunulan eğitim imkânlarıyla daha da güçleneceğine inanıldığı belirtildi. "İki devlet, bir millet" sözünün ortak geçmişin yanı sıra karşılıklı sorumluluğu da ifade ettiği kaydedildi.

Azerbaycan'ın egemenliğine ve kendi hukuk düzeni içerisinde çözüm üretme iradesine saygı duyulduğu belirtilerek, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkını engelleyen uygulamalara son verilmesi istendi.

Memur-Sen Konfederasyonu, "Kardeşlik, yanlışlar karşısında susmak değil, kardeşinin iyiliği için söz söyleyebilmektir. Talebimiz ayrıcalık değil adalet, imtiyaz değil temel hak ve özgürlüklerin korunmasıdır." ifadelerine yer verdi.

Açıklamanın sonunda Azerbaycan halkına, öğrencilere ve ailelerine sevgi ve kardeşlik duyguları iletilerek, konunun sağduyu, diyalog ve karşılıklı saygı çerçevesinde çözüme kavuşması temennisinde bulunuldu.