Mart ayı meclis toplantısında konuşan Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler şu ifadeleri kullandı:
"Dünyadaki son gelişmeleri hep beraber izliyoruz. Ekonomik gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bakıldığı zaman, en son biliyorsunuz politika faizinin yine 37’de kaldığıyla alakalı genel bir yorum var. Nitekim kaldı ama bazı beklentiler artık 37’nin çok reel değil, bunun tekrardan yükselmesi gerektiğiyle alakalı ekonomistlerin genel bir bakış açısı var. Yani bu şunu ortaya koyuyor ki yani küresel durumdaki bilhassa başta enerji maliyetleri olmak kaydıyla işte petrokimya ürünlerine kadar, navlun maliyetlerine kadar, bilhassa değerli madenlerdeki hem Londra Metal Borsasındaki değer artışının dışında prim fiyatlarının da çok arttığını görüyoruz son günlerde. Bunlarla başa çıkmak çok kolay değil.
Zaten yerel aktörler, üretim yapan aktörler kazanç noktasında zaten baskı altındayız şu an itibarıyla ama bu ekstra, bu son körfezde oluşan olağanüstü durum ister istemez işletmelerimizi daha da olumsuz bir tabloyla karşı karşıya getiriyor. Tabii bunu kaygıyla takip ediyoruz ama çözüm noktasında ne yapabiliriz, ona bakıyoruz. Şimdi yani ÖTV’den işte akaryakıt üzerindeki ÖTV’yi atıyorum kaldırabilirsiniz ama mesele psikolojik olarak da şu anda piyasada oluşan bazı tablolar var. Bunun önüne geçemiyorsunuz yani beklenti zorlaşır hale geliyor.
Mesela benim şahsi fikrim 2026 yılında yani bu körfezdeki bu planlama atıyorum 1 ay sonra savaşın bittiğini düşünsek bile ama 2026 yılında bu şoku atlatamayacağız. Bunu çok net söylüyorum. Zaten şu anda enflasyonla mücadele noktasındaki ortadaki tabloyu görüyorsunuz; bütün konulan hedeflerin artık hiçbir hükmü kalmamıştır, yeni hedef koyma zorunluluklarımız vardır. Burada bizi mesela bilhassa tüccarımızı en çok rahatsız eden bu sıkı para politikası devam ediyor. Yani en azından enflasyon noktasında da sıkı para politikasındaki bu ayarı biraz daha açmak gereği var gibi geliyor.
Tam bir taraftan tasarruf etmek zorundasınız ama bittik, tükendik. Yani şimdi ben hangi tüccarla, hangi sanayiciyle bir araya gelsem hep matematik olarak ortaya çıkan tablo maalesef, veri olarak konuşuyorum bunu özellikle, herkesi bir nebze yaptığı işten soğutur hale gelmiş. O yüzden ben bakıyorum kapanan işletme sayımız artacak, çok net belli. Yani hep söylüyorum ben çalışırken batma dönemi; gerçekten yuvalarımız çalışırken batma dönemine girmiştir şu an itibarıyla. Bilmiyorum yani şu anda finans maliyetlerinin hangi aşamada olduğunu biliyor musunuz; yani şu anda kamu bankaları bile spot kredilerde 48-50 rakamlarını telaffuz eder hale gelmiş. Bazıları 55 telaffuz ediyor.
Yani şu an hangi tüccarımız, hangi esnafımız şu anda yani 50 ile borçlandığını düşünseniz bile ki aylık bu kârları nasıl yakalar, yani aylık 4.2, 4.3 gibi maliyetlerle kim kredi kullanabilir, hangi işletme para kazanabilir ve sürdürülebilirliğini sağlayabilir? O yüzden 2025 yılında birçok işletmemiz finans maliyetine çalıştı, 2026 yılında bence dönemsel itibarıyla tabii bu körfezdeki olayların da katkısı çok büyük ama daha zorlu geçeceğini düşünüyorum açıkçası. Yani bu dönem bence işte ev alma, araba alma vesaire artık bitmiştir. Bakıyorum ki vatandaş artık böyle bir olağanüstü durumda dünyadaki gelişmelere göre artık altına, garantiye, dövize yanaşır hale gelmiş, bu da bizim için büyük bir tehlike.
O yüzden bilmiyorum takip ediyor musunuz; yani hazinede son dönemde 50 milyar dolar civarında para çıkışı oldu. Bunun bir nedeni var, yani bu para nereye gitti, ona bakmak lazım. Yani ben hep onu söylüyorum; şu anda üretim tarafımız pandemi dönemine eşit noktaya gelmiştir. Böyle bir gerçek var, çok tehlikeli yalnız. Yani o yüzden herkesin daha çok dikkat etmesi gerektiğini söylüyorum, herkesin biraz daha hassas davranması gerektiğini... Tabii bu dokunun da eski hale gelir demek mümkün değil. Ben kendi işletmelerimde önümüzdeki 4 aylık ham madde siparişi vermişim. Yani bu mal geldiği zaman bunu satma zorunluluğunuz var baktığınız zaman. Satamazsanız taahhütlerinizi yerine getiremezsiniz, satamazsanız borçlarınızı ödeyemezsiniz; tüm işletmelerin de buna benzer dengeleri var. İşte kimi malla yakalanıyor, kimi parayla yakalanıyor ama en değerli şey şu anda nakit para. O yüzden keşke hepimiz şu an itibarıyla kendi işletmelerimizi nakit döndürecek noktada olsak ama hassas bir noktadan geçiyoruz. O yüzden başta KOBİ’lerimizin çok daha dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum bu anlamda.
İnşallah bu savaş ortamı bir an önce son bulur çünkü ekonomide biraz öngörü önemli. İş insanları olarak biraz öngörümüzü ona göre planlamamız gerekiyor, ona göre kurgumuzu ortaya koymamız gerekiyor. İnşallah bir an önce savaş biter, savaş bittikten sonra da inşallah planlarımızı daha doğru yaparız diye düşünüyorum."





