ESKİŞEHİR HABER

Muhammed Ali Köse: "Yazılan cezalar adil değil"

Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Başkanı Muhammed Ali Köse, trafik yoğunluğu, trafik cezaları ve NATO Zirvesi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Abone Ol

Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Başkanı Muhammed Ali Köse şu ifadeleri kullandı:

"Şehrimizde bir trafik sorunu var. Bu klişe cümleyi çok sık duyuyoruz. Evet, abartıldığı kadar olmamakla beraber ciddi bir trafik sorunu var. Yani şehrimizin nüfusu ve yüz ölçümüyle orantılandığında olmaması gereken bir trafik yoğunluğu yaşanıyor. Günün belli saatlerinde 1 dakikalık mesafe, 15-20 dakika içinde zor alınıyor. Çözüm bize göre mümkün ama icra makamı için pek mümkün değil ki bu sorun bir türlü çözülemiyor. Bu konuyu eleştiriyoruz, çözüm önerilerimizi sunuyoruz.

Ama ben daha farklı bir trafik sorunundan bahsetmek istiyorum. Aslında araç sahibi olanların bir araya geldiklerinde dile getirdikleri, uzun yola çıkanların dönüşte "Acaba?" diye e-Devlet sistemine baktıkları, birden fazla aracı olan, bilhassa işletmelerin "Yahu yine mi?" dedikleri bir sorun. Son zamanlarda çok sık dile getiriliyor ama günün belli saatlerinde yaşanan trafik yoğunluğu kadar gündem olmuyor bu sorun. Tahmin ettiğiniz gibi trafik cezalarından bahsediyorum. Konunun muhatapları, "Artık suyunu çıkardılar." diye yakınıyor. İlginç yerlerde ilginç cezalar yazılıyor gibi konuşmalar yapılıyor. Artık uzun yola çıkanlar, akaryakıt ve yıpranma gibi maliyetlerin yanında bir de ceza maliyeti eklemek zorunda kalıyorlar.

Cezalar çok yazılıyor, artık yazılmasın demiyorum. Elbette kurallara uyulmaması hâlinde ceza yazılacaktır ve kurala uymayan bunun sonuçlarına katlanacaktır. Bundan zerre taviz verilmemelidir. Ancak kurallar, hayatın gerçeklerine uygun bir şekilde, şehrin menfaatlerine göre konulmalıdır. Çok yüksek otopark bedellerinin olduğu bir şehirde vatandaşlara park cezası yazılması doğru değildir. Bu ve benzer sorunlar çözülmeden yazılan cezalar adil değildir.

Son olarak, 7-8 Temmuz'da iki günlük NATO Zirvesi gerçekleştirilecek, malum. NATO'nun tarihine baktığımızda karşımıza yalnızca bir savunma örgütü çıkmıyor. Bosna'da, Srebrenitsa'da yaşananlar hâlâ hafızalardadır. Irak'ın işgali sürecinde yaşanan katliamlar unutulmamıştır. Afganistan'da 20 yıl süren askerî operasyonlardan geriye büyük bir yıkım kalmıştır. Libya bugün hâlâ parçalanmış bir yapı içerisindedir. Suriye'de milyonlarca insan evinden, yurdundan edilmiştir. Gazze'de yaşanan insanlık dramı devam etmektedir.

NATO; sözde insan haklarını, sözde güvenliği ve sözde uluslararası hukuku savunmaktadır. Gerçekte ise NATO üyesi ülkelerin önemli bir bölümü, Gazze'de katliam devam ederken İsrail'e siyasi ve askerî destek sağlamıştır. Bu yüzden NATO'yu yalnızca bir güvenlik örgütü olarak tanımlamak mümkün değildir. NATO aynı zamanda küresel sömürü sisteminin kolluk gücüdür. Bu yüzden NATO'ya hayır diyoruz."