İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu şu ifadeleri kullandı;

"Birtakım yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğuna dair tartışmalar uzunca bir zamandır devam ediyor ve bu tartışmaların merkezine de odağına da İmralı'daki cani başı Abdullah Öcalan'ın dahil edildiğine şahitlik ediyoruz. Şimdi bir yasal düzenlemeye ihtiyaç varmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili İmralı ulaklarından Pervin Buldan düzenlenmesi ihtiyacı olan yasaların taslak halinde Abdullah Öcalan'a götürülmesi gerektiğini ve onun onayının alınmasının gerekliliğini işaret etmiş.

Bu son derece absürt bir durumdur ve kabul edilebilecek de bir şey değildir. Bir terör hükümlüsüne şayet yasa taslağı onaylatma ihtiyacı şayet hissediyorsanız ve bunu aleni bir biçimde telaffuz edebiliyorsanız Türkiye'de sistem çökmüştür demektir.

Düşünebiliyor musunuz? Bir taslak hazırlanacak. Taslaklar nerede hazırlanıyor? Taslağın hazırlandığı yer neresi? Eğer Türkiye Büyük Millet Meclisinde hazırlanacaksa bu, onay makamı Abdullah Öcalan'mış gibi gösterilmesi nasıl demokrasiye kayyum atandıysa Türkiye Büyük Millet Meclisine de İmralı'daki cani başının kayyum atanması anlamına gelir.

Bu edepsizliğin, demokrasi yoksunluğunun ve haysiyetsizliğin haysiyetsizliğin bir göstergesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisine sanki İmralı'daki caniyi kayyum atamaya kalkışmaları halinin kabul edilebilir bir yanı yoktur. Bunu yapanlar kendilerini gözden geçirsinler. Bakın, geçmişte buna benzer uyarılar aldılar, uyarılardan hiçbir ders çıkarmadılar. Bu uyarıların sonucunda ders çıkarmayanların akıbetlerinin ne olduğunu millet gördü.

Ben bu girişimin siyasi partilere, belediyelere kayyum atanan bu süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisine kayyum atama girişimi olarak değerlendiriyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi bir cani başının vesayeti altına sokulacak bir kurum değildir. Akıllarını başlarına almalarını tavsiye ediyorum. Ayrıca bu talepleri gündeme getirecek kişi de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili olamaz.

Dolayısıyla onun konumunun ve statüsünün de gözden geçirilmesi gerekmektedir. Bir meclis başkan vekili meclisi vesayet altına alabilecek kelamı sarf etmemeli. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi kendi şerefini, haysiyetini, onurunu her şartta ve zeminde koruyabilmeye muvaffak olabilecek yüce bir kurumdur, onu da kimse unutmasın."