Eskişehir Toplum Sanat Derneği Başkanı Nihal Bağcı şu ifadeleri kullandı;

“İnsanlık çok önemli bilimsel, tarihsel ve toplumsal gelişmeleri gerçekleştirmiş, hemen her alanda doğruların egemenliği için yoğun mücadeleler vermiştir. Bunun için acı çekmiş, kan ve gözyaşı dökmüştür. Dünya tarihinde bilinen birçok önemli mücadeleyi veren kadınlar, ilk kazanımlarını 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda 8 Mart’ın “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” adıyla tescil edilmesiyle sağlamışlardır.

Bugün 8 Mart. Bu bir kutlama günü değil, bir anma, bir mücadele ve bir dayanışma günüdür.
8 Mart, emeği görünmeyen, sesi bastırılan, hakkı ertelenen ama yaşamı omuzlarında taşıyan milyonlarca kadının tarihidir. Fabrikalarda, tarlalarda, evlerde, ofislerde, atölyelerde, sokaklarda, hayatın her alanında üreten, direnen ve değiştiren kadınların günüdür.

Dünya genelinde kadın hakları alanında son yıllarda olumlu gelişmeler sağlansa bile kadınlar açısından maalesef birçok sorun hâlâ çözülebilmiş değildir.

• Dünyadaki en yoksul insanların büyük çoğunluğu (%70’i) hâlâ kadındır.
• Dünyadaki eğitim almamış insanların büyük çoğunluğu (üçte ikisi) yine kadınlardır.
• Kadınlar bugün ülkemizde de erkeklere göre %25 - %50 oranında daha az ücretle çalıştırılmaktadır.

Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte, “kadınların eşit haklara sahip olması gerektiği” gibi aydınlık bir düşünceyle dünyanın birçok ülkesinden önce kadınlara sosyal ve siyasal (seçme ve seçilme gibi) haklar verilmiştir. Ancak bu haklar çoğunlukla yasal düzeyde kalmış ve sosyal alanda aynı hızla ilerleme sağlanamamıştır. Ülkemiz; kadınların okuma yazma oranı, eğitim düzeyi, çalışma yaşamına ve siyasi yaşama aktif katılımı ve kadın sağlığı konusundaki göstergeler açısından değerlendirildiğinde, gösterilen tüm çabalara ve ilerlemelere rağmen hâlâ olması gerekenden çok uzaktadır.

Bugün yetkililer tarafından kadınların çalışma hayatında yer almasını destekleyecek politikalar uygulanması yerine, işvereni kadın çalışanlar konusunda zora sokacak kararlar alınmaktadır. “Biz kadınların evine katkı sağlamasına, para kazanmasına karşı değiliz.” söylemleri alkış toplamaktadır. Kadınlar için kadın kurultayları yapılmakta, ancak kurultaylarda en ön koltuklara erkekler oturmakta, kadınlar ise arka sıralarda yer almaktadır.

Biz kadınlar, 8 Mart’ın özünü, emekçi kadınların mücadele geleneğini ve azmini unutmadan, kadınlık duyarlılığımızla; kadınların insan hakkı için, toplumumuzda eşit yurttaşlar olarak yer alacağı günler için, savaş değil barış için, dört gün önce toprağa verilen Fatma Nur’ların katledilmemesi için demokratik taleplerimizi dile getireceğimiz bir mücadele alanı olarak değerlendiriyoruz.

Akatlı ilk kadın şair Enheduanna şöyle diyor:

“Nesneleşen bedenimle soruyorum sana İnanna
Ben şimdi neyim ki
Ben Enheduanna. Vardım. Buradaydım.”

Evet, biz kadınlar buradayız. Her zaman tüm güzelliklerin, bereketin, yeniliğin, umudun ve güneşin olduğu yerdeyiz. Direnişin, mücadelenin, dayanışmanın ve gerektiğinde kavganın olduğu her yerde varız ve buradayız.

Eskişehir Toplum ve Sanat Derneği (ETOS) olarak bizler bugün emeğin, dayanışmanın ve umudun yanında duruyoruz. Kadınların hak, özgürlük ve yaşam mücadelesinin her zaman destekçisi olacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.

Kadınların emeği görünür olana kadar
Kadınların sesi özgür olana kadar
Kadınlar korkusuzca yaşayabilene kadar mücadelemiz sürecektir.

Şiddetsiz ve sömürüsüz bir dünya ve ülke için mücadele edenleri selamlıyoruz.
Kadınların uluslararası birlik, dayanışma ve mücadelesini selamlıyoruz.

Emeğiyle, cesaretiyle ve umuduyla dünyayı değiştiren tüm kadınları saygıyla selamlıyoruz.

“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” kutlu olsun.
Yaşasın 8 Mart’ı yaratanlar.“