ESKİŞEHİR HABER

Önder İşleyen’den Eskişehir’de dikkat çeken açıklamalar: “Türkiye büyük bir krizin eşiğinde”

Önder İşleyen, Eskişehir’de yaptığı konuşmada Türkiye’nin içinde bulunduğu süreci, laiklik tartışmalarını ve muhalefetin ortak mücadelesini değerlendirdi.

Abone Ol

Eskişehir'de konuşan SOL Parti Sözcüsü Önder İşleyen şu ifadeleri kullandı;

“Türkiye'nin değişik yerlerinde gerçekleştirdiğimiz "Türkiye'nin Çıkış Yolu" ve "Birleşik Mücadele" üzerine etkinliğimizi yapıyoruz. Türkiye'nin önünde çok zorlu bir süreç var. Türkiye'de mevcut iktidarın Türkiye'yi ekonomik, sosyal ve siyasi olarak getirdiği nokta, bütün bir toplumun karşısında oluşturduğu dinci ve faşist ablukaya karşı yaklaşık 2 haftadır Türkiye'nin geleceği açısından, gidişatın en öncelikle nasıl değişeceğini, Türkiye'deki değişik muhalefet güçlerinin yan yana nasıl bir mücadeleyi yükseltebileceğini tartışmaya çalıştığımız bu toplantımızda aslında Türkiye'deki muhalefet güçlerinin ortak birleşik mücadelesinin imkanlarını ve olanaklarını birlikte tartışmayı umuyoruz.

Türkiye'nin en önemli meselesi, Türkiye'deki mevcut iktidar Türkiye'yi çok büyük bir krizin eşiğine getirdi. Ortadoğu'da son yaşananlara bakarsak da Türkiye'yi nasıl tehlikelerin beklediğini görmekteyiz. Bu iktidar, Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde Amerika tarafından ülke büyük bir şekilde Ortadoğu'nun içerisine doğru itilmiş ve şimdi de bütün o kaosun içerisinde yaşamaya, Türkiye oraya doğru sürüklenmeye devam edecek.

Bakın sadece son günlerde laikliği savunduğumuz için akademisyenlerin, sanatçıların, bilim insanlarının uğradığı hakaretler, soruşturmalar, ifadeye çağırmalar; bütün bunlara baktığımızda gördüğümüz şey aslında şudur: Türkiye'de büyük bir yoksulluk yaratanlar, bunu din örtüsüyle örterek Türkiye toplumunu kendi inançlarının arkasına saklanarak kendi dar egemenliklerini sürdürmeye çalışıyorlar. Bu yüzden Türkiye'nin önündeki temel mesele, az önce söylediğim gibi Ortadoğu'da yaşanan krizle birlikte Türkiye'nin Büyük Ortadoğu bataklığından ve onun arkasındaki Amerika ve taşeronu siyasetten kurtulmasının en önemli mesele olduğunu düşünüyorum.

Okullarda ramazan ayı etkinlikleri var. Bu konu üzerinden daha dikkat çekilmesi gereken şey, bir okulda Selefi marşının okunmasıdır. Bununla ilgili Milli Eğitim Bakanı böyle "arada da böyle kaçtı" gibi bir şey açıkladı. Öyle bir şey yok. Bu zihniyet Türkiye'de laikliğe karşı bu çocukları, 5-6 yaşındaki, 8-9 yaşındaki çocukları bir çizelge haline getirmiş durumda. Tüm bunlar aslında Türkiye'nin nereye doğru gittiğinin bir göstergesidir. İnsanların inançları, ibadetlerini yapması bir özgürlük meselesidir. İnsanlara ait, bireylere ait bir meseledir. Bunun böyle yukarıdan dayatılıyor olması büyük bir yanlışlıktır.

Ama Türkiye'nin nasıl yönetildiğinin ve ne tür bir anlayışla yönetildiğinin bir göstergesidir. Şöyle kapatmasınlar üstünü; Türkiye'de bir okulda Selefi marşı okunması Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün bir tarihine karşı bir başkaldırı olarak görülebilir. Araya kaynatılacak bir şey olamaz. Dolayısıyla da ben Ramazan tartışmasını, insanların Ramazan sofrasında neyi eksik ettikleri üzerine, nasıl insanların sahurunda, iftarında, sofrasında ne olduğuna baksınlar, neyi sömürdüklerine baksınlar. Bu toplumu niyetleri üzerinden bölmeye çalışıp tartıştıkları dini alanların mezhepsel temelli bölünmesine karşı herkesin kendi inandığı şeyi özgürce yaşamasını savunuyoruz. O yüzden önümüzdeki dönem hepimiz özgürce yaşayacaksak bu tek adam rejiminden kurtulmalıyız.”